Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
873
 

Mısır gezimizden esintiler

Mısır gezimizden esintiler
 

Modern bir ülkeden gelmiş turistleri modern bir şekilde hazırlanmış birimlerde konaklatırsın çoğunluğu memnun kalır. Ama uygar şehirler kasabalar hiç mi hiç ilgisini çekmez turistlerin, geldikleri yere benzeyen yerler aramazlar.

Ağzınla kuş tutacaksın hayallerini zorlayacaksın, işe hayalprestleri alacaksın, yapılmayanı, düşünülmeyeni düşüneceksin. Turist tarihi yerler arar, sokaklarda caddelerde zafer tagları, heykeller arar, görsellik arar, görsel şovlar arar, bol yeşil alanlar, özenle yapılmış kent havuzları, şelaleler görmek ister. Geldiği şehrin hatıra eşyalarını sembollerini arar, eşine dostuna hatıra götürmek ister.

Sabit fiyatlı etiketli yerlerden alışveriş yapmak ister, fahiş fiyatlar ödemek istemez.
Sokak işportacıları tarafından rahatsız edilmek istemez. Taşranın aklı evvelleri peşlerinde kuyruk olmasını istemez. Parasıyla rezil olmak aklına geleceği son şeydir, geldiği süre içersinde krallar gibi ağırlanmak ister. Yeri gelir romantik sessiz sedasız sohbet edeceği huzurlu ortamlar arar. Kafalarına balyoz vurur gibi her yerden fışkıran tüm şehri saran diskotekleri istemez. Tüm kentin sokaklarını karış karış parke taşlarıyla dantel gibi işleyeceksiniz, eskitme eşyalarla heykellerle ve tarihi çeşmelerle süsleyeceksiniz. Her şehrine semboller hikayeler yaratacaksın. Rengarenk ağaçlarların olacak, her yer çiçek kokacak pubların kafeteryaların birinci sınıf olacak. Şehire turist gözüyle bakıp turist ne görmek ister neyi fotoğraflamak ister diye soracaksın. İşte bunları kaleme aldım odama çekildiğimde Mısır'ın Sharm el Sheikh şehrinde. Oraya niye gitik derseniz balıkadamların popüler mekanıdır, kabesidir burası .

Kızıldenizin muhteşem mercanları arasında dalış yaptık, sualtında dolaşan polislerin ciddiyeti ve bilinci bizi oldukça şaşırtı. Elinizi denizin kumuna dahi sürdürtmüyorlar, mercanlara bir metreden fazla yaklaşamıyorsunuz. Ülkemizde suyun altından mercanları halkın gözünün önünde götürüyor turistler halkımızda poşet veriyor sarsınlar diye.

Kızıldeniz macerasıda muhteşem deniz mercanlarının ve binbir çeşit balıkların videolarını ve resimlerini çektikten sonra bitirdik.Bir haftalık tatilimiz var Mısır'a geldiysek tarih görmeliyiz, geçmişini tanımalıyız, amon'u ra'yı nefertitiyi görmeliyiz hoş sohbet etmeliyiz dedik.Çölde dört tekerlekli motosikletlerle (atv)lerle iki saat hızlı ve heyecanlı bir safariden sonra ve çöl ortasında bedevi çadırlarında ikram edilen çayların ardından otelimize geri döndük.

Güler yüzlü seni anlamaya çalışan garsonlardan sonra keyifle odalarımıza çekildik.
NAAMA BAY da alışveriş yaptık ve aşağı yukarı turistler için yapılmış bir ova kasaba olduğu için keyifle geçti bir kaç günümüz.Bu arada taksicilerle her gün aynı yerlere gidip dolaşmak alışveriş yapmak için hep yüzde elli indirim pazarlıkları yapmamızda işin oldukça eğlendirici yanıydı.

Gezgin psikolojisiyle çabuk tüketiyoruz her yeri ve burada NAAMA BAY da gezecek yer kalmadı.

Tur parası olan kırkar dolarları arkadaşlardan toplayıp altı yedi saatte başkentleri Kahireye geldik.

Panoramik şehir turundan sonra saat 8:30 gibi O muhteşem boyutlarıyla küçüklüğümden beri gitmek ve görmek istediğim keops , kefren, mikerinos piramitleri tüm ihtişamı ile karşımızdaydı ve grubumuzda ki ve diğer turistlerde ağızları açık piramitleri sfenksleri izliyorlardı.

Mısır'da eski mısırlılar yok, arabistandan ve diğer arap ülkelerinden gelen araplar yaşıyor mısır'da diyorlardı tur rehberleri.Develerin ve arapların resmini çektiğinde hemen para isteyen araplar dolu olmasına rağmen kalabalık bir grup olmanın verdiği güvenle çölün ve piramitlerin altını üstüne getirdik.

Sokaklarında gözümüz tarihi yapıtlar heykeller ve piramit sembolleri ve diğer figürleri aradı ama Mısırda böyle bir şey yokmuşcasına tarihlerinden kopuk bir halkla karşılaştık. Oldukcada şaşırdık, eski mısır ve kızıldenizin cömert güzelliğinden para kazanan bir devletin müzeler bölgesi haricinde halkın içine , yaşamına sokamamıştı, onlar içinde bizim gibi maceraprest ve gezgin ruhlu insanlar için büyük kayıptı.Gezimizin iki üç günlük kısmıydı anlattıklarım.
Kıssadan hisse çıkarmak gerekmekte.

Çok bilmiş ahkam kesen insanlardan uzak durup, sanatcılara, eğitmenlere, araştırmacılara, tarihcilere fikir sormak gerekiyor ve bütün şehirleri yüz binlerce irili ufaklı heykellerle donatmak gerekiyor. Turistlerin sadece para makinası ve cinsel obje olmadığını anlamamız ve anlatmamız gerekiyor.

YOKSA KISA BİR ZAMAN SONRA BİR TEK TURİST GELMEYECEK ÜLKEMİZE ...

YANILMAYI CANI GÖNÜLDEN İSTERİM

Volkan YILDIRIM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hiç turist gelmese daha iyi olacak.Çünkü turist çekmek için yapılan binalarla güzelim sahillerimiz beton yığınlarına döndü.Kuma dahi el sürdürmüyorlar diyorsunuz ne kadar iyi yapıyorlar.Biz de dediğiniz gibi neredeyse tarihi eserleri yıkacağız daha çok para kazanmak uğruna.Sevgiler.

Ufaklık 
 19.10.2007 9:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 379
Kayıt tarihi
: 03.10.07
 
 

Volkan YILDIRIM ( 09 / Mart /1967 - 20-- ), Türk Şair, Yazar, Gezgin, Fikir adamı. İstanbulun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster