Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '07

 
Kategori
Mimarlık
Okunma Sayısı
2227
 

Mimarsinan’ın 400 sene sonraya cözüm üreten sorumluluk duygusu...

Mimarsinan’ın 400 sene sonraya cözüm üreten sorumluluk duygusu...
 

Koca Mimarsinan verdiği ölümsüz eserlerle ve bu muhteşem eserlerin günümüze kadar gelmesinin kendisinin bu muhteşem eserleri yaparken yüz yıllar sonrasını düşünmesi ve bu amaçla yaptıklarını görürken günümüz de ise yapılan binaların içinde insanlarla birlikte çökmesi ne kadar düşündürücüdür.

Mimar Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, yedi darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, üç darüşşifa (hastane), beş su yolu, sekiz köprü, 20 kervansaray, 36 saray, sekiz mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 364 eser vermiştir. Bu eserleri yaparken nasıl bir düşünce tarzı ve nasıl bir eser ki bunları üretirken yüzyıllar sonraki sorunnun çözümünüde üretmiş.

"Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebası Cami'nin 1990'li yillarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı şöyle anlatmıştı.

Cami bahçesini cevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini ögrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu.

Kemerleri nasil restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp cakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

Kalıbı söktük. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden cıkardığımızda hayretle iki taşin birleşme noktasında olan silindirik bir boşluga yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde durulmus beyaz bir kagit vardi. Şişeyi acıp kağida baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafindan yazılmıştı. Şunlari söylüyordu. " Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklasık 400 senedir. Bu müddet zarfinda bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de degişeceğinden bu kemeri nasil yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasil inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum. "

Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolunun neresinden getirttiklerini söylerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği cabanın insan üstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern cagın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniginin degişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kagit ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Süphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir.

Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden cok daha muhteşem olan 400 sene sonraya cözüm ureten sorumluluk duygusudur. İşte bize böyle sorumluluk duygusu olan devlet adamı, yönetici, mimar, mühendisler lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama bu eğitimle de olmuyor sevgili abicim... İnsanın içinden gelmesi gerekiyor... Ve değerlerimizi kaybettikçe bu kültürden de uzaklaşıyoruz çok hızlı bir biçimde... Sevgiyle...

Barış 
 24.06.2007 15:52
Cevap :
Sevgili Barış çok doğru söylüyorsun. İşte bu sorunu çözmek için neler yapabiliriz. Bunun cevabınıda yetkililer ve uzmanlar vermeli ,,sevgilerimle..  26.06.2007 14:14
 

Yazınızı hayretle okudum, doğruluğunda şüphem yok. Çünkü Allah'ın Mimar Sinana bir mucizesi bu, herkeze nasip olmayacak bir yetenek. Böyle biri bunuda düşünmüştür elbet. Tabi sonuca geleyim, Sorumluluk duygusu bir yetenek değil, eğitimle ve örnek olmakla sahip olabileceğimiz bir erdem. Güzel bir yazıydı, saygılarımla.

Işıl 
 16.05.2007 10:11
Cevap :
Sevgili Işıl çok dığru söyledin. Sorumluluk duygusu ve bunun için eğitim çok önemli..çok teşekkür ederim. kendine iyi bak sevgi ve saygılarımla..  16.05.2007 17:11
 

Bu konunun anlatıldığı bir mail geldi iş arkadaşıma, o da bana okuttu. İnanmadım. Bu bir şehir efsanesidir dedim. Blogda yazdıklarınıza göz atarken tesadüf bu konuyu işlediğinizi gördüm. Siz bu olayın doğru olduğuna eminmisiniz? Duygusal olarak bunun olmuş olmasını elbette ben de çok isterdim fakat hala inanamıyorum. Ben inşaat mühendisiyim. Elinizde bu olayı doğrulayan somut bir bilgi varsa ve paylaşırsanız çok sevineceğim. Saygı ve sevgiyle...

yeşilsoğan 
 13.05.2007 15:16
Cevap :
Değeri Yeşilsoğan Bende internetteki yazıdan esinlendim, ama bu olay tv'de çıkmış ve caminin resterasyonu ile ilgili çalışmada ortaya çıktığı için bukadar şehir efsanesi olcağını sanmıyorum.ama yine sizin için etraflıca bir araştırma yapıp yayınlamaya çalışacağım. Saygıarımla..  13.05.2007 15:33
 

Bu sorumluluk duygusu "bencil olmamayı" gerektiriyor... Oysa günümüzde -maalesef- sadece günü ve kendini kurtarabilme düşüncesi hakim. Mutlukalın:)

madamex 
 09.05.2007 12:56
Cevap :
Ne güzel söyldiniz, ben değil, biz olmalıyız.Ama sorumluluğu hissetmek istemeyen günü kurtarmayla kendini kazançlı sanan insanlar yerine, sorumluluğu hissedecek, dürüst insanlara ihityacımız var.Kendine iyi bak enderin sevgi ve saygılarımla..  09.05.2007 16:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 951
Toplam mesaj
: 311
Ort. okunma sayısı
: 6113
Kayıt tarihi
: 14.06.06
 
 

25.08.1963 İstanbul doğumluyum. A.Ö.F İşletme mezunuyum. 8 sene profesyonel kalecilik yaptım. (Ey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster