Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
927
 

Minimalizm üzerine

Minimalizm üzerine
 

Minimalizm


“Minimalizm” aslında bir sanat akımı olarak başlamış  fakat hayatın kendini de içine alan bir dünya görüşü olarak sürüp gitmiştir.
 
Bazı sözcükler kendi anlamlarını kendi içinde saklarlar. Minimalism de öyle . Kısaca ve özetle : “Küçük güzeldir; sade güzeldir..” diye açıklanabilecek bir sanat ve hayat anlayışı.
 
Gerçi hiçbir sanat anlayışı tek başına kalmaz, sürmez ; mutlaka onu değişik şekilde yorumlayıp, değişik biçime sokanlar hep olmuştur. Bu yüzden de özgün sanat akımları bir süre sonra  yozlaşmış, değişik şekillerde anlaşılır olmuştur.
 
Böyle bir hayat anlayışı bizim özümüzde de aslında vardır ama varoluş biçim çok farklıdır. Eskilerin anlayışı : “Bir lokma, bir hırka…” bana yeter anlayışıdır. 
 
Anadolu halkı sadelikten yanadır; fazla malda, mülkte gözü yoktur. “Öteki  dünyaya iki metre bezle gideceğiz..” derler , onun için mala, mülke tamah etmeyenlerimiz çoğunluktadır.
 
Diğer yanda bazı insanların gözü doymaz.  “O da lazım olur, bu da lazım olur..” anlayışı içinde biriktirir de biriktirirler… Hiç doymazlar.
 
Aslında Minimalizm, çağdaş sanat ve müzikte, kökeni 1960'lara giden, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır.
 
Bazı edebi şahsiyetlerin Minimalizm akımı hakkındaki sözleri;
 
Karmaşık şeylerin güzel olduğunu düşünmek insanların ortak yanlışıdır. (Descartes)
Sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik anlayışıdır. (Hegel)
Fakirlik, yoksunluk, eksiklik değildir minimalizm; aksine bilinçli bir tercihtir; zor olanı seçmektir, azla çok iş yapmaktır. (Ludwig Mies van der Rohe)
Akla, hem de saf akla hitabeden sadece saf akıl ile haz alınan bir güzelliktir Minimalizm. (Kant)
 
Minimalizm bir bakıma da Uzakdogu kokenli bir tarzdır. Japonların mütevaziligi yada gereksiz şeylerden uzak durmaları olarak nitelenebilir.
 
Bazı insanlar da “O da ilerde lazım olur…Bu da lazım olur…” düşüncesi için de öylesine çok biriktirme eğilimine girerler ki, zaman içinde evleri bir “çöp ev”  olur çıkar. Evde her şey vardır ama arayınca bir şey bulunmaz  ve her şey bir kaos içindedir.
 
Son zamanlarda böyle bazı İngiliz Evlerini seyrediyoruz. Temizlemekle, atmakla bitmiyor evdeki eşyalar. Bunlar genellikle yaşlı, kafa ve hayat dengeleri bozulmuş; kendi içlerine çekilmiş insanların evleridir. Durmadan Toplamak düşüncesi , buna ne denir?
 
Dispozofi ; biriktirme merakının diğer bir adı… Bazıları bilirsiniz gazete veya gazete kupürleri biriktirirler ; bir üç beş yıl değil… Bir ömür boyu biriktirirler. Artık o eve kimse giremez. Özel bir ev olur. Ve bir de bakarsın komşuların yakınmaları ve evden gelen pis kokularla ev polis baskınına uğrar ve evden tonlarca gereksiz gazete, kağıt ve ne ararsan.. çıkar; kamyonlara atılır götürülür çöplüğe… Bu nedir?
 
Bu bir çeşit Obsesif- Kompulsif yada patolojik bir Biriktirme Hastalığıdır; kişi ve çoğu kere çevre için de sorunlu bir davranıştır.  Zamanla kişinin yalnız kendisini değil, ailesini ve konu komşuyu da tedirgin eder.
 
Bu durum “minimal” yaşam anlayışının tam tersini gösterir. Minimalistler hem sanat anlayışlarında hem özel yaşamlarında karmaşıklıktan kaçarlar; sade ve basik olana yönelirler. Basit, sade olanın mutlaka çirkin olması gibi bir ilke kabul edilemez. Nice Minimalistler güzellik yaratmada çağdaşlarıyla yarışa girmişlerdir.
 
“Minimalizm, modern sanat ve müzikte, kökeni 1960'lara giden, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. ABC sanatı, minimal sanat gibi terimlerle de anılır. Bu alandaki önemli isimler arasında Carl Andre, Sol LeWitt, Robert Morris, Richard Serra, Donald Judd, Dan Flavin sayılabilir.”(wikipedia)
 
Minimalist bir felsefeyi benimsemenin arkasında yatan ana düşünceler şunlardır:
 
1. Şu özsözü bir yere yazın: “Daha az eşya, daha çok anı”
2. Tarzınızı ve ihtiyaçlarınızı belirleyin.
3.Sık sık dolaplarınızı ve eşyalarınızı gözden geçirin.
4.Listesiz alışverişe çıkmayın.
5. Daha az satın alın, ama daha iyisini alın.
6.Daha çok eşyanızı hediye etmeye bakın.
7.Hobileriniz için hırslı olmayın.
8.Midenize girenler konusunda da Minimalist olun.
9.Zamanınızı da dikkatli harcayın.
10.Aynı anda birden fazla iş yapmayın.(nil yalçınkaya, onedio,3.7.15)
 
Son olarak; herhalde sahip olduğumuz şeyler için minnettar olmak gerekir.. Çünkü çoğu insanın bizim sahip olduğumuz şeylere sahip olmadığını bilelim.
 
Sonsuz hırsın insan için hiçbir yararı yoktur. Sade bir hayat, sade bir çevre insanın daha iyi düşünmesine yol açar. Ve çevremizdeki kargaşa bizi bir süre sonra strese sokar sonra da depresyona.
 
Kısaca , “az ve öz..” Hem yaşam anlayışımızla; hem de dilimizle..”
 
Biliyorsunuz ve tanıyorsunuz, çok şey söyleyip de hiçbir şey söylemeyenleri. Bazen dinlemek daha iyidir. Ve gülümsemek. Kalın sağlıcakla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sade demek benim için basit anlamı taşıyor...İnsanların sadelik dediklerinde ben basitlikten başka bir şey görmüyorum. Sadede benim aradığım hiçbir şey yok. Bu nedenle karmaşıktan yanayım. Yazı bana hitap etmese de "biriktirme", "fazlalık" "gereksiz" konularında yaptığınız tespitler harika.

Kerim Korkut 
 10.04.2016 11:24
Cevap :
"Sade"yi veya "Karmaşık"ı seçme kişinin öz seçimidir, kimse bir şey diyemez. İlgilendiğiniz için teşekkür ederim Sayın Korkut. Saygılar.  11.04.2016 14:20
 

"Anadolu halkı sadelikten yanadır; fazla malda, mülkte gözü yoktur. “Öteki dünyaya iki metre bezle gideceğiz..” derler , onun için mala, mülke tamah etmeyenlerimiz çoğunluktadır" Buna inanmanıza hayret ettim, üç kuruş için birbirini yiyorlar.

Kerim Korkut 
 10.04.2016 11:16
Cevap :
Bütün bunları öncül görgülerimize ve bilgilerimize göre yazıyoruz. Sayın Korkut , sizin de söylediklerinizi kanıtlayacak hiç bir araştırma yok (Veya göstermiyorsunuz). Görüyorsunuz ki, burada inançlarımız gerçeklerden daha çok rol oynuyor. "Anadolu'da insanlar üç kuruş için birbirlerini harcarlarmış..." Buna ancak "Hadi canım sende ,"denir. Anadolu insanı o kadar da kötü değildir... Saygılar. Esenlikler.  10.04.2016 12:56
 

Kıymetli Öğretmenimiz Sayın Erdal Ceyhan: Hocam yine çok önemli ve yazılması gerekli bir yazınızı okuduk.Zaten yaradılışın gayesi insanoğlunun kanaat getirmesi, şükretmesi, verilen nimetlerin kadir kıymetini bilmesi ve sade bir yaşamın sürmesidir.Yüce Allah"Ne sizin mallarınız, ne sizin paralarınız bizim huzurumuza gelmeyecektir, siz sade olarak huzurumuza geleceksiniz" diyor.Bu gün altın kaplamalı musluklara, banyolara, koltuklara ne gerek vardır.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 07.04.2016 15:00
Cevap :
"Bu gün altın kaplamalı musluklara, banyolara, koltuklara ne gerek vardır.."demekle ne demek istiyorsun Sayın Burakgazi. Acaba bu dünyada böyle şeylere önem verenlerde mi var? Herhalde var... Artık bu maddeler bu insanlara feda olsun. Nasıl olsa, giderken geride bırakacaklar..! Saygılar.  07.04.2016 15:45
 

9.maddeye devam..."...zaman sizi harcamadan önce"...:)))

nedim üstün 
 07.04.2016 8:54
Cevap :
... siz zamanı mı harcayın, demek istiyorsun Nedim Bey? İstesek de istemesek de zaten zaman su gibi uçup gidiyor. Felaket..!  07.04.2016 14:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 790
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster