Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
528
 

Mısır taneleri…

Mısır taneleri…
 

Resim internetten alıntı


Nar tanelerini yere düşürmeden yiyebilenin; dileği kabul olurmuş; derler.

Ya mısır taneleri? Mısır koçanının danelerini yere düşürmeden yiyenler: Dilekleri kabul görmez mi?

Nar gibi kırmızı dudaklı…

Mısır püskülü misali sarı saçlı…

Gül danelerini neler bekliyor?

“Gelen gideni aratır” demiş atalarımız.

“Dereyi görmeden paçaları sıvama” da buyurmuşlar.

Mübarek rahmetten kaçarken doluya tutulmasın; nazlı Nil’in çocukları.

Benim yarim gelişinden bellidir; ne güzel türküdür…Ak elleri deste, deste güllüdür, ibrişim kuşaklı ince bellidir… Gel, gel aman gelişine kurban olayım

Karacaoğlan sevdiğini tanır bilir böyle tarif eder.

Nil’in çocukları da Müslüman Kardeşleri tanır; tanır da ellerinde güllerle geleceklerini kim garanti edebilir?

Başlangıçta: İngilizlerin sömürüsüne karşı çıkmak için bir araya gelen kardeşler… İngilizler tasını tarağını toplayıp gittikten sonra da; bir arada kalmayı tercih etmişler ve günümüzde sayıları 600.000 olmuş. Nazar değmesin.

İngilizlerin solları sağda olduğundan; belki geri dönerler endişesi yüzünden ellerini birbirlerine kenetlemişler: Müslüman Kardeşler.

İki liderlerini darağacına kurban verenler; ülkelerinden kovulmuşlar yasaklanmışlar. Yaban ellerde çoğalmışlar. Yılmamışlar. Göründüğü gibi dimdik ayakta kalmışlar.

İsrail yasta; haklı olarak yas tutmalı. Bazı siyasi görüşler; onlar ılımlı kardeşlerdir; başka örgütlerle kıyas edilemezler; tezini savunsalar da…

Bu geliş başka geliş; çember daralıyor.

Birinci perde kapandı. Bundan sonra öykünün devamını ve nasıl The End olacağını tahmin edebilenler kazanır.

Nil’in Dicle ve Fırat’ın çocukları…

Tüm nehirlerin; denizlerin deryaların çocukları…

Hakkınızda, hakkımızda hayırlısı…

12 Şubat 2011 Cumartesi

Alev Meisel/ İzmir

Çividi, zeki etferat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sadece Osmanlı Döneminde huzur buldu. Tuna'nın çocukları AB şemsiyesinde siyasal yönden huzurlu, ama ekonomik yönden buuruk. Geriya kalanlar ise arayış içinde... Güzel dileğinin gerçekleşmesi, herkesin hayrına olur. Esenlikler, başarılar diler; saygılarımı iletirim.

Ayten Dirier 
 14.02.2011 1:31
Cevap :
Bu akarsuları nimetten saymalı; sormalı ne arzu edersiniz? Ne dersiniz hangi bayraklar dalgalansın surlarınızda? Yanıt vermezler ki...Yorulmuşlar yıpranmışlar. Konuştukları dil tedavülden kalkmış. Düğmelere basılarak oynanıyor oyunlar; onlar kılınç kalkanı tanıyorlar...Dürüstlük mertlik arıyorlar; bulurlar inşallah. Sadece Osmanlı Döneminde huzur buldu. Demişsiniz; şöyle bir baktığımızda; öyle görünüyor Hocam; daha iyisini göremediler. Belki yarın belki yarından da yakında; daha iyilerini görmek nasip olur. Teşekkürler selamlar saygılar.  14.02.2011 13:11
 

Afrika'nın o güzelim çocukları... Ortadoğu'nun ,Kafkasla'rın, Anadolu'nun ve Balkanlar'ın...2050'lerin Çin'i, G7'nin heyulası!... Birileri Kahire'de Özgürlük Meydanında tüm coşkularıyla ulusal marşlarını söylerken, birileri de Harbiye marşını söyler bu coğrafyada... Kim haklı kim haksız, kim kazanmış kim kaybetmiş; sisli, belirginsiz!... Cemal Süreya ,Alain Peyrefitte'den yıllar önce, ''Çin Uyanınca, Yer Yerinden Oynar''ı çevirmişti... Şimdi ''Büyük Birader'' bu uyanmaya karşı, Nil'den Tuna'ya, Basra Körfezinden Hürmüz'e ''defans'' üretmeye çalışıyor... İnsanlarda, bu oyunda, bir ''kurşun asker''!... Sizlere dostça selamlar ve sevgiler.

zeki etferat 
 12.02.2011 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster