Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '09

 
Kategori
Çocuklar ve ilkler
Okunma Sayısı
1072
 

Minik çocuk!

Minik çocuk!
 

Gazze'de bir çocuk


Minik!
Minik çocuk!
Sen hiç dondurma yedin mi?
Dondurma gördün mü sen hiç minik çocuk?
Görmedin mi?
Tadını bilir misin?
Yoksa dondurma “ne mi” diyorsun?
“Canım çok yanıyor mu” diyorsun?
Ağlamak mı istiyorsun?
Ağla o zaman.
Ne duruyorsun.
Ağlayacak gücün var mı?
Göz pınarlarında yaş kaldı mı?
Var mı göz pınarlarında yaş?
Yoksa kurudu mu?
Hişt çocuk.
Baksana.
Minik çocuk!
Sana bir şey soracağım.
Sen hiç güzel gün gördün mü?
Güzel gün nedir?
Bilir misin?
Biliyorum!
Biliyorum işte ben güzel günün ne olduğunu, ama sen bilmiyorsun.
Sen bombaları biliyorsun.
Okulu biliyor musun?
Sen tanktan, silahtan, mermiden ve bombadan başka bir şey gördün mü hiç minik çocuk?
Ben hiç görmedim biliyor musun silah.
Mermi nasıl bir şeydir bilmiyorum.
Bomba nasıl bir şeydir?
Orta yaşı geçeli çok oldu.
Ama sen benden daha çok şey biliyorsun.
Eminim.
Acının ne olduğunu bilmeyen yaşadım diyebilir mi?
Sen acının ne olduğunu biliyorsun.
Denize girmenin ne olduğunu bilmiyorsun ama, gökyüzünden yağan yağmur misali mermilerin ne olduğunu biliyorsun.
Hişt, minik çocuk!
Baksana.
Sen bana hayatı öğretir misin?
Öğret bana hayatı.
Korkunun ne olduğunu öğret.
Ben misket bilirim minik çocuk, ama senin bildiğin misketlerden değildir benim bildiğim misket.
Ben oyun misketini bilirim.
Sen hiç topaç çevirdin mi?
Sahi, topaç’ın ne olduğunu bilir misin?

Hişt, minik çocuk, seni gördüğüm de canım çok yanıyor biliyor musun?
Senin ağlayan gözlerine bakamıyorum bile.
Senin canının yanmasına dayanamıyorum.
Elim de değil.
Bakma bana öyle.
Ne olursun bakma ufaklık.
Dayanamıyorum.
Biliyorum sen de tadına bakmak isterdin çikolatanın.
Bakma bana öyle hüzünlü.
Oyunlar oynamak istediğini biliyorum.
Biliyorum, senin de tiril tiril gökyüzüne bakıp, derin bir nefes almak istediğini.
Gözlerini yumup, hayallere dalmak istediğini biliyorum.
Biliyorum dolu dolu ıslık çalmak istediğini.
Çayırın üzerin de ufka bakıp, takla atmak istediğini biliyorum.
Hanımeli kokusunu ciğerlerine çekmek istediğini biliyorum.
Ve ben senin hayallerin karşısında çaresizliğe düşüyorum.
Ne olur anla beni.
Gökyüzünü uçurtmalarla doldurmak istediğini biliyorum.
Denize girmek istediğini biliyorum.
Rengârenk oyuncaklar istediğini biliyorum.
Minik mini minnacık arabaları koleksiyon yapmak istiyorsun.
Biliyorum.

“Yok mu” diyorsun?
“Ben yaşamak mı istiyorum” diyorsun?
“Ben çikolata istemem mi” diyorsun?
“Annemin kucağında uyumak isterim mi” diyorsun?

Minik çocuk öyle söyleme!
Canım çok acıyor.
Seni gördükçe canım çok acıyor.
Seni izledikçe.
Hüznüne tanık oldukça canım çok acıyor.
Anla beni.

Minik çocuk
Senin renkli camdaki yüzüne bakamıyorum bile.
Utancımdan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1118
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster