Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
339
 

Modası asla geçmeyecek bir tutku: Çizgiroman

Modası asla geçmeyecek bir tutku: Çizgiroman
 

Bonell'nin en meşhur kahramanı, Zagor


Benim gibi 90lar kuşağında yetişmiş insanlar, çizgiromanları genelde televizyonda Yeşilçam filmlerinde dersten kaytaran öğrencileri okurken görürdü hep. Fakat benim çocukluk dönemlerimde de az da olsa bu tutku vardı. Elbette 70lerdeki ve 80lerdeki gibi yaygın ve popüler değildi. O dönemlerde en büyük eğlence kaynaklarından biri de buydu. Aslına bakarsanız hem çizgi hem de roman olması, okuyan kişi için çok daha faydalı olmuştur. Tasarım ve kurgunun bir arada olması, okuyucu için büyük bir nimettir aslında.

Benim de çizgiroman dünyasına atılmam aslına bakarsanız karikatürlerle tanışmamla başlar. 2000li yılların başlarında oldukça etkin birkaç mizah dergisi (LeMan, LeManyak gibi) vardı. Burada özellikle Gürcan YURT'un çizimleri (Robinson ve Cuma, Cabbar Baba) bana oldukça keyifli gelmiştir. Halen de ara sıra eski sağ kalan koleksiyonlarımdan açıp okurum.

Ülkemizde yerli çizgiroman denildiğinde ilk akla gelen şüphesiz Karaoğlan ve onun yaratıcı Suat YALAZ'dır. Elimde seri olarak var ancak tüm maceraları tamamlamadım henüz. Onu da keşfetmem ne yazık ki neredeyse sadece bir yıl oldu. Kitap sever biri olarak çizgiroman dünyasına ciddi atılımımın bu kadar geç olmasından dolayı kendime kızıyorum da açıkçası.

Dünya çapında çizgiromanda ise akla gelen ilk isim Sergio BONELLI'dir. Bonelli, başta Zagor olmak üzere Martin Mystere, Mister No gibi oldukça popüler iki çizgiromanın da yaratıcısıdır. Mister No'ya da bu aralar yeni başladım. Ancak gözüm Zagor'da. Eskiden bu kadar uzun soluklu maceralar olduğunu bilmiyordum tabi. Ancak Zagor'un Klasik Maceralar Dizisi'ni keşfedince 95 cilt olduğunu ve her ciltte 3 sayı olduğunu öğrendiğimde epey şaşırdım ve heyecanlandım. Geçenlerde bir sahafta nasıl olduysa Klasik Maceralar Dizisi'nin ilk cildini buldum. Ancak beni şaşırtan bir şey vardı o da fiyatı. Sahaf bu cildin fiyatının 150 TL olduğunu söylediğinde epey şaşırmıştım. Sebebi de ilk birkaç cildin piyasada neredeyse hiç kalmamış olduğuydu. Zaten internet üzerinde de hiçbir sitede bulamadım. Serinin tamamını satan ender birkaç kişi var ancak tüm serinin fiyatı biraz göz korkutucu (aslında buna değer). Çünkü bu yayınlar artık antika değerinde neredeyse. Düşünün çöle düşen biri için altın mı daha değerlidir yoksa su mu? İşte bu serileri tamamladığımda bunlara verilecek fiyat, çöle düşen biri için suyun yanında altın gibi kalacaktır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5096
Kayıt tarihi
: 16.06.12
 
 

27 mart 1989 yılında Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Zengen kasabasında doğdu. İki yaşına kadar B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster