Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '14

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
968
 

Modern dilencilikte yeni bir yöntem daha!

Modern dilencilikte yeni bir yöntem daha!
 

Kaynak: myindiapictures.com


"Modern Dilencilik"... Bana göre; bu terimin anlamı şu demek: İnsanları kandırma, zorlama ya da duygularını oynama şeklinde paralarını araklamak. Bugüne kadar, birçok yöntem gördüm. Bugün, kendimce yeni bir tane daha keşfettim ve sizleri uyarmak istedim.

Sağlık, hepimizin önem verdiği hassas bir konu. Bu sebeple, insanları bu konuda aldatmak çok kolay. Dilenci arkadaşlar da şöyle düşünmüşler,,,

 

Bostancı sahilinde, Beltur sosyal tesisinde oturuyoruz annemle (bugün mangal yanmıyordu, çok şükür(!)). Birden biri tam karşımda, elinde yaklaşık 30-40 cm çaplı bir tepsi - normal simitçi tepsilerine göre biraz küçük bir boy - ve içinde 10 taneyi geçmeyecek kadar simit bulunan, tahminimce 18 yaşından küçük olan bir çocuk aniden yere düştü ve nöbet geçirmeye başladı. Hani, sara hastalarınınkine (epilepsi) benzer olan nöbetlerden bahsediyorum. Benzerlik bu ya, Ankara'da iken, bir simitçi yine tarif ettiğim şekilde yere düşüp nöbet geçirmişti ve sonraki gelişmeler de aynısı oldu zaten. Neyse, ben hiç hareket etmedim; hem simitçi hem de nöbet geçirme rolündeki beceriksizliğini fark ettiğim için hiç kıpırdamadım. Tesisten bir sürü kişi, delikanlının yanına gitti, sanırım ambulans arandı, çocuğun kafasını korumaya çalıştılar falan. Nöbet en fazla 1 dakika sürdü. Burada şu ayrıntıyı vereyim, gerçek nöbette, atımlar ritmik ve aynı taraflı olur. Sadece, sol bacak ve sağ kolun nöbet geçirmesi diye bir şey yoktur (!) Nöbet tiyatrosundaki beceriksizliğini, sırt üstü yatar pozisyondan sağ tarafına dönerek kanıtlamaya devam etti. Bu sırada, anneme bunun numara olduğunu söyledim. Sonra, yanıma gerçek bir simitçi geldi. Dedi ki; bu hep böyle, yalan bu, ilacım yok diyip para istiyor... Ahhaaa, senaryom şu an cuk diye oturdu. Bu sırada, yanımızdaki masadakiler geldiler delikanlının başından. Dediler ki; sara ilacının adı diye şeker ilacının adını söyledi. Höhhh, rol yapmak konusunda çok beceriksizmiş, dedim. Neyse, yine vicdanlı birkaç kişi sanırım para verdi, bir de sonradan çay ve su verildiğini gördüm. Ben kalkarken, çimen üstünde keyifle oturuyordu..

Sayın vatandaşlar, bu tip dilencilik olaylarına itimat etmeyiniz. Devlet, bu tip ilaçları, raporlu olduğunda ücretsiz olarak karşılamaktadır. Ayrıca, vapurlarda sık sık gördüğüm; elinde ne olduğuna bakmadığım, sözde bir hastalık raporu ile insanlardan para koparmaya çalışıyorlar. Siz, ne kadar bağış yaparsanız, bu arkadaşlar o kadar çoğalacaktır. Lütfen, bu tiplere dikkat ediniz ve itimat etmeyiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Modern dilencilik tarzları yazınızın ilk paragrafında özetlenmiş. Tek amaç: başkalarının paralarına bir şekilde sahip olmak. Ama insanlar bu gibi oyunlara bir kez gelirler sonrasında akıllanırlar. Uygulanan kandırmaca oyunlarının detaylarını bilenler, (örneğin meslek gereği sara krizinin seyri) tiyatroyu! hemen fark ediyorlar. Selamlar...

Yurdagül Alkan 
 08.02.2014 20:16
Cevap :
Yurdagül Hanım, size bir kez kanıyorlarmış gibi gelebilir ama öyle ansızın yakalıyorlar ya da değişiklikler yapıyorlar ki, farkına varamıyorsunuz. Üstelik, nüfusun büyüklüğünü düşünürsek; bir insan bu şekilde ömür boyu kandırmayı başarabilir. Benim amacım, kandırılmadan bunu başarmak. Sevgiler, saygılar  08.02.2014 21:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 123
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3056
Kayıt tarihi
: 10.04.09
 
 

Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun... Tıp Fakültesi'nden her şey çıkar, arada doktor ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster