Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
497
 

Misyon

Denilir ki, her insan dünyaya bir görev için gelmiştir. Bu görevinin ne olduğunu bulan ve bu yolda ilerleyen kişiler hem kendileri çok mutlu olur, hem de dünyaya faydalı olurlar. Kendi görevini ve yaşam amacını bulmuş kişiler hemen fark edilirler. Yaptıkları işi büyük bir zevkle yaparlar, karşılaştıkları hiçbir zorluk onları yıldırmaz ve yolundan geri döndüremez. O amaca doğru ilerlerken veya işlerini yaparken hissettikleri mutluluğu ve aldıkları hazzı, yüzlerinden okuyabilirsiniz. Onlar işlerini yaparken tüm benlikleri ve hücreleri ile kendilerini o işe verirler. Sadece o anın zevkini yaşarlar ve başka hiçbir şey onları bu derece mutlu edemez. Onlar işlerini yaparken geçen zamanı veya kazanacakları parayı düşünmezler, sadece yaptıkları işe odaklanırlar ve onun keyfini yaşarlar.


Bu işi yapmak için doğmuş denilen insanlar vardır. Yaptıkları işte o kadar mahir ve yeteneklidirler ki ve o kadar kendilerini adamışlardır ki; hemen anlarsınız o kişi bu işi yapmak için doğmuştur. Bu bazen bir doktor olur, bazen bir tamirci, bazen de sanatçı.


Her insanın bir görevi vardır ve o görevi yapmak için gelmiştir dünyaya dedik. Bu görevin ne olduğunu nasıl anlayabilir insan?


Richard Bandler; bir işi yapmayı üzerine para vermeyi göze alacak kadar çok istiyorsanız, o iş sizin misyonunuzdur diye yazmış bir kitabında. Yapmaktan gerçekten çok haz aldığınız ve bu uğurda birçok şeyden fedakârlık yapmayı göze alabileceğiniz bir şey var mı? Eğer bu sorunun cevabını bulursanız yaşam misyonunuzu da bulmuş olursunuz.


Yaşam misyonunu ve amacını bulmuş olan kişiler için artık hayat daha anlamlıdır. Bu amacı bulan kişi daha sonra fark eder ki, aslında çocukluğundan itibaren yaşamış olduğu her şey kendisini bu amaca hazırlamak içinmiş. Annesi bir hastalıktan öldüğü için doktor olup o hastalığın çaresini bulan veya haksız bir durumda kendini savunamadığı için okuyup çok başarılı bir avukat olan insan hikayelerini duymuşsunuzdur.


Kişisel gelişim ve şifacılıkta çok başarılı olan insanların birçoğunun geçmişinde, kendi yaşamış oldukları zorluklar vardır. Kendi yaşamış oldukları sorunları çözmeye uğraşırken bir takım şeyleri keşfedip öğrenmişler ve başkalarına uygulamaya başlamışlardır.


Yaşadığımız ve şuan isyan ettiğimiz her sorun, belki de bizi amacımıza hazırlamak içindir. Dünyaya geldiğimiz ülkeyi, aileyi, çevreyi ve yaşadıklarımızı bir de bu açıdan incelersek, ortak bir mesaj bulabilir ve kendi görevimizi keşfedebiliriz. Belki de o zaman şuan kızdığımız her şeye teşekkür eder ve iyi ki o sorunları yaşamışım diyebiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2352
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster