Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
3554
 

Milliyet Blog Yazarı, Mustafa Mumcu [3]

Milliyet Blog Yazarı, Mustafa Mumcu [3]
 

Milliyet Blog Yazari, Mustafa Mumcu


Nisan 2007 yilinda Milliyet Blogda yazmaya baslamis Sayin Mustafa Mumcu. Bugün itibariyla > ana kategorisinde 160 blog yayinlamis. blog sayfasi
ve bunun disinda kendi özel web sitesinde de enteresan yazilari mevcut.: http://mustafamumcu.blogcu.com/2106101/


Sorularıma detayli cevaplar aldim. Bundan böyle fazla ön bilgi vermeme gerek kalmadigini düsünüyorum. Sayin Mustafa Mumcu'nun kendine has, samimi -icten tarzi ve cevaplariyla sizleri basbasa birakmak istiyorum.


1 .Kendinizi eksi ve artılarınızla sever misiniz?

C: Kendimi çok seviyorum. Her türlü üçkâğıtçılığı bilmeme rağmen, en zor durumlarda bile yapmamaya çalışırım. Kendime olan sevgi ve saygım engeller bunu.

2. Politikayla ilgili, hangi projenin daha çabuk gerçekleşmesini istersiniz?

C: Her şeyden önce dokunulmazlıklar sınırlandırılmalı, beni benden akıllılar temsil etmeli. Siyasal bilgiler tahsil etmemiş olanlar milletvekili seçilememeli. Meclisteki PKK uzantıları, Aşiret ve tarikat temsilcileri bir daha Meclis’e gelememeliler.

3. Sizi çok sinirlendiren, raydan çıkaran şey nedir?

C: Ben çok sinirlensem de raydan çıkmam, zira tren değilim. Ama beni en çok üzen şey ne biliyor musunuz? Türkiye’de sosyal yaşamın hemen her alanında dinden bahsediliyor. Aslında din Allah ile kul arasında kalması gereken bir olgu, bir inanç. Kimse inancında yönlendirilmemeli. Adam, eşcinsel ama dindar olduğunu söylüyor. Kadın, yarı beline kadar açık sabah programı sunuyor, devirmediği çam ağacı, kırmadığı fındık, ceviz kalmamış, “Allah, Peygamber” kelimelerini, iyi insan olmayı ağzından düşürmüyor. Çoğunluğumuz samimi değiliz...


4. Hangi sebepten dolayı kimi ödüllendirmek isterdiniz?

C: Ülkenin hemen her problemiyle ilgilenen bir Ticaret Odası Başkanı olduğu için SİNAN AYGÜN’ü, Türk Müziğine katkıları ve skandalsız yaşamı için SEZEN AKSU’yu ödüllendirirdim.


5. Hangi başarınız veya yeteneğiniz size gurur veriyor?

C: Rahmetli Hulki SANER’in katkılarıyla Almanya’da Türk Videoculuğu’nu kurmam ve 1995’den sonra da Türkiye’de Renkli/Resimli Kartvizit olayını başlatmam bana gurur veriyor. İyi bir ticaret adamı olmadığım için videoculuk beni 3 yıl Alman hapishanesinde ikâmete zorladı, kartvizit olayında da ben başlattım, kahrını çekip Türkiye’ye tanıttım. Başkaları malı götürdüler.


6. Çocukken, büyüdüğünüzde ne olmayı düşünürdünüz?

C: Ben hiç büyümedim ki, hâlâ çocuğum. Ama ilk çocukluk günlerimde hep doktor olmayı istemişimdir.


7. Dinlenmek için tercih ettiğiniz bir yöntem var mıdır?

C: Bence dinlenmenin en iyi yöntemi yorulmamaktır. Hiçbir iş ölesiye çalışmaya değmiyor. Bir günde ayağınızın altından kayıp gidiveriyor. Münih hapishanesinde ilk geceyi geçirdiğimde “Oh be nihayet deliksiz uyku çektim. Ne alacaklılar gelecek, ne pazarlamacıların, elemanların problemi var! Ne kirayı nasıl ödeyeceğim derdi!” diye düşünmüştüm.

Çok çalışalım ama bilinçli olarak, yorulmadan. Zaten yorularak çalışırsak randıman alamıyoruz. İşler bitmez. Yorulduğunuzda bırakacaksınız!:))


8. Öncelikle, hangi ülkeye seyahat etmek isterdiniz?

C: Avrupa’da görmediğim ülke kalmadı diyebilirim, birkaçı hariç. Öncelikle ülkemin tüm yörelerini gezmek, halkımızı daha yakından tanımak ve bu konuda kitap yazmak isterim. Türkiye dışında görmeyi çok arzu ettiğim hiçbir ülke yok. Ülkemin her karış toprağını gezmek, görmek isterim, ölmeden önce.


9. Sizi çok sevindiren, keyifle satın aldığınız şey nedir?

C: 3-5 yıldır ekonomik sıkıntı çekiyorum. Lüzumlu şeyler dışında pek alışveriş ettiğim yok. Bilgisayarla ilgili malzemeler satın almak keyiflendirir beni. Bir de hepsini okuyacak vakit bulamasam da her gün onlarca kitap satın almak isterim.


10. Hangi şarkıyı severek söylersiniz?

C: Rahmetli Barış MANÇO’nun DAĞLAR DAĞLAR şarkısını. Bende çok büyük anısı var. Hayatımın aşkı İrlandalı Elizabeth de ezbere bilirdi bu şarkıyı, ikiz kız kardeşleri de. Her söyleyişimde de uçar giderim. Ağlarım da!



11. Bize bir bilgelik sözü söyler misiniz?

C: Hayat, çok değer verilmeyecek kadar değerlidir. Yaşamaya bakalım! (Mustafa Mumcu)


12. Hangi ressamın eserine çok para vermek isterdiniz?

C: Hiçbir ressamın eserine çok para vermek istemem. Benim param duvarda resim olarak asılı, kolda bilezik, boyunda beşi bir yerde olarak takılı ve külçe altın olarak kasalarda tıkılı olmamalı. Evde antika eşya olarak da durmamalı, hep hareket halinde olmalı. Sadece bana değil, çevremdekilere de faydalı olmalı. İşe yatırım yapmalıyım, birlikte çalıştığım insanlarla birlikte yaşarken beraber yemeliyim miras bırakacaklarımı. Miras olarak sadece yazılı eserler bırakmalıyım.


13. İkinci evinizin nerede olmasını arzu ederdiniz?

C: Gözlerden uzak bir yerde. Kimseye fazla reklam olmadan. Göbek havaları, video çekimleri, metrelerce altın kolye, sayısız bilezik, geline takılan kâğıt para görgüsüzlüklerini görmeyeceğim bir yerde.


14. En iyi pişirdiğiniz yemek hangisidir?

C: Pişiremeyeceğim yemek yoktur. Gastronomi ile ilgilendim yıllarca. Münih’te restoran işlettim, Burghausen’de diskotek. Karnıyarık, İzmir Köfte, biber-kabak-patlıcan-domates dolması. Pişirdiklerim lezzetlidir ama bir kadın elinin değdiği yemek lezzetinde olmaz tabii.


15. Şimdiye kadar gerçekleşmeyen, fakat mutlaka gerçekleştirmek istediğiniz şey nedir?

C: 8-10 yıldır bir İzmir Semt Rehberi projem var. Bunu gerçekleştirmeden ölürsem mutlaka gözlerim açık gider.


16. Bir ay süreyle kimin hayatini yasamak isterdiniz?

C: Kimsenin hayatını yaşamak istemem. Öyle takıntılarım yok. Kendi hayatımdan ve kendimden memnunum. Sadece kendi hayatımı yaşamam gerektiği gibi, daha saygın ve ekonomik problemsiz yaşamak isterim.


17. Sevdiğiniz, övdüğünüz üç kitap ismi verebilir misiniz?

C: Lise sıralarında okuduğum DALE CARNEGIE’nin 1. Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak, 2. Dost Kazanmak ve insanlar Üzerinde Etkili olmak Sanatı, 3. Hatiplik Sanatı. Herkese öneririm.


18. TV de hangi programlara takılırsınız?

C: Pazarları, öğleyin RUHAT MENGÜ ile SÖYLEŞİ (Star TV), OBJEKTİF (Kadir Çelik), Siyaset Meydanı (Ali Kırca), 32. Gün (M. Ali Birand), Ceviz Kabuğu (Hulki Cevizoğlu), Popstar, Akademi Türkiye, Buzda Dans, Oryantal Dans Yarışması, Okan Bayülgen’in gece programları, BEYAZ SHOW. Dizilerden şu anda sadece ELVEDA RUMELİ.

Bir de kahrolmak için sabah programları seyrederim. Bilhassa “Lerzan BACI, görmedim ben senin gibi GACI” “Sabahların Sultaniye Üzümü Meda Bayan” en çok bayıldığım ve ayılmakta zorlandığım programlardır.


19. Hangi TV programlarını izlemek istemezsiniz?

C: Yasemin Bozkurt’un sunduğu haricindeki tüm gündüz programlarını izlemek istemem ama yine de meraktan izlerim.


20. Beğendiğiniz bayan oyuncu kimdir?

C: Tuba Büyüküstün. Kadın olarak da çok beğeniyorum onu.


21. Beğendiğiniz erkek oyuncu kimdir?

C: Aklımda kalmış bir isim olmadığına göre, beni pek etkileyen bir erkek oyuncu yok. Gençliğimde Alain Delon, Jean Paul Belmando hayranıydım.


22. Geçmiş tarihte yaşayan; sevdiğiniz, takdir ettiğiniz kişi kimdir?

C: Büyük kurtarıcımız MUSTAFA KEMAL ATATÜRK başta olmak üzere, bilge kişileri (Eflatun, Mevlana vs) çok severim. Ama kimsenin hayatını da örnek almam. Sevdiğim takdir ettiğim kişilere de körü körüne itaatkâr olmam. Yani Atatürk şöyle demiş, Mevlana böyle demiş, Descartes şunu demi,ş ben de öyle diyeyim takıntılarım yok. Her söyleneni, yapılanı kendi akıl süzgecimden geçirip değerlendirecek zekaya sahibim.

23. Başkaları sizin hakkınızda ne söyler, nasıl bilirler sizi?

C: Genellikle çevremdekiler yüzüme gülseler de arkamdan çekiştirirler beni Saçlarımın uzunluğu, dobralığım, çağdaşlığım, ümmet değil de birey olmam, liberal görüş açım, en kötü şartlarda bile pes etmeyişim, birçok becerimin olması, lisan bilmem, Almanya’da yıllarca yaşamış olmam vs çevremdeki insanlar için itici unsurlar oluyor. Benimle her konuda konuşamayan, sadece parası kadar konuşabilen, parası olmayınca da susma hakkını kullananlar, benim için ”kafayı yemiş”, “kendini hâlâ Almanya’da zannediyor.” “Onunla anlaşmak için her dediğine ‘evet’ demen gerekir” gibi lâflar edebiliyorlar arkamdan.

Ama beni yakından tanıyan, kendinden emin kimseler kötü birisi olmadığımı anlıyorlar. Kendinden emin değil, kompleksli biriyse, saçma sapan konularla beni sadece meşgul ediyorsa, onlar da beğenmezler. Zira yüz vermem ve darılmasın diye saçmalıklarına alet olmam. Darılırlarsa darılsınlar, benden uzak olsunlar.


24. Hangi huyunuzu beğenmiyor veya değiştirmek istiyorsunuz?

C: Çok katı yürekli olamıyorum. Karakedim bile suiistimal ediyor beni. Yiyip, içip, yan gelip yatıyor. İşi bitince sokaklarda sürtüyor. Ama karnı acıkınca gelip, o mahzun tavrıyla yüzüme baktığında affediveriyorum kendisini. İnanın karakediyi eve almamaya en az 10 kere karar verdim ama duygusallığım ağır bastı.

Bir de bana zarar vereceğini bile bile, doğru olarak bildiğim konularda susamıyorum. Bu yüzden de çok maddi, manevi kayıplarım oldu. Bu huylarımı değiştirmek istemiyorum ama istesem de bu yaştan sonra değişmezler.


Sürpriz sorularim:

1. Ülkemizde, özellikle büyük sehirlerde yasanan trafik kaosu icinde araclarin sebep oldugu hava kirliligi ve gürültüsü, bir yandan insan sagligi olumsuz etkiliyorken, diger yandan cok degerli zamanlari yollarda heder oluyor. Yasadiginiz sehir Izmir'de, gözlemlerinize göre ilk etapta cözüm getirilmesi gereken önemli trafik sorunlari sizce hangileridir?

a) Yol çizgileri Avrupa’da olduğu gibi silinmeyecek şekilde, asfalt oyulup içine beyaz çimento benzeri madde doldurularak yapılmalı. Bugün çizilen yarın silinmemeli.

b) Trafik, yönlendirme, tanıtım işaretleri uygun yerlere ve yeterli miktarda konmalı. Örneğin tam sağa dönmek istediğiniz yolun köşesinde sağa dönülmez işareti olur mu? Bizde oluyor. Bu işaretler birkaç yüz metre geriye konmalı ki sürücü gerekirse şerit değiştirsin.

c) Trafik lambaları mantıklı ayarlanmalı ve yaya olsun, sürücü olsun herkesin uyması sağlanmalı.

d) Kaldırımlar alçaltılmalı, insanların kullanabilmeleri için de dükkânların kaldırımlara taşmaları etkili önlemlerle imkânsız hale getirilmeli.

e) Trafik polisi kaldırılmalı, tüm polisler trafik polisinin görevini de yüklenmeli. Almanya’da
olduğu gibi.



2. Mustafa Bey, Blog sayfanizdaki resimde yasinizdan cok genc görünüyorsunuz. Bedensel, zihinsel saglikli ve dinc kalmak icin benimseyerek uyguladiginiz bir metot veya yaşam tarzınız var mıdır?

Düşünceniz için teşekkür ederim ama 62 yaşındaki bir insan ne kadar genç görünmeye çalışsa da genç değildir artık. Sakalımda fazla beyazlık var. Koyu kahverengiye boyarım kendim. Arada kırlıklar da kalır. Tabiiye yakın bir görüntü. Üzüntünün olduğu yerlere uzak yaşarım. Yakınımda olsa bile yok sayarım çoğu kez. Üzüntüye doğru koşmam. O bana doğru koşarsa da durmam, kaçarım. Bazen de yakalanırım tabii.

Pozitif düşünürüm. Eleştirilerim yapıcıdır genelde. Ama benim yapıcı eleştirim bazılarınca başka türlü algılanabilir. Zira Türk insanı eleştiriye tahammül edemiyor.


3. Bilirsiniz her espri herkesi güldürmez görecelidir. Görebilenler için yaşam zaten esprilerle doludur diye düşünüyorum. Bu güzel sohbetinizi, gülümseten bir anınız veya sevdiğiniz bir fıkra ile noktalamak istermiydiniz?

ESPRİ BENİM YAŞAM TARZIMDIR. Ama alay ediyorum şeklinde algılayanlar da oluyor tabii. Herkes espriyi sevmiyor. Mesela SİVYUS ve LAVİNYA kardeşlerimiz benim esprilerime gülmezler, ağlarlarJ)

ANI: Gündemde taciz var ya. Gençliğimde Fuar Lunaparkta uçan sandalyelere bineceğiz, kuyruktayız. Benim önümde amca oğlu Zeki var. Onun önünde de çok güzel bir kız. Benim serseriliğim mi tuttu ne, elimi uzatıp affedersiniz kızın kalçasına dokunuverdim. Vallahi maksadım tacizcilik değil, Zeki’ye şaka yapmaktı. Kız bir Osmanlı tokadı patlattı Zeki’ye. O da ses çıkaramadı. “Ne oluyu be?” Filân diyerek ikimiz de ayrıldık sıradan. Ama Zeki bana çok kızdı. Eşek şakası olmuştu.



Değerli Mustafa Bey, bu güzel söyleşiye katilmak istemeniz beni sevindirdi. Birlikte yaptigimiz bu güzel calisma icin size bir kez buradan da çok teşekkür ediyorum. Hep sağlıklı ve mutlu kalmanizi diliyor,
sevgi ve saygilarimi sunuyorum.

Ben de size çok teşekkür ederim Mine Hanım. Sizinle ilk sanal tanışmamız benim "Kahvalti" yazımla başlamıştı. Saygın bir şekilde devam ediyor.

06.01.2008
23:42

Mustafa Mumcu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mumcu; adınıza yazılmış bir yazı ile karşılaştım güzel dünyanızla. Bir süre devam etti bu böyle. Duygularımız ve düşüncelerimiz, kaleme aldığğımız konularla sınırlı kalıyor ya sayfalarımızda: Mine hanımın sorularına verilen yanıtlarla biraz daha derinlik kaznıyor, genele yayılıyor hakkınızda öğrendiklerimiz. Daha bi mutlandım böylelikle, sağlıklı,mutlu ve size yetecek kadar maddi değerlerinizle güzel bir yaşam dilerim İzmir'imde. Sevgiler, saygılarımla.

MuDo 
 14.01.2008 23:57
 

Rötar konusunda Pirmete'yi bile sollamış bulunuyorum. Mustafa Bey de, sorularınız da renkli ve enteresan olunca keyifli bir söyleşi çıkmış ortaya. Keyifle okudum. Sevgiyle kalın

Yıldız... 
 13.01.2008 23:12
Cevap :
Sevgili Yildiz Hanim, rötarlida olsa, güzel düsüncelerinizi paylastiginiz icin cok tesekkür ediyorum. Sevgilerimle.  15.01.2008 12:32
 

derken, yarim saat icerisinde Mustafa Bey'i ezbere tanidigimi anlatmak istemistim. Katilmayi istememe gibi birsey asla yok, sizinle olmaz. Aksine onur duyarim. Bana biraz zaman verin ve ayrinti bildirin. Kacirdigim seyler oldugunu görüyorum. Memnuniyetle, Mine Hanim. Sevgiler, saygilar.

pirmete 
 08.01.2008 20:02
Cevap :
Pirmete Bey, bazen gözlerim yoruldugunda kamasiyor okurken sözcükleri atliyorum galiba. Bende, yorumu yolladiktan sonra fark ettim yanlis anladigimi. Özür diliyorum. Söylesiyle ilgili sorular, gerekli bilgiler ve adresim "evet ,ben hazirim" baslikli blog yazimda mevcut. Müsait oldugunuz bir zamanda katilmak istediginizi bana yazarsaniz, bilinen ve sürpriz sorulari e-posta adresinize memnuniyetle gönderebilirim. Sizi tanimak ve tanitmak güzel olacaktir. Sevgi ve saygilarimla.  08.01.2008 22:54
 

Her ikizinizin de eline sağlık.. Güzel ve anlamlı bir söyleşi olmuş... Sevgili Mustafa Mumcu her zaman olduğu gibi dürüst ve akıllı cevapları ile bizlere güzel mesajlar verdi.. Dürüstlük... Açıksözlülük... İkinize de teşekkürler... Sevgi ve saygılarımla...

Zeynep Gülay 
 08.01.2008 9:29
Cevap :
Düsüncelerinizi paylastiginiz icin cok tesekkür ediyorum sevgili Zeynep Hanim. Sevgi ve selamlarimla.  08.01.2008 12:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4115
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster