Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
439
 

Milyonlarca Mum Aydınlatamasa da Cinayetini, Işığınla Halâ Gözlerim Kamaşıyor Uğur'um!

Milyonlarca Mum Aydınlatamasa da Cinayetini, Işığınla Halâ Gözlerim Kamaşıyor Uğur'um!
 

Sevgili Uğur,  

Senden sonra yakılan milyonlarca mum ışığı bile suikastini aydınlatmaya yetmedi. 18 yıl oldu ardından sevda türküleri söylediğimiz. 11 hükümet geldi geçti biz halâ bekliyoruz... Sen çok iyi bilirsin ki inanmışlığın, adanmışlığın bedeli çok ağır olur!Ödenecek bedel ölüm bile olsa o uğurda can vermeye değer! 

Bu gün görüyorum ki hangi dosyaya el atmış, hangi konuya işaret etmişsen geçen süreç içerisinde değil çözümlenmek, içinden çıkılmaz bir hal almış. “Uğur Mumcu yazmıştı.” dediğimiz o denli çok şey var ki geçmişin tozlu raflarında unutulup kalmayan… 

Sen halkını çok severdin Uğur’um. Şaka gibi vedanın ardından sokaklara dökülenler, uğrunda can verdiğin davalar için parmağını bile oynatmıyor artık. Aşık olduğun mesleğini yapan “bazı dönekler”, senin “Rabıta” isimli kitabında kaleme aldığın; tarikatlar, cemaatler ve şeriat örgütleri ile iş birliği içindeler. 

Gözlüklü, ekose kaşkollu, gülen yüzlü “Dev adam’a” yakıştıramadım hunharca katliamı! Aylarca “Uğurlar Olsun Uğur’um” diye gözyaşı döktüm… Uğurlar olsun! 

Unutmak istesem de unutamadım “Civar apartmanlara sıçrayan kan lekelerini, parçalanmış iç organlarını…” yerde duran ayakkabın, kırılan gözlük çerçeven gitmedi gözümün önünden… 

“Namus borcumuz” diyenler, senin cesaretini gösterip gidemedi üzerlerine…Amerika’nın, Rusya’nın, hiçbir süper gücün, üzerinde etkili olmadığı bir Türkiye hayalin vardı… 30 Ekim 1978 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde sesleniyordun; 

“Temelinde bağımsızlık harcı yatan Cumhuriyetimiz, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra emperyalistlerin ahtapot kollarına teslim edilmiştir. Öyle bir teslimiyettir ki yeraltı zenginliklerimiz çokuluslu şirketlerin emrindedir; öyle bir teslimiyettir ki, petrol, maden ve yabancı sermaye yasaları yabancı uzmanlarca hazırlanmıştır; öyle bir teslimiyettir ki, ülke topraklarının bir bölümü üs adı altında başka devletin genelkurmayına armağan edilmiştir; öyle bir teslimiyettir ki, ordumuzun silahları, araç ve gereçleri okyanus ötesi ülkelerin buyruklarına bağlanmıştır..." 

33 yıl önce kaleminden yankılanan ses bu gün unutuldu Uğur’um! Çocuklarımız doğduğunda dolar bazında borçlu geliyor Dünya’ya! Emperyalistler bir karış toprağımıza dahi göz dikti bu gün… 

25 Haziran 1979’da çok sevdiğin köşenden ettiğin feryat, bu gün benim de dilimden hiç düşmüyor Uğur’um. “Nerede 'Kuva-yi Milliye ruhu', nerede ?! Nerede boz kalpaklı devrimcilerin 'istiklal-i tam' inançları, nerede?!” 

Bu gün ortalık toz duman. Siyasetçiler, gazeteciler, yazar- çizerler, aydınlar, herkes seni anlatıyor. Anma törenlerinde boy gösteriyor. Seni içinden doğru seven ben ve benim gibilere seni tarif ediyor… Esefle dinliyor, sana dönüyorum…30 Ağustos 1979 tarihli yazında diyorsun ki; 

“Bizim ulusal bilincimiz Kurtuluş Savaşımızın kan ve ateş kokan hamuru ile yoğrulmuştur.Cumhuriyetimiz’in kökeninde antiemperyalist bir kavganın kutsal isyanı yatmaktadır. Kökeninde böylesine görkemli bir Kurtuluş Savaşı yatan bu yiğit ulus, ne yazık ve acıdır ki, İkinci Dünya Savaşı'nın ertesinde uluslararası kapitalizmin ahtapot kolları arasında, yoksul, geri kalmış ve bağımlı bir ülke halkı olarak kalmaya mahkûm edilmiştir.Mustafa Kemal'in ulusal bağımsızlıktan kaynaklanan ödün vermez devrimciliği, yerini NATO'cu, IMF'ci uzlaşma rejimine, 'Amerikan mandacılığına' ve uyduculuğuna bırakmıştır ." 

Uğur Mumcu, 21. Temmuz 1983’te Kurtuluş Savaşı ruhunu anlayamayanlara bir kez daha sesleniyordu. 

"Türkiye, emperyalizmin bu eskimiş kirli oyununu dün olduğu gibi bugün de elbet tarihin çöplüğüne atmasını bilecektir.Bu 'kurt kapanı' karşısında Kurtuluş Savaşımızın o kutsal 'Kuva-yi Milliye ruhunu' diriltmek, Atatürk'ün 'tam bağımsızlık' inanç ve siyasetini bir bayrak gibi dalgalandırmak tek seçenektir. Emperyalisti yenecek güç ulusal birlikten geçer. Bu oyunları tek tek aydınlığa çıkaracak ve ulusça üstesinden geleceğiz.Yeter ki, ' tam bağımsızlık' ruhunu ve bilincini yeniden diriltelim ve 'Kuva-yi Milliye türkülerin de ulusça bir araya gelelim..." 

Sevgili Uğur, ne yazık ki ikinci bir Uğur Mumcu gelmedi Türkiye’me. Yarım kalan araştırmaların dahi ışık tutuyor bu güne. 

Aydınlık düşüncenin, çıkarsız solukların, satılmamış kalemlerin, davasına inanmışların, Kemalist düşünenlerin, özgürlükçü, hukuka inanmış , yurt sevgisi uğruna hiçbir fedakârlıktan kaçınmayanların; kalemi, sesi, ağabeyi, kardeşi olmuş hakiki bir yurt sever, Ata’sına lâyik bir vatan evlâdıydın! 

Dün senin soluğunu kesenler, bu gün Silivri toplama kampındakilerin kalemini susturdu. Yaşıyor olabilseydin sen de orada olacaktın! 

Sevgili Uğur, seni kaybetmenin acısı ilk gün ki gibi yüreğimde.Ama ışığın öylesine parlak ki her yıl 24 Ocak’ta yeniden kamaştırıyor gözlerimi. Sahte olmayan düşüncelerinde ruhunun asaletini görüyorum. Söylenmeyenleri söyleyen özgür kişiliğinde, Kuva-yi Milliye ruhu taşıyan bir vatanseverin gururunu görüyorum. 

Senin rüzgârın estikçe, utanmak yerine bundan çıkar elde etmeye çalışanları gördükçe; büyük mutlulukları hak ettiğini düşündüğün insanların, senin yanında ne kadar küçüldüğünü görüyorum. 

Dün vardın, bu gün de varsın, yarın da olacaksın... 

Kabrin nurlarla dolsun. Tanrı sana yakın, mekanın cennet olsun. 

Saygıyla eğiliyor, dualarımı gönderiyorum. 

24. Ocak. 2011 

Nurcan Çelik Yalun 

Ali Özdemir bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nurcan hanım merhaba, ellerinize sağlık, çok duygulu bir yazı olmuş. Uğur Mumcu basının onurlu bir üyesi olarak hep yaşayacak; ama kalemini satarak villalarda yaşayan bazı "dönekler"in ileride isimleri dahi hatırlanmayacak! Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy gibi birçok aydınımız, bilinçli olarak seçildiler; zira onlar ABD'nin "yol haritası"nın önünde birer engeldiler ve onları parayla ya da başka bir yolla satın alabilmek de mümkün değildi; o yüzden de katledildiler... Mekanları cennet olsun. Saygılar, selamlar.

Ali Özdemir 
 26.01.2011 1:38
Cevap :
Duyarlılığınız için çok teşekkür ediyorum efendim. Emperyalizmin , siyasallaşmış İslâm'ın, terörün ve terör odaklarının kovanına çomak sokan kim varsa; karşısında durup Kemalizm'i savunuyor, doğruları anlatıyorsa vatan haini ilân edilip, cezalandırıldı bu güne kadar. Bundan sonra da değişmeyecek. Uğur Mumcu bir "Halk kahramanıydı." Rahmetle anıyor, onu çok özlüyoruz. Esen kalın efendim. Saygıyla,selâmla.  26.01.2011 12:38
 

Burukluk, iç ezilmesi, acı, pişmanlık, hınç, özlem, çaresizlik... Şu an hissettiğim duygu yumağının ögeleri hepsi de... Verdiği aydınlığın ışığı içinde yaşayacaktır hep. Anısına saygıyla... Selamla... MS

Mehmet Sağlam 
 26.01.2011 1:30
Cevap :
Tüm duygularınızı paylaşıyorum. Bu gün bir sitede kısa metrajlı bir film izledim. Güven Kıraç Uğur Mumcu'yu, Emre Kınay Zülfü Livaneli'yi oynamış. Farkında olmadan kendi ağıdına ağlıyor:(( 1993 yılında onu uğurlarken söylediğimiz "Yiğidim aslanım burda yatıyor..." Duyarlı kişiliğiniz için teşekkür ediyorum efendim. Saygıyla.  26.01.2011 2:01
 

O kadar güzel yazmışsınız ki duygulanarak okudum.Ellerinize sağlık.Esenlik dileklerimle...

yurttabirgül 
 25.01.2011 18:34
Cevap :
Onu anlatmaya ne kelimeler yeter ne de o cümlelere sığar. Onun inandıklarına inanarak, savunduklarına sahip çıkarakyaşatabiliriz Uğur Mumcu'yu. Ancak görüyorum ki vefa duygumuz hepten yok olmuş... Bu yazının başlığını UĞUR MUMCU VE SEX diye atsaydım okur sayısı şu an 33 kişi olmayacaktı. Yazılarımın okur sayısı ile hiç ilgilenmem. Ama bu insan çok özeldi...Size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Duygularımı paylaştınız, birlikte andık onu. Aydınlık ve mutlu kalınız. Saygıyla efendim. Nurcan Çelik Yalun  25.01.2011 23:29
 

Yakın tarihimizin yetiştirdiği en önemli devrimciydi. Onun ruhu şad, bizim başımız sağ olsun. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 25.01.2011 12:57
Cevap :
Duygularımı paylaşıp, onu andığınız için teşekkürü borç biliyorum Osman Bey. Çağın aydınlık aydınlarından biriydi o...Yeri dolmayacak. Hepimizin başı sağolsun, mekânı cennet olsun. Saygılar sunuyorum efendim.  25.01.2011 23:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster