Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '08

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
794
 

Milliyet Blog Yazarı, Emoş [4]

Milliyet Blog Yazarı, Emoş [4]
 

Milliyet Blog Yazari, Emos


Sevgili Emos (üye adi) Eylül 2006 yilinda Milliyet Blog da > kategorisinde duygu, düsünce ve bilgilerini cok hos ifade ettigi yazilari, bugün itibariyla sayilari ne yazik ki sadece 41 tane. http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=226500
Bu söylesi sayesinde kendisinin bilinmeyen yanlarini tanimis ve tanitmis olmaktan cok mutluluk duydugumu belirtirken sorularim ve sicacik, samimi yanitlariyla sizleri yine yeni bir konugumla basbasa birakiyorum.



1. Kendinizi eksi ve artilarinizla severmisiniz?

-Allahtan eksilerim artılarım kadar çok değil de birbirini dengeliyorlar. Bu sebepten dolayı da hem ben kendimi seviyorum hem insanlar beni seviyor;) Şaka bir yana tabi de eksilerimle artılarımla kendimi seviyorum. Çünkü bunlar beni BEN yapan özellikler. Ve ben BEN’i SEVIYORUM.


2. Politikayla ilgili, hangi projenin daha cabuk gerceklesmesini istersiniz?

-Politikadan hiç anlamamakla birlikte eğitim ve işşizlik ile ilgili projeler üretilip bu projelerin de ivedi bir şekilde gerçeklesmesini isterim. Çünkü insanların, ülkelerin başına gelen her kötülük bilgisizlikten, eğitimsizlikten, cahillikten geliyor. Istihdam konusuna gelince; yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengin olan ülkemde yapacak bunca iş varken elinde birden fazla diploması ile hala işşiz ve ümitsiz bir şekilde etrafta dolaşan gençler görmek de çok üzücü...


3. Sizi cok sinirlendiren, raydan cikaran sey nedir?

-Haksızlık, samimiyetsizlik beni çok sinirlendirir. Bir de hiçbir konuda bilgisi olmadiği halde her konuda ahkam kesen insanlar benim tahammül sınırlarlarımı zorluyorlar...



4. Hangi sebepten dolayi kimi ödüllendirmek isterdiniz?

-Asgari ücretle evini geçindirmek zorunda kalan insan bence ödüle layık insandir. Çünkü Türkiye şartlarında çok zor bir işi başarıyor...


5. Hangi basariniz veya yeteneginiz size gurur veriyor?

-Duygularımı ve kendimi yazarak güzel ifade ettiğimi düşünüyorum. Bir de sesimle gurur duyuyorum. Ve bunun başkaları tarafindan da teyid edilmesi gururumu okşuyor :))


6. Cocukken; büyüdügünüzde ne olmayi düsünürdünüz?

-Çocukken de hayal gücüm çok kuvvetliydi benim. Uçuk, kaçıktı hayallerim. Ünlü bir şarkıcı olmak isterdim mesela sahne ışıklarının altında şarkılar söylemek, ya da ünlü bir patinaj şampiyonu buzların üzerinde kuğu gibi süzülmek ( sevgilimle). Danscı olmak isterdim ya da… Seyrettiğim filmler –hatta çizgi filmler- okuduğum kitaplar hayal gücümün sınırlarını zorlar ve böyle gerçekleşmesi imkansız olan şeyler olmayı isterdim. Belki de ondandır hala –tabiri caizse- bir baltaya sap olamadığım…


7. Dinlenmek icin tercih ettiginiz bir yöntem varmidir?

-Havaların güzel olduğu zamanlarda dinlenmek için Zonguldak’taki vazgeçemediğim mekanım olan “Anıt Çay Bahçesi” ne giderim. Denize karşı ağaçların gölgesinde, sonsuz maviliği seyrederken uzaktan duyduğum dalga sesleri ve denizin o iyot kokusu ruhumu da bedenimi de dinlendiriyor. Ama hava müsait değilse de evde sırtüstü yatarak müzik dinlemeyi tercih ederim. Ya da birlikte müzik yaptığımız arkadaş gurubumla bir araya gelerek avaz avaz şarkı söylemeyi… Müzik de benim vazgeçilmezlerimden. Sakinleşmemi ve dinlenmemi sağlıyor.



8. Öncelikle, hangi ülkeye seyahat etmek isterdiniz?

-Yurtdışını görmek gibi çok büyük bir merakım olmadı hiç. Çünkü henüz kendi memleketimin birkaç sehri dışında görmediğim, keşfetmediğim o kadar çok yeri var ki. Ama eğer böyle bir imkan sunulsa uzakdoğu’yu görmek istiyorum bir de Yunanistan’ı. Uzakdoğu ülkelerini görmek istememdeki sebep; Hayata bakış açıları, felsefesi, yaşam tarzı dikkatimi çekiyor. Bana çok mistik geliyor. Yunanistan’ın ise coğrafi konumu, müzik ve dansları hoşuma gidiyor. Bir de bize yakın oluşundan dolayı olabilir.



9. Sizi cok sevindiren, keyifle satin aldiginiz sey nedir?

-Satın aldığim her şey beni çok mutlu eder. Ama satın almaktan keyif aldiğim şeyler genelde sevdiklerime aldığım hediyeler olur. O hediye paketini heyecanla açarken yüzlerindeki o mutluluk ifadesini görmek en keyif aldığım anlardan birisidir çünkü…



10. Hangi sarkiyi severek söylersiniz?

-Müzik benim vazgeçilmezim olduğu için bir tane şarkı ismi vermek çok zor. Ama şu aralar dilime takılanlardan bir tanesi “Gaybana geceler” Onur Akın’ın. Bunun yanı sıra Sezen Aksu’nun tüm şarkılarını severek dinler ve söylerim.



11. Bize bir bilgelik sözü söylermisiniz?

-Belki bu söyleşiyi okuyanlar “ Bu kız da baska söz bilmiyor mu” diye akıllarından geçirecek ama ben söylemekten bıkmadığım ve çok anlamlı bulduğum şu sözü tekrarlamak istiyorum: “ Dünyayı güzellikler kurtaracak ve bir insanı sevmekle baslayacak her sey…” Yüreğinde sevgi varsa çünkü kötülük barınmaz hiçbir zaman. Ve iyiliklerle, güzelliklerle anlam kazanır üzerinde yasadiğimiz dünya. Kötülüklerle, savaşlarla, çirkinliklerle sadece tüketiriz hep bir seyleri.

 

12. Hangi ressamin eserine cok para vermek isterdiniz?

-Çok fazla bilgim yok resim ve ressamlar konusunda. Yani herkesin bildiği tanğnmğs eserler ve eser sahipleri dışında. Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosunu satın almak isterdim. Çünkü yapıldığından bu güne kadar insanlarin üzerinde konuştukları, kafa yordukları, yorum yaptıkları böylesi bir tabloya sahip olmak hoş olurdu…Bir de düsünürüm hep bu tablo ile ilgili o yillarda acaba Leonardo da Vinci ve modeli Mona Lisa bu eserin günün birinde insanlar tarafindan bu kadar konuşulup tartişilacagı, değişik yorumlar yapıp, değişik yerlere koyacağını, bu kadar kafa karıştıracağinı bilselerdi yine de bu eseri vücuda getirirler miydi.



13. Ikinci evinizin nerede olmasini arzu ederdiniz?

-Yine denizin sonsuz maviliği ile yeşilin kucaklastiği bir sahil kasabasında olmasını isterdim. Deniz benim için güneş kadar önemli. Onu görmesem kendimi eksik hissediyorum.



14. En iyi pisirdiginiz yemek hangisidir?

Cevap: Aslında mutfakla aram pek yoktur. Anneciğim sağolsun, başımızdan eksik etmesin bu işlerle o ilgilenir. Ama içimden gelip de ben mutfağa girdiğim zaman ise pişirdiğim her yemek bana lezzetli gelir. ( Kendi damak zevkime göre yaptığım için) o yüzden de en çok kendim yerim kendi yaptığım yemekleri. Allahtan sürekli yemek yapmıyorum yoksa halim ne olurdu maazallah. Çevreden en olumlu eleştiri aldiğim yemeğim ise MELEMEN.



15. Simdiye kadar gerceklesmeyen, fakat mutlaka gerceklestirmek istediginiz sey nedir?

-2008 Yılını iyi değerlendirmeyi istiyorum. Kafamda bazı planlar var. Bunlar geleceğimle alakalı. Birkaç aşamadan oluşuyor. Umarım Allah’in da yardımı ile yollarım açık olur ve hedeflerime ulaşabilirim. Önümü görebileceğim, yükselme ve kendimi geliştirme firsatı yakalayabileceğim bir iş en büyük hayalim. Zaman hızla ilerliyor ve bir şeyleri gerçekleştirmek için çember daralıyor çünkü…



16. Bir ay süreyle kimin hayatini yasamak isterdiniz?

-Kendi hayatımı yaşamaktan memnunum. Ama eğer elime böyle bir fırsat verilse Sezen AKSU’ nun yasantısını merak ediyorum. Sahnedeki hayat dolu haline bayılıyorum. Acaba sahnenin dişinda da aynı hali devam ediyor mu? Aslında onun hayatını yaşamak değil de bir ay süreyle onunla birlikte yaşamayı isterdim bunları gözlemleyebilmek için.



17. Sevdiginiz, övdügünüz üc kitap ismi verebilirmisiniz?

- Robin S. Sharma- Ferrarisini satan bilge, Sunay Akın- Kız kulesindeki Kızılderili ve en son okuduğum, hala okumayanlar var ise de şiddetle tavsiye ettiğim; Rhonda Birne’nin “The Secret” ( sır) adlı kitabın ismini verebilirim.


18. TV de hangi programlara takilirsiniz?

-Beni esir almasına izin vermediğim için çok fazla takılmamaya çalişiyorum. Ama geçen senelerden kalma bir alışkanlıkla “ yaprak dökümü” adlı diziden vazgeçemiyorum. Bir de yarışma programlarından “ buzda dans”ı takip ediyordum rastgelirsem eğer. Bunun dışında güncel tartışma programları olursa onlara takılabiliyorum.



19. Hangi TV programlarini izlemek istemezsiniz?

-Özellikle ev hanımlarının duygu dünyalarını sömürüp gözleri nemli ekrana kilitleyen şu acıtasyon kadin programlarını şiddetle izlemiyor ve anneme de izlettirmemeye çalışıyorum. Bir de bin bir umutla şöhret olmak, yeteneklerini sergilemek için yurdum insanının katıldığı yarışma programlarını pek sağlıklı ve samimi bulmuyorum.



20. Begendiginiz bayan oyuncu kimdir?

-Zuhal Olcay ( hem oyuncu hem de şarkıcı kimliğini beğeniyorum)



21. Begendiginiz erkek oyuncu kimdir?

-Fikret Kuskan özellikle “ Babam ve oğlum” filmindeki performansına bayıldığimı söyleyebilirim.



22. Gecmis tarihte yasayan; sevdiginiz, takdir ettiginiz kisi kimdir?

-M.Kemal ATATÜRK. O’nu o kadar çok özlüyorum ki…



23. Baskalari sizin hakkinizda ne söyler, nasil bilirler sizi?

-Her insan gibi beni de sevenler ve sevmeyenler var. Sevenlerim sağolsun güzel şeyler söylüyorlar. Sıcak, samimi, sevimli, dost canlısı ve yasam dolu olduğum söyleniyor...Beni sevmeyenlerin de neler söylediğini bilmek isterdim ama onlar genelde arkamdan konuşuyorlar;)


24. Hangi huyunuzu begenmiyor veya degistirmek istiyorsunuz?

- Burcumdan kaynaklandığını düşündüğüm (yada burcumun üstüne attığım) aşırı duygusallığımı biraz da mantığımla yoğurmak isterdim. Ayrıca gereğinden fazla alıngan olabiliyorum çoğu zaman. Öyle ki 100 kişilik bir gurupta bir kişinin suratı asılsa kendimden bilecek kadar. Düşünürüm artık kara kara "neden suratı asık acaba ben mi bişey yaptım ya da bilmeden bişey söyledim de canını sıktım" diye. Bu kadar da olmaz ki canm:) Çok yaşamam ben bu huyları terketmeyi beceremezsem. Ama birinci soruda da söyledim ya Mine ablacığım artılarıyla eksileriyle beni BEN yapan özellikler bunlar. Değiştirirsem, değişirsem ben olamam ki...


Sürpriz sorularim:


1. "Dünya'yi güzellikler kurtaracak ve bir insani sevmekle baslayacak her sey..." Bu öz ifadeyle sevginin gücünü inanilmaz güzel anlatmissin. Sevmek, sevgimizi göstermek yerine, sinyali önce karsi taraftan bekleriz, sevilmek isteriz. Alamadigimizda; "vermeyince Ma'bud, ne yapsyn Mahmud" diyerek küser, sevgisiz bir dünyadan dem vururuz. Psikoloji ve sosyoloji alani ilgini cektigi icin bu soruyu sectim.

"Sevgi" konusu cok genis kapsamlidir ve üc bes cümleyle detaylari yeterli aciklanamaz. Herkesi sevmemiz mümkün olmayacagina göre; sevemedigimiz insanlara da saygili olmanin gerekli olduguna inaniyorum. Sevgi bence bir cesit mutluluk hormondur. Saglikli yasam icin ve her derde sihirli bir devadir. Sevince önce kendimiz mutlu oluyorken cevremizdekilere bu enerjiyi yansitiriz. Dolayisiyla cevremizde mutlu insanlarin cogalmasina katkimiz olur. Bu baglamda "sevgi" sence egoizmin "olumlu" versiyonumudur dersin?



-"Egoizm" aslında kişinin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savunan, kendi çıkarlarına uyan şeyleri yapmalarının doğru olduğunu savunan bir doktrin. Ben sevgiyi OLUMLU bile olsa egoizm sınıfına koymak istemiyorum bu yüzden. Çünkü bence sevgide çıkar olmaz. Sevgi bencil düşünememek, çıkarsız, riyasız, yalansız çoğu zaman karşılıksız ( bir annenin evladına verdiği sevgide karşılık olur mu mesela) tüm pozitif enerjisini karşı tarafa aktarabilmektir. Bu öyle bir büyüdür ki bitkiye aktarırsanız, size karşılık verir. çiçekse açar rengarenk. Hastalıklara şifadır, yaşama renktir. Dediğin gibi çok geniş kapsamlıdır birkaç kelimeye sığdırılamayacak kadar engin bir denizdir Sevgi. Bir de her insanın içinde vardır o ışıl ışıl. Ama nedense en çok ihtiyaç duyup da en fazla cimrilik yaptığımız bir duygudur aynı zamanda. Senin de belirttiğin gibi herkesi de sevmek zorunda değiliz elbet. Kimileriyle frekanslar uymaz mesela. O zaman da Saygı'yı hiçbir zaman elden bırakmamak gerekir. Sevmesek de saygı duymak gerekir.



2.Küresel isinmayla ilgili bir soruyu sana da sormak istiyorum. Küresel isinin düsürülmesi icin Co2 gazinin azaltilmasinin gerekli oldugunu ileri sürüyor - arastirmaci bilim insanlari. Hepimizin bildigi üzere, konuyla ilgi sürekli yaziliyor, söyleniyor. Bu konuda senin hergangi kisisel bir destegin oluyormu?


-Artık eskisi kadar genç olmayan dünyamızın varlığını devam ettirebilmesi için biraz daha duyarlı olmalıyız hepimiz. Ahlarla, vahlarla olmuyor çünkü. Herkes küçük de olsa birşeyler yapsa en azından ömrünü biraz daha uzatabiliriz. Ben de kendi çapımda destek olmaya çalışıyorum. Deodorant kullanmamaya özen gösteriyorum başta. Ve elektiriği, suyu mümkün olduğunca az tüketmeye çalışıyorum. Bir kez de ağaç dikmiştim dikili bir ağacım olsun diye mahallemizin çocuk bahçesine. ama maalesef ya çocuklar ya da yeşile düşman birisi söküp koparmış fidemi. Hevesim kursağımda kaldı. Ama en kısa zamanda MB Zonguldak'lı temsilciler olarak (ağaç dikme zamanı geldiğinde) küçük bir hatıra ormanı oluşturacağımıza dair karar almıştık buluşmamızda. Şimdi o günü sabırsızlıkla bekliyorum.


3. En cok sevdigin bir bitki veya cicek ismi söyleyebilirmisin?

-En sevdiğim çiçek kırların süsü papatyalar. O kadar masum bir güzellikleri var ki. Baharın müjdecileri. Yeniden doğmanın verdiği sevinç gibi, onları görmek yeşil çayırların üstünde. Tüm çiçekler bir yana benim çiçeğim papatya... (Yine kafiyeli konuştum galiba)


Canım Mine ablacığım. Bu sıcak, samimi söyleşi için çok tesekkür ederim. Özenle hazirladiğin soruları cevaplarken ben büyük bir keyif aldım. Umarım okuyanlar da aynı keyifle okurlar. Sevgiyle…


Sevgili Emos'cugum bana bu firsati verdigin icin ben sana cok tesekkür ediyorum. Hep saglikli ve mutlu olmani diliyorum. Sevgilerimle.





Sevgi ve saygilarimla

Mine

08. 01. 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

müstakbel ablam biliyorsunuz:) Kendini her zaman duygularıyla ifade etmiş çoğu zaman mantığı bile duygularının önüne geçmiştir. O bir duygu insanı ve emoşu emoş yapanda duygularıdır:)

ScReAm 
 22.01.2008 18:57
Cevap :
Sevgili ScReAm, saniyorum sevgili ablani dogru tanimlamissin. Duygulari ve usuyla yüregiyle o güzel bir insan. Demistim; ne mutlu sana öyle bir ablan var. Yakinda burada senide taniyacagiz... Gecikmeden dolayi özür diliyorum. Umarim bu gecikmeye anlayis gösteriyorsundur. Sevgilerimle.  22.01.2008 21:39
 

bilgilerimde, doğum yeri hanesinde MENEMEN yazıyor benim. Benimle yapılan söyleşiye verdiğim yanıtları okuduğunuzda öğreneceğiniz gibi, Menemen yemeğine, Melemen demenizi yadırgamadım ben. Önemli olan onun tadını veren malzemelerini doğru seçmenizdir. Hoş, bizim oralarda da Melemen derler ya; bu şehirliler, Menemen diyecekler ille de işte. Zeytin yağına, eşit büyüklükte kesilmiş yemyeşil biberleri atıp da, cozzzz diye sesi duyduğunuz anda burnunuza gelen o biber kokusu yok mu... Daha sonra eklediğiniz o kıpkırmızı, dudağınıza değse çatlatacak kadar doğal domatesler de yokmu hele... Nasıl da rengi değişiverir tavada biberlerin... Sonra tuzunu, ardından istenirse yumurtasını kırıp, kapatıp kapağı bırakıp öylece, söndürüp ateşi...demlenmeye bırakacaksınız ki onbeş-yirmi dakika, çay gibi...Evde de domates yok ki şimdi, tüh yaaa. Sizi daha yakından tanımamıza katkısından ötürü, Mine Hanıma da teşekkür ederek, sevgilerimi iletiyorum.

MuDo 
 15.01.2008 0:12
Cevap :
Güzel paylasiminiz icin tesekkürler sevgili MuDO. Sevgi ve saygilarimla.  15.01.2008 12:27
 

Sevgili emoşu tanımak çok iyi geliyor insana. Yanıtlarından bile pozitif halkalar yayılıyor sanki dalga dalga..:)) Gülümseyerek ve keyifle okudum.. Her ikinize de sevgiler..:))

Yıldız... 
 13.01.2008 23:08
Cevap :
Tesekkürer, Yildiz Hanim. Sevgilerimle.  15.01.2008 12:28
 

Sımsıcak söyleşiyi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler her ikinize de sevgi ve selamlar

Meral Yağcıoğlu 
 10.01.2008 15:36
Cevap :
Tesekkürler Meral Hanim, bilmukabele sevgi ve selamlarimla, saglikli ve mutlu günler diliyorum.  10.01.2008 17:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4129
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster