Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
3912
 

Minyeli Abdullah

EĞİTİMLE İLGİLİ ROMANLAR (15)

MİNYELİ ABDULLAH

Yazarı: Hekimoğlu İsmail

Yazar Hakkında Bilgi:

1932 yılında Erzincan’da doğar. Asıl adı, Ömer Okçu’dur. Dedesinin ismi olan Hekimoğlu İsmail imzasıyla yazılarını yazar, böyle tanınır. Hekimoğlu İsmail’in anne ve babasının okuma-yazması yoktur. Yazar kitap bulunmayan bir evde doğup büyür. Lise tahsilinden sonra Amerika’da elektronik üzerine ihtisas yapar. Hekimoğlu İsmail’e Harran Üniversitesi tarafından Fahri Doktora ünvanı verilir. 1963’ten beri sigara parasını kitaba verip bir ömür boyu talebe gibi çalışmıştır.


Romanın Edebi Özeti:

Abdullah Minye’li bir çocuktur. Küçükken babasını kaybetmiştir. Annesi gömleğini satıp biricik oğlunu okutmak için çabalar. Orta okulda okurken Tarih Öğretmeni ile aralarında üzücü bir olay yaşanır ve okulu terk eder. Kahvede çay dağıtmaya başlar. Arkadaşları vasıtasıyla konferanslara ve toplantılara gider. Artık onun dünyası değişir ve kendini dine verir. Bu yolda kendini geliştirmeye karar verir. Evlenir ve iki çocuk sahibi olur. Dini sohbetlere katıldığı için şikayet edilir. Hapse düşer. Hapishanede yaşadıklarından sonra dini hayatı, inancı daha da kökleşir. Bu arada eşinden boşanır. İdam cezasından kurtulur ve hamallık yapmaya başlar. Tanıdığı tüm insanlara dini, İslam’ı sabırla anlatır, çevresini genişletir. Herkes tarafından sevilen, sayılan biri olur. Boşandığı eşiyle tekrar evlenir. Ailece; devletine, milletine faydalı olmak için çalışır. Sabrının mükafatını alır. Mısır-İsrail savaşında Allah için savaşır ve şehit olur.

Romanın Eğitimin Öğeleri Açısından İncelenmesi:

I. ÖĞRENCİ

Abdullah’ın yetiştirdiği, topluma kazandırdığı iki çocuk vardır. Biri Halit diğeri Hüseyin’dir.

Halit; Cami cemaatinden yaşlı bir dedenin yetim torunudur. Dedesi, parası olmadığı için onu okutamaz. Abdullah Halit’i okutmaya karar verir. Abdullah, Halit’in mektep masraflarını, ihtiyaçlarını giderecek, Halit de düzenli olarak namaz kılacak ve hiç sınıfta kalmayacak ayrıca üniversiteyi bitirdikten sonra İslamiyet’e hizmeti baş gaye edinecektir.

Hüseyin, on altı yaşlarında bir gençtir. Abdullah onu hırsızlık yaparken yakalar. Parasız ve işsiz olduğunu öğrenince ona para verir. Çünkü çocuğun yüzünden, temiz biri olduğunu anlar ve onu kazanmaya çalışır. Önce ona namaz kılmasını öğretir. İslam’ın kuralları öğrenmesi için kitap, dergi okutur. Hüseyin ile de bir anlaşma yapar. Ona yatıp kalkması için bir ev tutar. Hüseyin, Abdullah’ın verdiği kitap ve mecmuaları geceleri okuyacak, gündüz de Abdullah ile birlikte çalışacaktır. Bu fikirler çerçevesinde böyle bir karara varırlar. Abdullah da onun her türlü ihtiyacını giderir.

II. ÖĞRETMEN

Abdullah Minye’lidir. Babasını erken yaşta kaybeder ve annesinin çabalarıyla okur. İlkokulu birincilikle bitirir. Orta okuldayken okulu terk etmek zorunda kalır. Arkadaşları sayesinde hayatı değişir. Tek amacı dini öğrenmek ve öğretmektir. Dindar bir ailenin kızıyla evlenir. İki çocuğu vardır. Kendini geliştirir, İngilizce’sini ilerletir. Dini sohbet yamak için kendi evinde toplandıkları gün şikayet edilir. Eve baskın olur ve Abdullah hapse düşer. İnandıklarını söylediği için idama mahkum olur. Karısıyla boşanmak zorunda kalır. Yoksa ailesi aç ve kimsesiz kalacaktır. Abdullah, hapishanede her girdiği karanlık odayı aydınlatır. İnsanları etkilemesini, onların sevgisini ve güvenini kazanmayı bilir. Mahkumlarla sohbet edip İslamiyet’i anlattıkça pişmanlıklar çoğalır, kavga, gürültü azalır. Hapishane müdürü aslında Abdullah’tan çok memnundur. Onun sayesinde hapishane sükunete kavuşur.

Abdullah serbest bırakılır, ama hiçbir devlet dairesi onu memurluğa almaz. Hamallık yapar, iyi kazanmaya başlayınca talebe okutmaya karar verir. Minyeli Abdullah, iç dünyasında daima İslam’ın meselelerini gündeme getiren bir adamdır. Hırsızlık yapmaya çalışan çocuğu polise teslim etmek yerine onu kazanmayı düşünür. Çocuğa davranışın doğrusunu gösterir. Çocuğun tüm ihtiyaçlarını giderir. Abdullah insanları sözleri ve davranışlarıyla etkileyip kazanır. Eşiyle tekrar evlenir. Eşi ve çocuklarıyla mutlu bir aile kurar. Anne, oğul, kız ibadetle meşguldür. Abdullah oğluyla birlikte İslamiyet’e hizmet için konferanslara katılır. Konferansların birinde oğlu vurulur. “Allah’ın hükmü; o verdi, o aldı” diyerek sabırla acısını içine gömer. Abdullah, Allah’a böyle inançla bağlanmış bir babadır. İslami çerçevede sevgi, saygı, anlayış dolu bir adamdır. Abdullah, gerektiğinde bir mümin kardeşini görmek için kilometrelerce yol gider. Bir konferans vermek için, uykusuz ve aç kalır, yaptığı her işi Allah için yapar.

Abdullah’a göre kızlar, bütün tahsillerini kız mekteplerinde yapmalıdır. Kızlar için kız üniversiteleri açılmalıdır. Böyle olursa kızları mektebe veren çok olur. İctimai hayatta kadın-erkek ayrı çalışmalıdır. Kadınlar, örme işlerinde veya ilk mektep muallimesi olarak çalışabilir. Bir kadın, erkek patronun veya müdürün idaresine verilmemelidir.

III. EĞİTİM PROGRAMI

Abdullah’a göre mutlu ve huzur dolu bir yaşam için, İslam’ın belirlemiş olduğu referans çerçevesinde hareket edilerek, insanların dini vazifelerinin ve bunlardan biri olan zekatın da yerine getirilmesiyle fakiri bulunmayan, hapishaneleri boş, birbirini seven bir cemiyet meydana gelir. Böylelikle hem dünya yaşanılacak bir hale gelir hem de insanlar yaşamdan tat alır. Abdullah, İslamiyet’e hizmet vermek gayesiyle, fakir olmasına rağmen talebe okutup, insan yetiştirir. Abdullah kendisini Allah’a teslim eder. Sabırla ve ümitle tüm işlerinin üstesinden gelir. Bir insanı kazanmak için yıkıcı değil yapıcı olmuştur. Yanlış olan davranışı söylemek yerine doğru davranışı söyler. Herkese karşı hoşgörülü olmak gerekir. Çünkü insan iyi niyetiyle, dürüstlük ve cesaretiyle sevgi ve saygıya layık olur. Diyalog kurduğu insanları önemsemesi, onlara yakın davranması, insanları Allah’a yaklaştıran durumlardır.

IV. ÇEVRE

Abdullah’ın yaşadığı Minye, eski Minye değildir, çok değişmiştir. Ahlaksızlık artar, veba mikrobu gibi ölümcül bir hal alır. Memurlar halka zulmeder, halk memurlara düşman olur. Mektepler, göz oyacak kavgaların yuvası haline gelir. Mısır Üniversitelerinde Paris havası, firavun ahlakı hakimdir. Çevrede insanların kıymeti para ile ölçülür. Her şey makam ve rütbe için yapılır. Eğlence ve spor her şeyden üstün tutulur. İçki içip, kumar oynayanlara ilerici gözüyle bakılır. Etraf, cinsiyetini unutuş gibi konuşan kadınlarla doludur. Haksızlığı meslek edinenler, eğitim yapanlardan daha kıymetlidir. Kadın, rüşvet, içki, kumar, israf, yalan, kaçakçılık, zina toplumda yaygınlaşır. Mısır idaresi İslami değildir. Abdullah’ın özverili çalışmaları ve fedakarlıklarıyla toplumun bir kısmı değişir, düzelir. Beşeri idareler tek tek ihtiyarlayıp, yerini diğerine terk ederken, İslamiyet her geçen gün gençliğini, tazeliğini ortaya koyar. Çünkü Allah’ın dini her asra hitap eder, her zaman kurtarıcıdır.

Abdullah, hapse düştüğü zaman mahkumlara İslamiyet’ten bahseder. Her bir mahkum işlediği suçtan dolayı pişmanlık duyar. Kavga ve küfürlerin bol olduğu hapishane koğuşları, Abdullah ile sükunete, saygı ve sevgiye karışır. Abdullah, eşi ve iki çocuğuyla beraber evini ilim yuvası haline getirir. Abdullah’ın huzurlu, mutlu olmasında ona itaatkar davranan eşinin rolü büyüktür. Eşi dindar bir hanımefendidir. Abdullah’ın hoşlandığını yapan, hoşlanmadığını yapmayan, onun sözünden çıkmayan sadık bir bayandır.


Müslüman olmak suç sayılır, meyhanelere tanınan haklar camilere tanınmaz olur. Amel-i Salih işleyen öğretmenlerin yerine bilgili fakat ahlaksız öğretmenler tayin edilir. İsrail-Mısır savaşında; rüşvet zina, gaflet içinde yüzen Mısırlılar, beğenmedikleri Yahudiler’in bombaları altında can verir. Yahudiler Mısır’ı alt üst eder. Abdullah, Abdullah’ın eşi ve arkadaşları şehit olur.

Romanın Değerlendirilmesi:

Tahsil hayatını yarıda bırakmak zorunda kalan ve erken yaşta hayata atılan bir gencin yaşam öyküsüdür. Onun bulunduğu çevrede kitap okuyanlara, inandığı gibi yaşamak isteyenlere tahammül yoktur. İnandığı dini yaşamak, yaşatmak için hayatını ortaya koyması, hapishaneye düşmesi kabul edilir bir şey değildir. Tahsili yarım kalmış biri olarak, bunca sıkıntı çekmesine rağmen iki öğrenci okutmuş ve yetiştirmiştir. Kendini Allah yoluna adamış ve onun uğrunda şehit olmuştur.

Günümüzde inandığı halde, inandığı gibi yaşamayan, inandığını gizleyen, inancını yaşatamayan nice Müslüman insan vardır. Minyeli Abdullah, inancıyla, sabrıyla, hoşgörüsüyle gerçek bir Müslüman’dır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hekimoğlu İsmail eşimin dayısı olması nedeniyle  kendisini çok sevip saydığım değerli bir yakınımdır.Onun filme de alınmış olan kitabını ve kendisini anmanız büyük bir incelik teşekkür ederim.Selamlar.

şükrüye 
 14.09.2007 21:06
Cevap :
Merhabalar. Ben de teşekkür ederim Şükrüye Hanım. Eğitime emek veren herkesi anmak, bizim için bir görevdir. Çünkü onlar, karşılıksız çalışan ve eğitime yüreklerini koymuş kişilerdir. Eğitimle ilgili romanlar/anılar dizisinde, ulaşabildiğim, "eğitime emek veren" tüm öğretmen, yönetci, yazar veya diğer meslek sahibi insanları, eserleri ile -kısa da olsa- tanıtmaya ve öğrencilerimizi-öğretmenlerimizi, bu kişilerden haberli kılmaya çalışacağım. Esenlikler diler, selam ve saygılarımı sunarım. 16.09.2007. Şemseddin Koçak.  16.09.2007 11:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 282
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 2874
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster