Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
688
 

Milliyet Blogda Blogçu Kast ve Zümreleri Üzerine Bir Manifesto.

Milliyet Blogda Blogçu Kast ve Zümreleri Üzerine Bir Manifesto.
 

Milliyet Blog'un yeni bir üyesiyim. 14 Mayıs yazıyor sayfamda ama aslında bir aylık bekleme süresini de eklediğimizde ve ilk blogumun yayın tarihine baktığımızda 6 Haziran'dan beri aktif olarak buradayım. Yani iki buçuk ay gibi bir süre olmuş.

Bu süre zarfında 40 civarında blogum yayınlanmış. Okunma ortalamam ise şu an 800'ün üzerinde. Tabi ki her blogum çok okunmuyor. Bazıları çok az bazıları ise umduğumdan çok fazla okunmuş: Okuyucunun takdiri!..

Yorum sayısı ise 15. Yani -öyle sanıyorum ki- okunma oranına göre az. Kimbilir, belki de yazdıklarım bir şekilde okunsa -ya da tıklanıp okunmasa - bile yoruma değer görülmeyecek kadar niteliksizdir!: Okuyucunun takdiri!..

Ancak bu iki buçuk aylık sürede tespit ettiğim bazı şeyler var :

* Blog Yazarları arasında bir sınıflaşma hissediyorum! Örneğin eski blogçular ve yeni blogçular gibi ayrım olduğuna inanıyorum. Eski blogçular, yeni blogçuları pek muteber görmüyorlar. Halbuki benim gibi yeni yazıcılar  -yazar demek istemiyorum- eski yazarların yazılarından çok istifade ediyorlar. Çünki bu siteyi daha iyi tanımak onların yazdıklarından geçiyor. Eski blogçuların, yenileri çok ilgi çekici bir blogu olmadıkça okuduklarını bile sanmıyorum.

* Eski blogçular arasında adeta bir kast sistemi yada tunçtan bir zümre var! Bu oldukça sert zümrenin her yazdıkları birbirlerince okunuyor -okunmasa bile en azından tıklanıyor- ve yorumlar yapılıyor. Örneğin daha bir saat önce eski bir blogçunun yayınlanmış bir blogu 5 adet yorum almış! Ve çoğu yorum şu şablonda; "elinize sağlık /  yüreğinize sağlık /  yine döktürmüşsün /  harika bir yazı daha /  çok güzel ifade etmişsiniz /  şiiriniz çok güzel / size katılıyorum / başka ne söylenebilir ki / tebrikler vb gibi sadece yorum olsun diye yazılan ve yazının içeriği ile hiçbir bağlantısı olmayan yorumlar şeklinde! Burada adı konmamış, zımni bir dayanışma var gibi geliyor bana!

* Aynı şekilde eski blogçuların yazıları bir gün içerisinde tıklanma rekorları kırarken, yenilerin okunma durumu yerlerde sürünüyor! Hatta bazen 15-20 okunmada kalıyor onca değer verilerek yazılan yazılar. Eski blogçular blog halinde birbirlerinin yazılarını okuyup yorumluyorlar. Biz yeniler ise adeta çöp balıkları gibi ağzımızı açmış bekliyoruz!!!  Eh, ne yapalım? Okuyucunun takdiri!..

* Belirtiğim eski blogçular kimi zaman yeni blogçulara neler yapması gerektiğini, nasıl yazması gerektiğini, yorumlara nasıl cevap vermesi gerektiğini ve daha da önemlisi yazının içeriğinde hangi sözcükleri kullanıp kullanmaması konusunda da ayar verebiliyorlar. Bir yandan olumlu gibi görünsede öbür tarafta yazının içeriğine kadar girmek bence o blogçunun özgürlüğüne ket vurmak anlamına geliyor.

* Yani bu tunçtan zümreye girmek de kolay değildir sanıyorum. Ya oturup bütün gün bu blogçuların yazılarına güzel yorumlar yazacaksın, onların gözüne gireceksin yada bir uzman çavuşun günün birinde assubay olma hayali gibi bekleyip hayal edeceksin! Zor iş be! Bu yazıdan sonra herhalde ben hiçbir zaman giremem ya neyse!!!

* Peki çok mu önemli tüm bunlar? Tabi ki hayır. Bu portalda paylaşılan yazılar sadece blogçulara değil tüm internet alemindeki nettaşlara ulaşıyor. Yani yazılar herkese açık!  Önemli olan blogçunun yazmak istediklerini özgürce yazabilmesidir. Ötesi laf-ı güzaf!

* Olumlu yada olumsuz yorumlar ise gerekli ve elzemdir. Eleştri şarttır. Hatta otokritik en önemlisidir. Daha güzel yazılar yazmak ve geliştirmek için tüm bunlar şarttır.

* Bu yazıyı niye yazdım peki? İnanın kötü bir niyet yok. Sadece 75 günlük süreçte bazı tespitlerde bulundum naçizane, ondan dolayı. Doğrudur, yanlıştır orası okuyucuya kalmış birşey. Bu yazıya karşı duranlar olacaktır. Doğal! İnsan doğasının gereğidir bu! Ama destek verenler de olacaktır. Bu da doğal!  Ama burada olmamızın bir nedeni var: Fikirlerimizi paylaşmak! Beynimizdekileri kaleme döküp başkalarıyla paylaşmak. Bende fikirlerimi paylaşmak istedim, o kadar.

Burada zümre, kast gibi kavramları yazarken % 100 genelleme yapılmamıştır. Herkes böyledir diye birşey yok. Sadece böyle bir olgunun dikkatimi çektiğini belirtmeliyim.

Yine de eski olsun yeni olsun tüm blogçu -ve blogçu olmayanlara da tabi- arkadaşlara yada yazma emekçilerine sevgi ve saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eski yeni kavramı hala sürüyor demek :-) Yorum yazmaya gelince, benim de bir zamanlar yadırgadığım bu durumu şimdi yakın arkadaşların birbirine söz yetiştirmesi ya da söyleşmesi olarak değerlendiriyorum. Blog son derece kişisel bir yazı türü olduğu için dostların da birbirine dilediği gibi yorum ve yanıt yazma (hatta geyik yapma) hakkı olmalı. Burayı düzene sokma çabası hiç bitmeyecek görünüyor: aba altından sopa göstermeler, inceden ya da kalın ayar verme çabaları, blog editörlerine ne olacak buranın durumu çığlıkları... Bence yazılarınıza odaklanın ve kendinizi daha da ileriye götürmeye bakın. Yorum geldiğinde (yanlış anlama ya da anlık tepki verme olasılığına karşı)yanıt vermeden önce birkaç kez okuyun. Ben hep öyle yaptım. Şimdi kitap yazma hedefim var. Yaşasın yazmak ve oku(n)mak! :-) Aramıza hoş geldiniz.

Güz Özlemi 
 27.08.2014 14:24
Cevap :
İlginç. Uzun zamandır böyle bir durum var ve demek beni siz, anlayabiliyorsunuz. Sizin gibi blogçular sayesinde yanılmadığımı anlıyorum. Ama dediğiniz gibi herkes istediğini okur, istediğini yorumlar. Yazmak bu işin en keyifli yanı! Gerisi teferruat! Yorumunuz için teşekkür eder, saygılar sunarım.  27.08.2014 19:50
 

Rıfat Bey...Ben dahil bloğunuza 9 yorum yapılmış; 8'ine yanıt vermişsiniz, ama beni "es" geçmişsiniz. Bu sizden mi kaynaklanıyor; yoksa blok sisteminden kaynaklanan teknik bir hata mı? Bunu bilmek isterim...Selamlar.

cdenizkent 
 26.08.2014 0:02
Cevap :
Sayın Hocam estağfurullah! Tam 6-7 kere o günden beri yorum yazdım bir çoğu 2-3 gün sonra düştü ekrana size cevabım bir türlü düşmedi. Dün gece yine denedim valla tekniğin kusuru. Sizler gibi değerli kişilerin yorumları bana kuvvet ve azim veriyorken yanıt vermeme gibi nir lüksüm olamaz. Tekrar saygılar Hocam.  26.08.2014 13:26
 

BENİM DE TESPİTLERİM VAR: 1. Kast-zümre vs. olduğunu sanmıyorum, varsa bile bunun kime, ne faydası olabilir? 2. İki buçuk ayda 840 "tıklama" sayısı oldukça başarılı... Tebrik ederim. 3. Aldığınız yorum sayısı, genellikle yaptığınız yorum sayısına paraleldir. Gönderdiğiniz yorum sayısını yazmamışsınız! 4. Sizinle tanışma güzel... İrtibatı koparmayalım... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 25.08.2014 12:57
Cevap :
Sayın Cengiz, sizi ben daha önceden takip ediyordum zaten. Sanırım size yorumlarım da var! Ama ben karşılık bulmak için yorum yazmak istemiyorum. Aslında bu nokta -karşılıklı yorum olayında- yazıda yakındıklarımdan biri. Teşekkürler. Saygılarımla.  25.08.2014 18:23
 

Kardeş zümrüt grup varsa bizde altın grup oluruz... Yazdıklarında çok haklısın. Ama önemli olan burada olmaktır. Ve günü gelir hayallerini hedefini gerçekleştirmendir. Doğru cve adam gibi yaz sen de gerisi gelir! Doğrular kaybetmez bilirsin ama kazanmaları da zaman alıyor. Burada bir atmalı kalpler... Nerede herkes kendi telaşında.

Mehmet Beyazıt ATEŞ 
 25.08.2014 11:18
Cevap :
Haklısınız. Önemli olan kafamızdakileri özgürce yazabilmektir. Saygılarımla.  25.08.2014 18:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 167
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 7771
Kayıt tarihi
: 14.05.14
 
 

Kamu yönetimi ve sosyoloji öğrenimi... Tarih bölümüyle devam eden öğrencilik... Siyasetbilim, top..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster