Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '10

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
2928
 

Mitokondriyel (mitokondriyal) Havva

Mitokondriyel (mitokondriyal) Havva
 

Anne bonobo ve yavrusu


Uzak veya yakın, bütün canlılar birbiriyle akrabadır. İnsanlar ve bugün yaşadığını bildiğimiz maymunlar genel olarak primatlar şeklinde adlandırılır. Hepsinin ortak bir atası vardır. Birbirleriyle ayrışmaları zaman olarak kaydedilmiştir. Hangi zamanda kim ayrıldı, ne zaman yeni bir tür ortaya çıktı, bunların hepsi bilinmektedir.

Özetleyecek olursak, 16 milyon yıl önce gibbonlar ve diğer primatlar birbirinden ayrılmışlardır. 14 milyon yıl önce orangutanlar ve diğer primatlar, 7 milyon yıl önce goriller ve diğer primatlar, 5 milyon yıl önce insanların ataları ve diğer primatlar birbirinden ayrılmıştır. 3 milyon yıl önce primatlar son olarak şempanzeler ve bonobolar olarak ayrılmışlardır. İnsanın ataları da neanderthaller ve günümüz insanı homo sapiensler olarak ayrılmışlardır. İlk modern insan yaklaşık 200 bin yıl önce ortaya çıkmıştır. Günümüz insanı dışında bütün akrabalarının soyu tükenmiştir. Varlıklarından bulunan kemikler aracılığı ile haberdar olduk.

Bu bilgiye göre insanların yaşayan en yakın akrabaları şempanze ve bonobo maymunlarıdır. Bütün primatların aile ve toplumsal hayat alışkanlıkları vardır. Birbirlerinin bitlerini ayıklarlar. Genellikle kendilerini yetiştirenlerin sözünü dinlerler.

Yüksek yapılı canlı gruplarında canlılar normal olarak birbirleriyle çiftleşirler. Genlerinde aykırılıklar, yani mutasyonlar olsa bile bu değişikliklerin yok olması büyük ihtimaldir. Çünkü ya yerleşik ve baskın olan genler onları bastırır, ya da değişiklik bir nesil sonra –canlının çocuğu olmayacağı için – kaybolur gider (Genlerin baskın olma, çekinik olma özelliği vardır). Doğada yeni bir türün ortaya çıkması coğrafi durumun yardımıyla olur. İnsanların ataların da ortaya çıkması, aynı şekilde birlikte yaşadıkları akrabalarından ayrı düşmeleri sonunda olmuştur. Bir grup primat, ellerinde olmadan, belki de nüfuslarının artması sebebiyle ortak gruptan ayrılmış ve ada gibi izole bir yere düşmüştür. Böylece anakaradaki büyük grupla çiftleşebilme şansını yitirmişlerdir.

Bu primat grubu diğer primatlardan ayrı oldukları için kendilerine zarar vermeyen değişiklikler çocuklarına geçebilmiştir. Bu değişikliklerin en önemlisi ikinci kromozomun üçüncü kromozomla birleşip tek bir kromozom olmasıdır. Bu değişiklik aynı zamanda adadaki primatlarla anakaradaki primatlar arasında geri dönülemez bir farklılık ortaya koymuştur (insanda 23, diğer primatlarda 24 çift kromozom bulunur. Daha geniş bilgi için bakınız: İnsanın ikinci kromozomu).

Bir taraftan böyle bir gelişme olurken bir taraftan da bu grup – sayıları çok az olduğu için – türlerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Öyle ki grupta çok az sayıda doğurgan dişi kalmıştır. Milyonlarca yıl içinde insan türü bunun gibi birçok yok olma tehlikesi atlatmıştır. 6 milyon yıl öncesinden 200 bin yıl öncesine, modern insan ortaya çıkmasına kadar insan türünün birçok düğüm noktasından – buna darboğaz noktası da denebilir – geçtiği tahmin ediliyor.

“İnsanların hücreleri anne ve babalarından gelen bilgi ile oluşur” demek, tam olarak doğru değildir. İnsanların babalarından gelen bilgi sadece hücre çekirdeğinde bulunan DNA’nın bir yarısıdır. DNA’nın diğer yarısı ve hücrenin geri kalan bütün bölümleri anneden gelir! Dünya üzerindeki bütün insanların genleri arasında sadece %0.5 kadar bir fark vardır. Ancak hücrelerinin geri kalan bölümünde hiçbir fark yoktur. Bir canlı ve insan, halka biçimindeki mitokondri DNA’sını tümüyle annesinden alır. Bütün dünyadan 3605 kişi üzerinde yapılan araştırmala, r insanların hücrelerindeki mitokondri DNA’sında hiçbir fark olmadığını göstermiştir (İnsan mitokondri DNA’sı 37 genden oluşur. Mitokondriler hücre stoplazması içinde kurtçuklar gibi serbest bir şekilde dolaşır, bölünerek çoğalır, birbirleriyle birleşebilir ve hücreye giren oksijeni kullanarak enerji üretirler Mitokondrilerin endosimbiyoz teorisine göre önceleri hücreden bağımsız canlılar olduğu, daha sonra hücre ile ortak yaşam içine girdiği kabul ediliyor).

Bu nedenle Hawai Üniversitesi’nden Rebecca Cann, 6 milyon yıl önce, ada gibi bir yerde izole olarak kalmış primat grubunun üremesini ve insan türünün ortaya çıkmasını sağlayan dişiye Mitokondriyel Havva adını takmıştır.

Başka bilim adamlarından karşı görüşler de gelmiştir. Bir görüşe göre sadece erkek çocuğu olan bir annenin mitokondriyel DNA kaydı yok olur. Sonraki kuşaklara aktarılmaz. Ancak birkaç kuşak sonra başka bir annenin mitokondriyel DNA’sı – erkek işin içine hiç katılmadığı için – kaçınılmaz olarak bütün topluluğa hakim olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evrim Teorisi Sitesi www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=195:bilinmeyen-bir-insansi&catid=1:evrim-haberleri&Itemid=104 Radikal Yaşam www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=987697&Date=25.03.2010&CategoryID=79

habişş 
 25.08.2010 19:22
 

Sibirya’nın Altay Dağları’ndaki Denisova Mağara’sında bulunan fosile ait parmak kemiklerinin, yapılan DNA analizi ve hücre organeli mitokondri yapısı incelemesi sonucunda, 30 ila 40 bin yıl önce yaşamış, ne Neanderthal’e ne de modern insanın atalarına benzeyen yeni bir tür insansıya ait olduğu saptanmıştır. Bulgular bu üç insansı türün (Neanderthal, Homo Sapiens ve henüz ismi konmayan, şimdilik x-woman dedikleri yeni türün) aynı zaman diliminde yaşadıklarını gösteriyor. Yapılan DNA analizinde, hücre çekirdeğinin dışında yer alan ve anneden geçen mitokondriyal DNA çıkarılarak gen haritası oluşturuldu. Harita, bugün yaşayan 54 insan, 30 bin yıl önce Sibirya’da yaşamış bir modern insan, 40 bin yıldan fazla süre önce yaşamış altı Neanderthal ve bugünkü bir pigme şempanzenin genomuyla kıyaslandı. Sonuçta yeni insansı türüne ait mitokondriyal DNA’nın kimyasal yapısının modern insanla arasındaki farkların, modern insanla Neanderthal arasındakinden en az iki kat daha fazla olduğu belirlendi.

habişş 
 25.08.2010 19:18
Cevap :
Teşekkürler Habişş. Bunu ilk defa duyuyorum.  26.08.2010 10:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 274
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 5402
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

İstanbul 1980 doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. İstanbul'da oturuyorum. Dünya ve çevre hakkında düşü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster