Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
163
 

MİT TIR'larının durdurulmasıyla, yardımdan yoksun kalan 200 Türkmen köyü IŞİD'ın eline geçti...

MİT TIR'larının durdurulmasıyla, yardımdan yoksun kalan 200 Türkmen köyü IŞİD'ın eline geçti...
 

Sanki, sınırımızdan içeri sızmış düşman araçlarını durdurup içindekilerini esir alıyorlar...


Başlığımdaki ifadeyi, Suriye Demokratik Türkmen Hareketi Başkan Yardımcısı Tarık Sulo Cevizci, kullanıyor ve de şunları ekliyor; "TÜRKİYE'NİN YARDIMI OLMASAYDI TÜRKMEN SOYKIRIMI OLURDU" (medyadan).

x        x        x

Lozan Konferansı öncesi...

Bütün barış düşüncelerine rağmen Lozan Konferansı yakın öncesinde, Türkler ve İngilizler arasında her an çatışmaya dönüşebilecek bir askeri gerginlik bulunmaktaydı.

1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi, bu gün ülkemizin güneyindeki siyasi ve askeri hareketliliğe benzeri bir karışıklık  yaratmıştı...

1 Şubat 1922'de Mustafa Kemal, Milli savunma Bakanlığı'na, "Faysal'ın Irak'ta hükümet kurmak ve İngilizlerin de, Musul ilini siyasi manda altında bulundurmak istediği nedeniyle, Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan Musul'un kurtarılması için Revandiz(Kerkük'ün kazası) bölgesine bir kısım kuvvet gönderilmesi"(1) talimatı vermiştir.

Bu görev, Suriye ve Antep cephesinde çeşitli görevler almış Kaymakam Özdemir Bey'e(Şefik Özdemir) verilmiştir. Özdemir Bey, "özel görev kuvveti" denebilecek, 20-25 kişilik bir subay kadrosu ile aşiretler arasına girmiş, onlardan topladığı milislerle 100 kişilik  bir "müfreze" ile Revandiz'e varmış ve göreve başlamıştır...(2)

-- 1974 Kıbrıs Harekatı öncesinde de, Kıbrıs Türklerine benzer yardımlar yapılmış ve bazı askeri personel, harekat sırasında TSK'nın çıkarma yapacağı bölgelerin kontrolünü ele  geçirmek ve güvenliğini sağlamak için, çıkarmadan önce gizlice adaya çıkarılmıştır... Bu arada, Suriye'deki Türkmenlere yapıldığı gibi, adaya, silah ve mühimmat başta olmak lojistik yardım da gönderilmiş olabilir..

Şimdi ne oluyor?

Bölge aynı... Bölgedeki karışıklık aynı olmasa bile benzer... Bu karışık bölgede "Irak Şam İslam Devleti" kurmak amacıyla "düzensiz bir silahlı örgüt"(Terör örgütü de diyebilirsiniz) hakimiyetini kurmaya çalışıyor...

Dün olduğu gibi, bugün de, bölgede bulunan soydaşlarımız, bir taraftan IŞİD, diğer taraftan Esat güçleri arasında, zor durumda, tehlike altında kalmıştır. Son zamanlarda da PYD'nin de saldırılarına uğramışlar... Yine, dün olduğu gibi bugün de devlet, orada zor durumdaki soydaşlarımız olan Türkmenlere, kendilerini korumaları için, araç, gereç, silah ve mühimmatla birlikte lojistik destek sağlıyor...

Bu desteğin sağlanış şekli de, 2012 yılından bu yana, yine dün olduğu gibi, bölgenin içinde bulunduğu özel siyasi durum nedeniyle gizli yapılıyor...

Unutulmasın ki, bu karışık ortamda, şimdiye kadar 25-30 bin Türkmen öldüğü söyleniyor... Türkiye, onlara lojistik yardım yapmayıp da ne yapmalıydı ki?

Yukarıda da belirtiğim gibi, MİT Tırlarının durdurulması IŞİD'e yaradı...

x         x        x

Bir örnekleme yapayım...

Yunanistan'la gelecekteki olası bir savaşta, Batı Trakya'daki Türklerin, kara harekatımız sırasında ordumuzun geçeceği bölgeleri kontrol altına almak ve emniyetini sağlamak için orada, Türkiye tarafından organize edilmiş  gizli  bir "milis kuvveti" bulunduğu konusunda bir bilginiz olabilir mi, acaba?...

Şimdi böyle bir "millis kuvveti" olduğunu ve devletin de, bu kuvvetin silah, gereç ve mühimmat gibi lojistik ihtiyaçlarını gizli olarak karşıladığını düşünelim...

1922'de Musul'un kurtarılması için Kerkük(Revandiz'e); 1974'te de Kıbrıs'a gönderilen "özel kuvvetler" ve "diğer lojistik desteğin" Türkler için değil de, başka bir örgüte yapıldığını iddia etmek ne kadar doğru olabilir.

x         x        x

Bu nedenle, Türkmenlere lojistik malzeme götüren MİT Tırlarını durduranlar ve durduranlara destek verenler, şapkalarını önlerine koyup biraz düşünsünler... Biraz da vicdan muhasebesi yapsınlar...

cdenizkent

 -------------------  :

(1) Türk İstiklal Harbi, Cilt-IV, s. 268(Harp Tarihi D. Arşivi No. 1/4283. Dosya No. 247

(2) India Office Record, L/ps/11/203(İngiliz Arşiv Materyali)'nden M. Kemal Öke, Musul Meselesi ve Kürdistan, s.99

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli cdenizkent, Yazınızda verilen mesajın arkasında yatanların çok çarpıcı şekilde öğrenilmesi için Amerikalı tarih profesörü Justin McCarthy'nin, bizlerle ilgili "Ölüm ve Sürgün" isimli eserinin okunmasını ve her kitaplıkta mutlaka olması gerektiğini kuvvetlice öneririz. Kitapta, I. dereceden kaynaklarla desteklenen yazılanları öğrenmeden yaşadığımız sorunların anlaşılması mümkün değildir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 11.06.2015 14:55
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey...Özellikle bu konularda, kitap dışı bildiklerim, gördüklerim, duyduklarım ve yaşadıklarım var. Justin McCarthy hakkında bilgi edindim ve "Ölüm ve Sürgün" adlı kitabının da konusunu anladım...Uzmanlık alanı olan komular, bulunduğumuz coğrafyada,ülkemizin "ilgi" ve "etki" alanına giren bölgelerdir. Osmanlı tarihi ile ilgilenmesi ve ermeni soykırımı iddialarını reddedişi de önemlidir...Öneriniz için teşekkür ederim. Selamlar.  11.06.2015 19:00
 

sn, hocam, bir millet cahil olduktan sonra kime, ne anltırsan anlat, boşunadır ama malesef onun oyu sizin ve bizim oyumuz la aynı... keşke olmasaydı. onun için diyorum ki "cahil bir millete demokrasi yaraşmaz..." TV de maç ve magazin izler, internette porno, oyun ve çet yapar, gazetede spor sayfasını okur, bir yılda kaç kitap okudun sorsan bilmez, tek bir köşe yazısı okumaz, tek bir açık oturum izlemez, müslüm olduığunu söyler onun da ne olduığunu doğrudürüst bilmez. bu ülke nasıl düzlüğe çıkabilir ki? böyle bir halk ancak başkalarının elinde oyuncak olur, işte böyle... selam ve saygılarımla.

FİKİRCİ 
 10.06.2015 16:14
Cevap :
Merhaba Fikirci...Ne yazık ki, düşündükleriniz doğru...Bir iki gün önce, bir kanalın sokak muhabirlerinden biri, yolda karşılaştığı çoğu öğrenci gençlere "koalisyon" ve "azınlık hükümeti" konusunda sorular soruyordu...Pişkin pişkin gülerek, bilmediklerini ve bazılarının da yarım yamalak bir şeyler gevelediğini gördüm. Hele biri, "azınlık hükümeti" için, Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlarımızın kurduğu hükümet olarak tanımlama yaptı..."Ecevit'i tanıyor musunuz?" sorusuna da tanımadıklarını söyledi bazıları...Çok üzücü bir durum. Yani gençlerimiz, 15 sene öncesini hiç bilmiyorlar...Çok yazık...Selamlar  11.06.2015 12:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 932
Toplam yorum
: 2430
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1383
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster