Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
317
 

Mısır'da katliam!

Mısır'da katliam!
 

Bizim ülkenin demokrasisi ile Mısır’ın demokrasini karşılaştırınca, daha şanslı olduğumuz söylemek gerekiyor.

Mısır’da darbe(!) yapan ordu, kendisi ile inatlaşan Müslüman Kardeşler Örgütü militanlarının üzerine ateş açarak 200 civarındaki insanın öldürüp, 4500 civarında insanın da yaraladığını basından öğreniyoruz.

Basının attığı manşetlere bakacak olursak, insanın tüylerinin diken diken olması gayet normal görünüyor. Çünkü olayda, kan, gözyaşı ve yitirilen hayatlar var.

Bu olaya, Mısır’ın sorunu olarak bakmak mümkün değil. İnsan olarak böylesi vahşetlere karşı durmalıyız. Tepki göstermeliyiz. Ancak tepki gösterirken, sarıklı, cübbeli, yeşil bayraklara sarılmadan, insan olarak tepki göstermeliyiz. Tıpkı Gezi Park eylemlerinde olduğu gibi…

Demokrasi’den söz etmişken, bizdeki demokrasi anlayışı ile Mısır’daki demokrasi anlayışını kısaca karşılaştıracak olursak, orada halkın üzerine direk, gerçek mermilerle ateş ediliyor. Bizde ise halkın üzerine plastik mermiler ve biber gazı kapsülleri ile ateş ediliyor.

Orada 200 kişi ölüp, 4500 kişi yaralanırken, bizde 6 kişi ölüyor, 8200 kişi yaralanıyor.  Yaralıların 12’si gözünü kaybederken, 60 civarındaki yaralının hayati tehlikeleri hala devam ediyor.

Netice itibarıyla; orada da demokrasi yok, burada da demokrasi yok. Orada halkın üzerine ateş açanlarla, burada halkın üzerine biber gazı ve plastik mermi atanların aralarında fazla bir fark yok. Her ikisi de hedef gözetmeksizin, kanunlara, nizamlara aykırı hareket ederek, insanlık suçu işliyor.

Oradakilerin DESTAN yazıp yazmadığını bilemem, ama bizimkiler hep DESTAN yazıyorlar ve bizzat Başbakan tarafından ödüllendirilip, en düşüğüne 4 maaş olmak üzere paralar veriliyor. Verilen paraların kime ait olduğunu hiç sormayın.

Mısır askeri yönetimine en büyük tepkiyi biz gösteriyoruz. Çünkü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mursi’yi kardeşi ve yandaşı olarak görüyor.

Tüm dünya Mursi’ye sahip çıkmazken, bizim bu kadar sahip çıkmamız, bizi dünyada yalnız bırakıyor.

Suriye sınırımızda olup bitenler ayrı bir konu. Ancak ülkenin hızla bölünmeye doğru gittiğini görmemek için bakar kör(!) olmamız gerekiyor.

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mesut Bey...Bugünkü siyasi sınırlarımız, Lozan'a giderken almayı planladığımız ve Atatürk'ün bizzat çizdiği Misak-ı Milli sınırlarının bir kısmıdır...Misak-ı Milli'nin gerçek sınırlarını bilmiyorsanız, sizi ayıplamak istemem ama, açıp okumalısınız..(Benim Musul ile yazdığım çok sayıda blog var;fazlasıyla bilgi bulursunuz oralarda).Batı Trakya(Selanik dahil), Ege denizindeki kıyılarımıza yakın adalar, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak(yani Musul) Misak-ı Milli hudutlarımız içinde olup Lozan'da alamadığımız yerlerdir. Bakın Atatürk,1933 yılında Ankara'da görüştüğü Amerikalı General Mc.Arthur'a ne dedi? Aynen şöyle :"Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım"...Atatürk'ün içinde bir ukde olarak kalan bu yerlerı topraklarımıza katmak istemez misiniz? Bu yerler Erdoğan'ın değil; M. Kemal Atatürk'ün alamyı istediği yerlerdir. Bunu yayınlayın da diğer bilmeyen arkadaşlar da okusun. Selamlar

cdenizkent 
 01.08.2013 14:18
Cevap :
Tarihi bilgiler için teşekkürler. Beni fazlasıyla aydınlattınız. Bloglarınızı da okuyarak daha fazla bilgi edinmeye çalışacağım. Selamlar...  01.08.2013 16:16
 

Mesut Bey...Yorumuma verdiğiniz yanıtta iki yanlış birden yapmışsınız...1- Benim Türkiye'nin büyümesinden kastım toprak olarak büyümeydi. Siz ekonomik büyümeden söz etmişsiniz(aslında o da yanlış; ama neyse Türkiye'nin ekonomisi yumurta hesabı ile değerlendirenlere, ekonomiyi yalnızca pazar alışverişi ile yorumlayanlara fazla sözüm olamaz zaten.)Şehirleşme, ulaşım, sağlık kolaylıkları da ekonominin içinde yer alır....2- Bugünkü siyasi sınırlarımızı, pek çok kişinin yaptığı gibi Misak-ı Milli Sınırları olarak kabul etmişsiniz...Bugünkü sınırlarımız, Lozan'da elde etmeye çalıştığımız Misak-ı Milli sınırlarının yalnızca büyük bir bölümüdür...Bayramdan sonraki bloğumu dikkatlice okumanızı öneririm. Selamlar.

cdenizkent 
 30.07.2013 12:37
Cevap :
Merhaba, yazdığınızda okuruz. Ancak toprak olarak büyümekten neyi kast ettiğinizi anlayamadım. AKP bizim haberimiz olmadan yeni fetihler mi yaptı? Selamlar...  30.07.2013 18:19
 

Masum insanların göz göre göre katledilmeleri kabul edilemez. Nerede olursa olsun, insan olanların buna karşı durması gerekir. Ama bu din istismarı yapılmadan, tamamen insani duygularla olmalıdır. Yandaşa alkış, rakibe kışkış olmaz. Biz böyle babalanmalarla günü kurtarmaya çalışırken bölünme sinyalleri kulakları sağır edecek kıvama geldi. Sağır sultan duymuş mudur? Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 29.07.2013 13:14
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  29.07.2013 17:50
 

Merhaba Mesut bey, Şu bölünme sendromundan kurtulun artık.Bakın Osmanlı,küçük bir kasabada kuruldu. İmparatorluk oldu.Büyüdü,Viyana kapılarına kadar genişledi.Sonra durdu,geriledi,çöküşe geçti.Sakarya'ya kadar geriledi.Top sesleri Ankara'dan duyuluyordu. Emperyalistler,kendi aralarında imzaladıkları Sevr paylaşım haritası da ellerindeydi.Sonra ne oldu? Gerilediler, yenildiler ve kovuldular.Ellerinde paylaşım planları Lozan'da kafalarına geçirildi.Sonra Türkiye yeniden büyümeye başladı.Lozan'da elde edilemeyen, Hatay 1939'da sınırlarımıza katıldı.Egemenlik kuramadığımız Boğazlar kontrolumuza geçti.Sıra Misak-ı Milli'nin güney topraklarına geldi(Kuzey Suriye ve Kuzey Irak)...Türkiye şu anda büyüme safhasındadır.Türkiye'nin sık sık bölüneceğini gündeme getirmek, yalnızca Türkiye'nin büyümesini istemeyenlerin ekmeğine yağ sürer.Cumhuriyet Tarihi'ni ve Atatürk'ün hedefini es geçmeyin. Misak-ı Milli'yi gerçekleştirmek Atatürk'ün hedefidir. Siz ise bölünmekten söz ediyorsunuz.Selamlar.

cdenizkent 
 29.07.2013 12:47
Cevap :
Merhaba, ülkenin kurtuluşuna ve kuruluşuna katkı yapmayanlar, ülkeyi bölmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamer Genç'in bu gün gösterdiği bayraklar vardı, bu bayraklar nerede dalgalanıyor dersiniz? Tunceli'de! Bir polis daha tokatlandı! Sahi bu ülkenin yüzde 5-6'sının oyunu alamayanlar, bayrak asmayı, polis tokatlamayı kimden cesaret alarak yapıyorlar? Büyümeye gelince; hangi büyüme? Cumhuriyet tarihinden 2003 yılına kadarki ortalama büyümenin yüzde 4.56, 2003-2013 arasındaki büyümenin yüzde 4.2 olduğunu bilmiyor musunuz? Misak-ı Milli sınırları korumak ve kollamak her Türk'ün görevi. Bu görevi yapmayanların, Atatürk'ün koyduğu hedeften söz etmesi sizce ne kadar doğru? Selamlar...  29.07.2013 17:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster