Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
281
 

Milliyet Blog ve Radikal Blog

Radikal Blog Rapor 3

 

Fiili başlangıç:

RB: Eylül 2012

MB: Nisan 2006

 

Yazar sayısı:

RB: 3.193

MB: 8.069

 

Yayınlanan yazı sayısı:

RB: 14.733

MB: 403.212

 

Silinen yazı oranı:

RB: 3.247 / 14.733

MB: ? (Yayındaki yazı sayısı görünmüyor.)

 

Kategori sayısı:

RB: > 30

MB: > 150

 

Karşılaştır ve karşıtlaştır:

 

RB yazarları daha genç yaş ortalamalı.

 

MB (eski / duayen) yazarları ortalaması, emeklilik yaşını epeyi geçmiş durumda.

 

Yazarların eğitim düzeyi ortalaması benzer (> 10 yıl).

 

MB, Türkiye’deki ilk bloglaşma dalgasını yakaladı.

 

Her 2 gazete de bloglaşma süresi yakınında yönetim değişimi yaşadı.

 

Diğer gazeteler bloglaşmayı beceremedi, ülke düzeyinde blogcuları cezbedemedi. (Blogcu, gereksiz bir yönde erken ticarileşti.)

 

MB, daha avam-popüler-bayağı konulara da açık.

 

RB, politik yazılara daha açıkken, bu lümpen-politik bilinçsizlik durumunu belgeledi. Marjinallik ve ayrallık, Kürt ve eşcinsellik sorununa indirgendi ve onlara tekellendi.

 

Her 2 blog da, sinema gibi en popüler bir konuda bile sınıfta kaldı. ‘Sinema Blogları’ gibi bir portallaşme, kimsenin / hiçbir editörün aklına gelmediği gibi, yazarların metin-eleştiri düzeyi de oralara yaklaşamadı.

 

Her 2 gazete de, bu durumda (hem genel blog alanında, hem de alt-blog / sinema alanında) ‘trendsetter’ değil, ‘trendtaker’ olmayı kabullenmiş olmakta. Bu da, her 2 gazetenin (şu andaki) sahibi dolar milyarderi için de, gönüllü üstlenilmiş sıfatlı bir olumsuzluk olmakta: ‘Trendtaker’lar, neo-liberal piyasada er veya geç iflas ederler.

 

Dolayısıyla internet gazeteciliği şu sıralar, ne köşe yazarlığı gibi  alaturka-Tanzimat kökenli bir geleneğimizi, ne de avangard-gelecekbilimsel bir atağımızı simgeleyememekte ve her zamanki ‘altı kaval üstü Şişhane’ kırmalığında kalmakta.

 

Son-nokta atışı:

 

Bu ülke kültürel açıdan bereketli topraklar içerir. Cumhuriyet dönemi yazarlarımız bunun en büyük kanıtıdır. Bu ülke, dünya çapında çok yazar yetiştirmiştir (ama bunlar ne Pamuk, ne de Kemal değildir; Aziz Nesin’dir, Sait Faik’tir). Artı, 3 darbeye ve 3 liberalizme karşın hala da yetiştirmektedir.

 

Ancak artık, (son olarak yetişen 1968 ve 1978 kuşağı gibi) kendini zekat keçisi olarak ölümüne feda eden aydınlara değil, ileri zekalı ve ileri bilgili yazarlara gereksinim vardır: Bilgi güçtür, bilgi iktidardır (hangisini alırsan). Blog da öyle.

 

RB ve MB, soyutlama zekası ve üniversite genel kültürü eksikli yazarlar ve adayları yetiştirmiştir(MB’dan 6 yılda 20 tane kitaplı yazar çıkmıştır), 10.000 küsur tane. Bunlar, öğrenilmiş çaresizlik yaratacak denli hazin bir durumu sergilemektedir. Bunun nedeni de, 3. Dünya nezdinde Pamuk gibi kötü yazarlara Batı tarafından verilen ödüllerdir, o nedenle onun gibiler, aday adayları için birkaç onyıldır  örnek / kıble olmakta. Sonuç ortada. İmza bir yazar.

 

Dipnot: Ülkemizde konuyla ilgili ve nötr-ironik bir yazar örneği olarak, 1946’dan beridir aynı şeyleri yazıp aynı şeyleri (hatta 50 yıl boyunca aynı gazetede) yayınlayıp, üsüne bir de bunu açıkça belirtip, bunu politik eleştiri malzemesi konusu olarak kullanan Çetin Altan örneği mevcuttur  ki o bunu ta o zamandan beridir demokrasi konusunda bir epsilon kadar bile yol alamamamıza bağlamaktadır. Altan’ın zeka konusundaki ölçütü ‘morgtaki kadar beyin çalışması’, bilgi için ölçütü ‘köşe yazılarında gerçek istatistik kulanmak’tır (60 yıl önce bunu kendi uygulardı ama yeni yazılarında artık uygulamıyor).

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çarpıcı mukayeseler var. Önümüzdeki bültene bu yazı namzet.

Muzaffer Cellek 
 21.02.2013 16:16
Cevap :
2 gazetenin de bu metinden çıkarabileceği ve işlerine yarayabilecek bilgiler var ama bunu yapacaklarını sanmıyorum. Ülkede genel bir aymazlık havası çöktü sanki.  22.02.2013 8:19
 

Değerli Reha Ülkü, "İnternet yönetilmeme özgürlüğünü kullanan herkese onu sağlıyor" demektesiniz. Bilirizki, ulaşılan ve içerisinde bulunan sonuç, bir uygulamanın başarısı-başarısızlığının en açık göstergesidir. Size göre ve bugün içerisinde bulunulan durum itibariyle; internet nasıl bir özgürlük sağlamaktadır ve sağladığı bu özgürlük, insanların yaşamında neyi değiştirmiştir, değiştirmektedir? "İfade özgürlüğü" diyecekseniz eğer; düşünürler bugüne kadar düşünerek sabundan bir saray yapmışlardır, onunda içerisinde oturulamamaktadır. Anlatılmak istenen uygulamanın olmasının önemli olduğudur. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 21.02.2013 9:33
Cevap :
Uygulanan tüm sansüre ve oto-sansüre karşın internet, Türkiye gibi yazarlarının onyıllarca okura ulaşamadığı bir ülkede, anında yazar-okur buluşmasını sağladı. Bu muazzam bir özgürlük. İfade özgürlüğünün ötesinde bir özgürlük. Açıkça söyleyeyim, bu olanaklarla 1940 kuşağı edebi devrim yapardı.  22.02.2013 8:21
 

Reha Bey, Milliyet blogda 15.08.2006 tarihinden beri yazıp çiziyorum; ama yazın dünyasına Nisan 2006’da giriş yaptığını net olarak bilmiyordum. Bu bilgilendirmeniz için çok teşekkürler… Kısaltarak yazdığınız ‘RB’ ve ‘MB’nin geleceğe ilişkin ne anlam taşıdığına dair de bir şeyler söylemek isterim. Ancak söyleyeceklerim Radikal ve Milliyet gazeteleri ötesindedir. MB, Nisan 2006’dan bu yana merakla başlayan bir birlik oluşturmuştur; ne var ki 2006’da yaşayageldiğimiz siyasal gerginlikler ‘radikal birliktelikler’ oluşturmaya başlamıştır hemen hemen her alanda… Öyle ya, 2006’da kurulmadı mı ‘Yarsav’, bu da ‘Demokrat Yargı’ ve diğerlerini doğurmadı mı? Taraf, 2006’da boy göstermedi mi basın dünyasında? Görünen o ki, 2013 yılı radikal birlikteliklerin bir hesaplaşması olurken, Nisan 2014 ‘milli birlikten’ başka kurtuluşun olamayacağını gösterecektir toplumumuza… MB, bu anlamda bir öncü ve aynı zamanda Anadolu’nun rahle-i tedrisidir. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 21.02.2013 0:15
Cevap :
MB'un veya başka bir internet yayın ortamının Anadolulu yazarlara çıkış olanağı yaratmasını olumlarım. Dilerim öyle olmuştur. Bianet acı örneğini pek unutamıyorum.  21.02.2013 8:56
 

Değerli Reha Ülkü, "Ayının kırk türküsünün, kırkının da ahlat üzerine" olduğunu bilirsiniz. Sermaye de böyledir. Kırk türküsü vardır, kırkı da kazanmak üstünedir. İnternet ortamı ile blog uygulamalarını farklı bir bakış açısı değerlendirirsek; satınalma gücü olan kesime, (yaşlı-genç) kolayca ve düşük maliyetle ulaşmanın yeni bir yolu değil midir? Bu ortamlar gerçeğinde, ne demokrasiye katılımı artırmakta, ne de yazılanlarla yönetenlerin düşüncesini, uygulamalarını değiştirmektedir. Franko, halkı dün "3F" ile yönetirken, bugün halk "küreselleşme" ismi altında,, Kredi kartı, telefon ve web ağı ile yönetilmektedirler. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.02.2013 15:40
Cevap :
İnternet yönetilmeme özgürlüğünü kullanan herkese onu sağlıyor. Köleliği kafada taşımaya gerek yok.  20.02.2013 17:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 500
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster