Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '16

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
145
 

Miraç Kandili inancı

Miraç Kandili inancı
 

Miraç Kandili Nedir? Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. Islam'da Hz. Muhammed'in göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi olayıdır. Miraç olayı hicretten bir yıl ya da on yedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşmiştir. Olayın iki aşaması vardir. Birinci aşamada Hz. Peygamber Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Miraç olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır.

Miraç olayının gerçekleşmesini Peygamber dışında hiç kimse görmemiştir. Olay tümüyle peygamberin anlatımına dayalıdır ve Müslümanlar 1400 yılı aşkın süredir bunun doğruluğuna inanarak her yıl anar ve kutlarlar.

Isrâ Sûresi 1

" Bir gece, kendisine bazi delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammedi, Mescid-i Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksaya götüren O zatın şanı ne yücedir! Bütün eksikliklerden uzaktır O! Gerçekten, her şeyi işiten, her şeyi gören O'dur."

Miraç Kandilinin öyküsü birkaç şekilde anlatılıyor. Burada anlatılan Hz. Muhammed’in ağzından öyküsü şöyledir.

Verilen Burak’a /Burak, binek hayvanı- msg) binip Beyt-ül Mukaddis’e geldim. Onu önceki peygamberlerin bağladığı halkaya bağladım. Sonra mescide girip orada iki rekat namaz kıldım. Sonra çıktım. Hz. Cebrail bana bir kap şarap, bir kap süt verdi. Ben sütü içtim. Cebrail, “yaratılışa uygun olanını seçtin” dedi. Sonra bizi birinci semaya (göğe) çıkardı.

Gök kapısında “Sen kimsin” diye bir ses geldi. “Ben Cebrail’im” dedi. “Yanındaki kim?” dendi. “Muhammed Ali İslam” dedi. ”O, peygamber olarak gönderildi mi? Dendi. Cebrail “Evet” dedi. Gök kapısı açıldı. Hz. Adem ile karşılaştım. Bana “Merhaba” diyerek hayır dua etti.

İkinci semaya çıktık. Orada da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Burada da iki teyze oğlu İsa ve Yahya ile karşılaştım. Onlar da bana “Merhaba” diyerek dua ettiler.

Üçüncü semaya çıktık. Bu kapıda da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldığında orada Hz. Yusuf’u gördüm. O da dua etti.

Dördüncü semaya çıktık. Orada da aynı konuşmalar, sorular oldu. Kapı açıldı. Hz. İdris’i gördüm. O da dua etti.

Beşinci semaya çıktık. Aynı konuşmalar oldu. Kapı açıldı. Hz. Harun’u gördüm. O da dua etti.

Altıncı semaya çıktık. . Orada da aynı konuşmalar oldu. Kapı açıldı. Hz. Musa’yı gördüm. O da “Merhaba” diyerek dua etti.

Yedinci semaya çıktık. Aynı konuşmalar geçti. Kapı açıldı. Arkasını Beyt-ül Muammer’e dayamış Hz. İbrahim’i gördüm. O da dua etti. Sonra Cebrail aleyhüsselam beni Sidret-ül münetha’ya götürdü. Allah-ü Taala günde 50 rekat namazı farz kıldı. Sonra Hz. Musa’nın yanına geldim ve ona 50 rekat namazın farz kılındığını bildirdim. “Rabden azaltmasını iste, ümmetin buna gücü yetmez, tecrübem var,” dedi. Birkaç defa Rabbimle görüşmeye devam ettim. Nihayet Rabbim buyurdu ki, “Ya Habibi, 5 vakit namazı farz kıldım. Her vakit için 10 sevap var, böylece 50 vakit olur.”

(Müslim’den)

Bir de Sümerlerin çivi yazılarında bulunan göğe çıkma öyküsünü okuyalım. Bilindiği gibi Sümerlerde Tanrı sayısı çoktur, ancak aralarında bir hiyerarşi vardır. Müslümanlıkta bu alt tanrıları melekler ve peygamberler şeklinde görüyoruz.

… Gök Tanrısı An, güney rüzgârının esmediğinin farkına vararak yanındakilere güney rüzgârının neden esmediğini sorar. Onlar da Tanrı Enki’nin oğlu Adapa’nın onun kanatlarını kırdığını söylerler. Tanrı da “getirin onu bana” der.

Bunu anlayan Enki, oğlu Adapa’ya göğe çıkınca Tanrı An’dan af dilemesini söyler. Bundan çok hoşlanan Adapa’ya, göğe çıkarken nelerle karşılaşacağını anlatarak ona yardımcı olur. Başına bir peruk takar ve siyah bir yas elbisesi giydirir. Orada kendisine ekmek ve su verirlerse onlardan yiyip içmemesini öğütler. Adapa, babasının öğüdüne uyarak göğe yükselir. Gök kapısında iki bekçi tanrı ona neden yas elbisesi giydiğini sorarlar. O da Dumuzi (Temmuz- msg) ve Ningizzi kaybolduğu için üzüldüğünü ve yas tuttuğunu, üzüldüğünü söyleyerek onların gönüllerini hoş tutar. Onlar da Adapa’yı Gök tanrısı An’ın huzuruna çıkarırlar. An, Adapa’ya ekmek ve su verir. O, bunları almaz. An, bunu Enki’nin öğrettiğini anlar ve “Hemen atın bunu aşağı” diye emir verir. Eğer o, tanrının verdiği ekmek ve suyu yiyip içseydi, o da tanrılar gibi ölümsüz olacaktı. Ona karşı o, ilk insan oluyor.

Kaynak: Kuran, İncil ve Tavrat’ın Sümer’deki kökeni, Muazzez İlmiye Çığ, Kaynak Yayınları.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 316
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 18729
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Antakya 1955 Doğumluyum. O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1982 Mezunuyum. O zamandan beri firmalarda m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster