Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '20

 
Kategori
Kedi Psikolojisi
Okunma Sayısı
54
 

Mirimiri Moromoro

Dört günlük sokağa çıkma yasağında evde bana eşlik eden dostum bir kedi olunca her şeyi yeniden sorgulamak pek mümkün olmuyor. Sabah saat 5.00 - 6.00 sularında ayakkkabılıkta bulunan ne varsa hepsini hop aşağı. Duruma alışık olan ben seslere aldırış etmeden yarım kalan uykuma kaldığım yerden devam etmeye çalışıyorum. Mümkün olmayacağını bile bile her seferinde bu hayvana kayıtsız kalmaya çalışmam her ne kadar trajıkomik olsa da kendisi bunun olmayacağının gayet farkında. Yeniden uykuya geçme çalışmalarım derinden gelen ve gerçekten annevvvvvvv annnevvvvv şeklinde çıkan miyavlama sesleri karşısında tutunamıyor ve günaydın hayat. 

- Sıpa, ne var oğlum?

- Annevvvvevvvvevv 

- Ne? neeeee istiyorsun diktin yine beni ayağa sabahın köründe...

- Mırkkkkkkmırkkk

Bacaklara sürtünmeler, başıyla dürtmeler. Yavaş yavaş sizi hipnotize ediyor işte. Kedilerin insanları hipnotize etme özelliği var bence. Psikoloji bunu araştırmalı. Ya bir insan tarafından sabahın köründe hiç bir neden yokken uyandırılsanız, bu kayıtsızlık imkansız. Gözleriniz mahmur, gözünüzün biri hala yastıkta kalmış iken bir kediyle konuşmak??? 

-Ben derdini biliyorum,

-Meyevavavve.

- Yaş mama verdim tüm bunları yine bu yüzden yapıyorsun. Her seferinde aynısı. Çok kızıyorum bak, bir daha yok sana yaş mamaaaa!!!?????

Dediklerime kendim bile inanmadan bir kedi ile süren muhabbetim inanır mısınız beni hiç korkutmuyor. Kendi kendine konuşup sonra cevap vermek gibi bir durum değil bu. Bir hayvanla, bir çiçekle konuşan sohbet eden insanlar bence anormal değil hatta normalden de üstün. Kendimi buzdolabına doğru ilerlerken buluyorum. Bu arada Sıpa zafer kazandığını anladı ayaklarının üzerine doğrularak başını bacaklarıma vuruyor ve benimle birlikte mutfağın yolunda. 

-Hadi yine iyisin. Ama bana bak bir daha sabah sabah bunları yaparsan vermem ona göre. Hem seninle bunları konuştuk. ( Ben Sıpa ile sık sık sokaktaki cinslerinin durumu ile ilgili konuşurum. Onların nasıl zorluklar yaşadığını, aç susuz kaldıklarını, dövüldüklerini ve acı çektiklerini anlatırım. Öyle kafasını büküp, gözlerini fal taşı gibi açıp dinler. Gerçekten dinler ama anlamadığı şımarıklığından belli. Ne yapsın O da sokaktan geldi. Sadece şanslı O nu çok seven bir insanla tabi kisine de şimaracak.) 

- Maooavawvwv

Bir kedi ile bir hayatı paylaşmak sanırım anlatılacak bir duygu değil. Her gün yaptıkları bir şeye şaşırmamak, gülmemek, onların enerjisi ile mutlu olmamak mümkün değil. Yalnızlık denen şeyi size hiç yaşattmıyorlar biliyor musunuz? Bazen diyorum ki bir insanla aynı evdeyken bile kendimizi yalnız hissedebiliyoruz ama bir kedi ile bu hiç olmuyor. Sokağa çıkma yasağının ikinci gününde Sıpa ile aynı rutin sabaha uyandık. Yaş mamayı kaptı her zaman olduğu gibi. Bir kaç şirinlik, sevgi gösterisi ardından uykuya çekildi. Evin en serin yerinde derin bir uykuda. Ben O nun yokluğundan faydalanarak, bilgisayar kapanmadan, klavyeye basılmadan ve imla hataları yapmadan bir blog yazma yolundayım. Uyanana kadar çoktan bitirmiş olurum. 

Bütün kediler olağanüstü canlılar. Kendilerine has karekterleri ile değme insana taş çıkarırlar. Ne yapmak istediklerini, ne yapmayacaklarını, üzüntülerini, sıkıntılarını, sevinçlerini en sade biçimde size belli ederler. Bir kedi ile yaşamanın dayanılmaz hafifliği, acaba böyle bir kitap yazsam mı? 

Sıpa ve ben o uyanınca saklanbaç oynarız. Sıpa uyandığında bir tarafı tırnak bilemekten paramparça olmuş yatak bazasının sağlam olan yerinde tırnaklarını törpüler. Muhtemelen açtır. Mama kabında 24 saat taze olarak (bayatlayınca yemiyor ve değiştiriyorum) bulunan kuru mamasına ki ablam yahu ben bile yerim kuzulu-yabanmersinli mamayı diye laf atar:) şöyle bir bakış atar ve yine o derinden gelen acıtasyon sesle yaş mama ister. Diren, pes etmek yok dediğim iç sesim bile bu derinden gelen sesler karşısında dayanamaz ve bir kere daha Sıpa amacına ulaşır. Balkondan balkona gezme turları sivrisineklerin kol gezdiği yaz akşamlarında tüm aile için kabus niteliği taşısada Sıpa cinsleri ve kuşlarla yaptığı balkon konuşmalarından mahrum bırakılamaz. Sivrisinekleri avlamaya çalıştığındaki görüntü ise gerçekten izlenmeye değerdir. İki eli ile bizim görmediğimiz bir şeyleri yakalamaya çalışması, hoplayıp, zıplayıp havada taklalar atması sanırım bana olan minnnetini gösterme şeklidir. Tuvalet kabında bulunan kumların içinde altın varmışcasına kazarken çıkardığı sesleri dinlemenin bile evdeki yalnızlığımı unutturması kimileri için tuhaf gelsede evinde bir kedi ile yaşayan insanlar için tarifi olmayan şeylerden sadece biridir. 

Balkonda beslediğim kumrular, kargalar en büyük eğlencesi. Bir polar battaniyesi var. Benim üstümde evet evet bu sıcaklarda hala üzerimde çünkü o olmadan yanımda yatmayı reddediyor. Bende O olmadan yatmayı reddediyorum. Bakalım bu yazı nasıl atlatacağız. Op990B 23PPMSKŞlkommkhb.....

- Sıpaaaaaaaaaaaa!!!!! İn aşağı çabuk hangi ara uyandın sen yaaaa??? Ne sinsi sinsi geldin. Pes hadi git yat in aşağı çekil bilgisayarın üzerinden. Yaaaa buraya yatılır mı oğluşummmmm????

- Mirimiri moromoro

- Offff ya yazmıyorum, tamam bitti. 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 244
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 1341
Kayıt tarihi
: 13.07.07
 
 

Sadece yazmayı seviyorum hepsi bu. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster