Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
60
 

Minik bedendeki koca yürek

Bilirsiniz öğrencilik halini. Çoğu zaman üstünüzde eve dönüş yol parasından başka bir birikiminiz olmaz. Yeri gelir arkadaşlarınızla bir simidi bölüşürsünüz. Yeri gelir bir kase çorbayla bir ekmek bitirirsiniz. Artık işi çözmeye başlayan esnaf çorbadan değil de yediğimiz ekmekten para alır olmuş...

Arkadaşımla bu günlerden birindeydik ve dershaneye gidiyorduk. Yapılan harcamalardan, yersiz israflarımızdan bahsediyorduk. Bu esnada dershanemizin çevresinde ki çok sayıda Suriyeli çocuklardan bir tanesi yanımıza geldi. Diğer agresif, öfkeli, insanları suçlarcasına bakışlar saçan akranlarının aksine sevgi dolu, her şeye rağmen gözlerinin içi gülen bir çocuktu bu. Nazikçe elindeki peçetelerden birini uzattı. Ve 'almak ister misiniz? ' dedi. Arkadaşım, konuştuğumuz konu üzerine bu ufaklık gelince hiç düşünmeden ' Eve dönüş paramız bile yok o yüzden alamayız ' dedi. Bir an duraksadı. Bir şeyler düşündüğü her halinden belliydi. Daha sonra elini cebine attı. bütün parasını çıkardı ve saymaya başladı. Bizde şaşkınlıkla arkadaşımla birbirimize bakıyor, ne yapacağını bekliyorduk. Parasını saydıktan sonra yarısını ' Al abla ' diyerek o minicik elleriyle uzattı. Biz daha da şaşırdık. Sonuçta borç olarak da vermiyordu. Bizi bir daha göreceğinin garantisi bile yoktu ama o hiç şüphe etmeden bize parasını uzattı. Arkadaşım, ne yapacağını merak ettiğinden parayı aldı ve vereceği tepkiyi merak etti. Biz parayı alınca yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Sonra ufak bir sohbet ettik. Mahmutbey'de bir dükkanda 16 kişi kaldıklarını, tüm kardeşlerinin de kendi gibi çalıştıklarını söyledi. Arkadaşım parasını geri verdi. Almamız için üsteledi.. Biz ise teşekkür edip vedalaştık.

Sonra düşündüm. Ne kadar bencil olduğumuzu.. Şükretmeyi unuttuğumuzu düşündüm. Hep daha fazlasını istediğimiz için elimizdekilerle mutlu olmayı unuttuğumuzu düşündüm. Belki izleyenleriniz olmuştur. Bir kafeye gidip aç olduğunu söyleyerek bir dilim pizza isteyen gence oturanlardan hiç biri yardım etmezken, sokakta yaşayan, açlığın ne demek olduğunu bilen biri yemeğini onla paylaşıyor.

Belki bizlerde açlığın, yoksulluğun ne demek olduğunu bilseydik, o küçük çocuklardan üstü başı kirli diye kaçmak yerine o kirli kıyafetlerin altındaki temiz yürekleri, kirli ön yargılarımızı yıkıp görebilseydik bizlerde bu insanlar kadar cömert olabilirdik.

Bu yaşadığım olaydan çıkartabildiğim tek güzel sonuç ise; bu dünyanın kirletemediği, çirkinleştiremediği yüreklerin hala bir yerlerde var olması... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 819
Kayıt tarihi
: 23.01.12
 
 

Merhaba... Öğrenciyim. Gülmeyi ve güldürmeyi seven, kimine göre saf, kimine göre kurnaz (!) ama ö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster