Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
463
 

Mısır’da demokratik(!) halk hareketi

Mısır’da demokratik(!) halk hareketi
 

Şimdi Mısır’da halk Tahrir Meydanı’nda toplanıp da Mübarek aleyhinde gösteriler yapınca zaman zaman müdahaleler olup yaralanma ve ölümler bile meydana gelmişti ya, bizim demokrasi aşığı gazetecilerimiz hemen büyük büyük laflar etmeye başladılar. Yöneticilerimiz hiç durur mu, onlar da hemen Hüsnü Mübarek’e tavsiyelerde bulunmaya başladılar; “halkın sesine kulak ver…” 

Başkalarına nasihat vermek kolay tabi. Sen kendi ülkende şikayetini dile getiren çiftçiye “ananı da al git” diyeceksin, hakları ellerinden alındığı için aylarca çadırlarda ekmeklerini savunan işçilere biber gazı ve tazyikli sularla karşılık vereceksin, tek kaygıları vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü olan üniversite gençliğini yaptıkları protestolar nedeniyle çapulcu olarak göreceksin, ülkenin muhalefet partileri tarafından yapılan eleştiriler için bile hakaret ve tehditler yağdıracaksın, sonra da kalkıp bir başka ülkeye telkin ve tavsiyelerde bulunacaksın… 

*** 

Sonunda Hüsnü Mübarek pes edip yıllar süren devlet başkanlığı görevinden ayrılmak zorunda kaldı ve istifa etti ya, bizim yöneticilerimiz de, anlı şanlı gazeteci ve siyaset bilimcilerimiz de hemen olayın tahlilini yaptılar ve bizleri bilgilendirdiler; “bu olay bir halk hareketidir, halkın kararlılığı diktatörü istifaya zorlamış ve ülkeye demokrasi gelmiştir.” 

Yeni demokrasinin ilk icraatını gördünüz mü, günlerce Tahrir meydanında protestolar yapıp Mübarek karşıtı eylemler gerçekleştiren göstericilere sevgiyle, şefkatle ve teşvikle yanaşan Mısır ordusu yönetim kendisine geçtikten sonra orada kalan bir avuç gerçek direnişçiyi dayak atarak dağıttılar. 

*** 

Bir ülke düşünün; bizim çok tartıştığımız ve bazılarının çok istediği “Başkanlık Sistemi” sonucu otuz yıl bir adama mahkum oluyor ve onun tarafından yönetiliyor. Sonra bir şeyler oluyor ve başkentin bir meydanında toplanan halkın kararlı ve sistemli protestolarıyla o lider istifa etmek zorunda kalıyor. İstifayı bir gün önceden bütün dünyaya duyuran ise ABD’nin kirli eli CIA. 

Ben iddia edilenlerin aksine, Mısır’da bir halk hareketi olduğunu düşünmüyorum. Halk hareketi ülkenin her tarafında birden gelişir. Burada bırakın ülkeyi, başkentin bile sadece bir tek meydanıyla sınırlı kaldı. Aslında bana göre bu iş sadece bir tiyatroydu. Oyun Amerika Birleşik Devletleri tarafından yazılıp sahneye konmuş, başrol oyuncusu da Mısır silahlı kuvvetleri. 

*** 

Her şey o kadar belli ki. Gösteriler başladıktan sonra Mısır ordusu hemen bir açıklama yapıyor: “göstericilere müdahale edilmeyecek” 

O zaman adama sorarlar; o tankların o meydanda, göstericilerin arasında işi nedir? Müdahale etmeyeceksin, o zaman meydana geliş nedenin engellemek değilse, destek vermektir. Zaten de öyle olmuş, Mısır Ordusu Mübarek’in devrilmesine destek vermiştir. Yoksa hiçbir ülke otuz yıllık bir diktatörü tek bir meydanda on beş gün gösteri yaparak deviremez. Kimse kimseyi aldatmasın. 

Demek ki Mısır Ordusu da Mısır yönetiminin değil, ABD’nin ordusuymuş. 

*** 

Son söz; yönetimin orduya devredildiği bir durumdan demokrasinin zaferi diye söz etmek yalancılığın da ötesinde bir riyakarlık değil midir? 

Bence herkes her şeyi biliyor ve Büyük Ortadoğu Projesi de önlenemez bir kararlılıkla adım adım gerçekleştiriliyor. Allah ülkemizin ve insanımızın yardımcısı olsun. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster