Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '11

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
843
 

Minik, tatlı, yumuşacık, sıcacık meleğim

Minik, tatlı, yumuşacık, sıcacık meleğim
 

Meleğim yolda :)


2012 Anneler Günü benim ilk "Anneler Günü"m olacak! Bu özel günümün kutlanması için artık bir sebebim olacak! Artık "Geleceğin anne adayı" olarak değil de, bir "anne" olarak kutlayacak herkes bu günümü!

"İçimde bir canlının büyümesi çok tuhaf bir duygu olur herhalde" diyordum birkaç ay önce. Düşünsenize, içinizde bir bebek; büyümek için size ihtiyaç duyuyor, hep kıpır kıpır, hep capcanlı. Şimdi o duygu bana tuhaf gelmiyor, bu mucizeyi bizzat yaşamak gerekmiş bu duyguyu yadırgamamak için demek ki...

Şimdi yaklaşık on iki haftalık ve altı santimetre büyüklüğünde. Doktora her gidişimizde bir öncekine nazaran ne kadar da hızlı büyüyor! Her seferinde ultrason ile bebeği görmek için sabırsızlanıyoruz ve o gün geldiğinde ise heyecandan, telâştan doktora soracağımız şeyleri unutarak evimize dönüyoruz. Aslında sorulacak o kadar çok soru var ki! Ne de olsa ilk defa böyle bir mucizeyi yaşıyoruz. Merak etmek kaçınılmaz! İki hafta sonra muhtemelen cinsiyetini öğreneceğiz. Kız mı... Erkek mi? Erkek mi... Kız mı? Bir an önce belli olsa da anneannelerim / dedelerim aceleci davranmadan ismini koysak...

Daha ilk günlerden fedakârlık yapmaya başladık bile. Meselâ çok istediğim halde havuzun kaydırağından kaymadım (içim gitti tabi), çok sevdiğim halde iskeleden atlamadım (denize merdivenden inmek çok sıkıcıydı ama buna değerdi), ve daha pek çok şey. Hepsi, ama hepsi; o minicik, pembe ve yumuşak tenli tatlı bebek için. O'na kavuşacağımız güne daha çok var ama hep o günü bekliyoruz.

Şimdilik zaman zaman mide bulantıları, her daim kokulara harşı müthiş bir hassasiyet, ve her zamankinden daha çok uyku isteği ile karşı karşıyayım. Özellikle kokular konusunda tüm zevklerim değişti. Yıllardır severek kullandığım oda spreyi artık içimi kaldırıyor meselâ. Ve soğanın pişerkenki kokusuna bayılırdım ama şimdi iğrenç geliyor. Yeşil kabak içeren her türlü yemeği bayıla bayıla yerdim, ancak şimdi düşüncesi bile midemi bulandırıyor. 

Yorgunluk hissi ise cabası. Özellikle okulda nöbetçi olduğum günler akşamı zor ediyorum ve eve geldiğim anda yatay pozisyonumu alarak vakit kaybetmeden uyuyakalıyorum. Diğer mağduriyetimi ise,  karnım henüz belli olmadığından otobüslerde hiç kimse yer vermediği için ayakta yolculuk ettiğim günlerde yaşıyorum. "Bir an önce büyüse de yer verseler" dediğimde yakınlarım "Bu günler iyi günlerin, çok ararsın valla" gibi serzenişlerde bulunuyorlar. Haklılar tabi, onca yükü o kadar uzun süre taşımak kolay olmasa gerek. Tabi şimdi daha 20 gram ağırlığı var; mantıken bu kadar çabuk yorulmamam gerek; fakat aldığım besinleri emmesinin yanında tüm enerjimi de emiyormuş uzmanların dediğine göre. Daha neler göreceğiz bakalım :)

İlerleyen zamanlarla ilgili merak ettiğim o kadar çok şey var ki! Karnım ne kadar büyüyecek, kaç kilo alacağım (gerçi midem bu şekilde sorun çıkarmaya devam ederse kilo milo alamam da), sonra o aldığım kiloları nasıl vereceğim gibi pek çok soru var aklımda. Bebeğin sağlığıyla ilgili hiçbir endişem yok; çünkü aklıma kötü şeyler getirmemekte kararlıyım. Her şeyin iyi olacağını düşünürsem her şey iyi olacak gibi bir inancım var. Bazıları gibi "Ay ense kalınlığı ne kadar, aman test sonuçları nasıl çıkacak, vay erken doğarsa, ya kanama geçirirsem, ay down sendromu riski varsa" gibi düşünceler aklıma bile gelmiyor; sadece hareketlerime ve beslenmeme dikkat etmeye çalışıyorum; o da önlem olarak. 

Nisan ortaları gibi kucağımıza alacağımız o minik, pespembe ayak topukları, yumuk yumuk elleri, mısır taneleri kadar küçük ayak parmakları, kadife gibi teni olan o yumurcak şimdilik bulunduğu yerde çok mutlu ve güvende. Şimdilik hissetmesem bile hep hareket halinde. Acaba nasıl bir siması, nasıl bir ses tonu, nasıl bir kişiliği olacak... Vaktinde doğarsa Koç burcu olacak benim gibi. Bakalım benim kadar inatçı ve dik kafalı olacak mı? Bakalım hangimiz daha baskın çıkacağız merakla bekliyorum :) 

Evet, 2012 yılının mayısının 2. pazar günü benim için her zamankinden daha anlamlı olacak. O gün benim ilk "Anneler Günü"m olacak!!!

 

<özlem ulugöl="">

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dilerim gebeliği,lohusalığı ve anneliği içinize sindirerek ve tüm keyfiyle yaşarsınız. 5 yıl önce benzer duyguları yaşamış bir anne olarak, ablaca öneri ve öğütlerde bulunacak değilim. Şimdi, bana "Allah kurtarsın" diyenleri; onca sıkıntı, zahmet, acı ve fedakarlıktan sonra tam rahata ermişken, yine anne olmak isteyenleri gayet iyi anlıyorum.:)

Gülçin Erşen 
 05.01.2012 15:09
Cevap :
Teşekkürler yorumunuz ve iyi dilekleriniz için. Uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum size ve çocuğunuza...  06.01.2012 13:15
 

Bir de doğduğunda, hatta ilk yaşıan geldiğinde görün :-) Çocuk bambaşka bir şey, anne baba olmayan için düşlemesi bile güç. Gerçekten bir mucize. Ona sarıldığınız, kokladığınız, öptüğünüz zaman yaşam farklı bir anlam kazanıyor. Şimdiden sağlıklı ve kısmetli bir bebek olmasını diliyorum.

Güz Özlemi 
 03.10.2011 11:06
Cevap :
Sarılmak, koklamak, öpmek.. Daha bu kelimelere rastlayınca bile ağzımda kocaman bir gülümseme oluştu. Bir de gerçekleşse ne hale gelirim acaba :) Teşekkür ederim değerli yorumunuz için.  03.10.2011 20:57
 

tebrik ediyorum...Eminim müthiş bir anne olacaksınız. Duygularınızı da çok güzel ifade etmişsiniz:)

Devrim Atılkan 
 03.10.2011 0:05
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Müthiş bir anne olmak için elimden geleni yapmalıyım, En az benim annem kadar müthiş bir anne olmalıyım :)   03.10.2011 20:58
 

Merhaba, Ne güzel bir duygudur "Anne" olmak, anlatılması zor yaşanılası bir durum. Size bebeğinizle birlikte mutlu bir aile yaşantısı temenni ediyorum.Umarım sağlık ve huzur içerisinde bu dönemi geçirirsiniz ve o pembe topuklu bebeği sağlıkla kucaklarsınız inşallah.Bu arada kendisi anne olamadığı halde sahipsiz çocukları evlat edinerek onlara annelik yapan, bir yuva veren saygıdeğer anneleri de kutluyorum...Onlar da gerçek bir annedir...Mutlu kalın...:)

Ayşegül HAYVAR 
 01.10.2011 22:06
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum. Evlat edinip kimsesiz çocuklara annelik yapanları hiçbir zaman unutmamak lazım. Onların sevabı apayrı tabi. Pembe topukları sabırsızlıkla bekliyorum! Sevgiler  01.10.2011 22:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1895
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster