Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '15

     
    Kategori
    Mimarlık
    Okunma Sayısı
    2432
     

    Mimaride süreklilik

    Mimaride süreklilik
     

    Mimaride süreklilik kavramı yerel mimarinin sürdürülebilir olmasının destekçisidir. Bu bağlamda geleneksel mimari yerel mimariyi anlamamızda bir yol gösterici görevi üstlenmektedir. Geleneksel mimarinin toplumsal normlar ile kendiliğinden geliştiği göz önünde bulundurulursa, geleneksel mimari geçmişi anlamada bize yardımcı olacaktır.
     
    Geleneksel olan mimari uygulamaların hangi gerekçeler ile tasarlandığı tespit edilmeli ve sadece akılcı yaklaşımlar referans alınmalıdır. Bu bağlamda, geleneksel mimariyi, günümüz çağdaş mimari yaklaşımlarının içinde irdelemenin geçerli ve kalıcı nedenleri olacaktır. Modern Mimarlık Hareketi ile başlayıp, Uluslararası Mimari Üslup (International Style) haline gelerek kalıplaşan mimari yaklaşım, kentlerde 1950'li yıllardan itibaren kimlik problemini sorgulatan bir kavram haline gelmiştir.
     
    Doğuda ve Batıda, Modernizm'in yarattığı kimliksizleşmeye bir çare bulabilmek amacıyla 60'lı yıllardan itibaren, geleneksel mimarinin günümüze nasıl uyum sağlayabileceği soruları araştırılmaya açılmış ve bu tartışmalar günümüze değin süregelmiştir. Bu tartışmalara yanıt aramak için bir araç olarak kullanılan geleneksel mimari, biçimsel olarak taklit edilmiş, bu uygulamalar eleştirilmiş ve mimari anlam bu noktada problematik olarak tanımlanmıştır. Ancak geçmişle anlamsal bağ kurma olgusu 1975'lere kadar kuramsal çalışma niteliğinde kalmış ve güncel duruma uyarlama noktasında uygulamalar yetersiz kalmıştır.
     
    Türkiye de ise Birinci ve İkinci Ulusal Mimarlık Akımlarıyla birlikte başlayan geleneksel mimariyi, Mimaride Süreklilik modeli için referans alan uygulamalar, 60'lı yıllardan itibaren tekrar ivme kazanmıştır. Bazı Türk mimarlar da geleneksel ve modern seçimleri ile evrensel kaygılarla üretme eğiliminde olmuşlardır, bu yaklaşım Türkiye'de çoğulcu bir ortam yaratmış ve geleneksel olanın çağdaş bir biçimde ele alınmasını daha karmaşık bir hale getirmiştir.
     
    Çağdaş mimarlık pek çok parametrik gereksinimlerin yanı sıra öncelikli olarak insan gereksinimlerini ve yaşam gereklerini karşılar. Bu nedenle, yeterli mekan yaratma, işlevsel, nesnel ve akılcı bir düzenleme, birey için yaşanılır bir mekan yaratmayı sağlar. Çağdaş mimari tasarım sürecinde, süreklilik kavramını öngörmek, geçmişin bilgisinin günümüze akılcı yaklaşımlar ile taşınmasıyla mümkün olabilir. 
     
    Mimarlıkta süreklilikten bahsedebilmek için tasarımın süreçlerinin geçmişle kurduğu ilişkiyi anlamak gerekmektedir. Zihni sıfır hafızaya aldıkları zaman yeni sözler söylemenin mümkün olacağını düşünen mimarları şöyle değerlendirir. Bilinçaltımıza yerleşen tüm söylemler tasarım sürecinde gerek farkındalık ile gerek farkında olmadan açığa çıkarlar. Bilinçli ve bilinç dışı uygulamalar belli bir akıma hizmet etmeden ve koşullanmadan da yerel mimarinin anlamsal içeriğini açığa çıkarmayı olanaklı kılar. Bu bağlamda tasarıma sıfır hafıza ile başlama olgusu, teorik olarak mümkün görünmez ama geçmiş bilginin yönlendirici etkisine maruz kalmadan, var olan her parametre ile yeni birlik oluşturma çabasını temsil eder. Aldo Rossi ''Autobiografica Scientifica'' kitabında geçmişinden bu yana gördüğü, deneyimlediği ve içselleştirdiği nesneleri sıralar ve tüm bunları sonraki yıllarda yaptığı tasarımlarda nasıl dışa vurduğunu aktarır. Mimar olsun veya olmasın her birey çocukluğundan beri gözlemlediklerini biriktirerek bir bilinçaltı deposu oluşturur ve mimari yapıları kendi depolarındaki veriler ile kıyaslayarak algılarlar. Dolayısı ile tasarım verilerini yönlendiren ve yerel verileri istem dışı
    uygulatan şey toplumsal ve bireysel belleklerdir. Belleğimizde yer eden tüm bu verilerin yeni olan her süreçte sıfırdan ele alınıp çağdaş olana uygulanması, akılcı yaklaşımların ve tekniklerin yöntem olarak izlenmesi ile sonuçlandığı zaman, insan ve yapı arası anlamsal bir süreklilik oluşturmak mümkün olacaktır.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 2432
    Kayıt tarihi
    : 23.04.15
     
     

    Galatasaray Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi, Re/Max ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster