Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
195
 

Modern haremlerimiz

Modern haremlerimiz
 

Son zamanlarda gelişen olaylara bakarsak kadına şiddet ve eziyetin artık had safhalara taşındığını gözlemleyebiliriz. Gözlemlemek dedim ama aslında nerdeyse hemen her kadın şiddet görmese bile baskıcı bir zihniyetin verdiği zorluklarla uğraşıyor. Yani hepimiz aslında tüm kadınlar erkek egemen toplumun birer ferdiyiz. Kimse “ben kendimi ezdirmedim ezdirmemde “demesin. Kocanız ezmediyse babanız ezmiştir o yoksa ağabey, dayı, amca ya da patronunuz vardır. Kısacası mutlak suretle bir erkek baskısı yaşanmıştır.

Bu da Osmanlı dizilerinin neden tuttuğunu açıklıyor sanırım. Çünkü aslında biz kadınlarda bu çağda hala haremlerde yaşıyoruz da farkında değiliz. Harem denilince aklınıza illaki içinde birden fazla kadının yaşadığı bir ortam gelmesin. Gerçi doğu bu konuda su götürmez. Bir değil birkaç kuma ile yaşam süren haneler hala var. Kocamızın veya sevgilimizin hayatındaki tek kadın olabiliriz. Ya da öyle sanıyoruz. Yani anlatmak istediğim haremlerin padişahlık döneminde kaldığını sanıyorsak yanılıyoruz. Çok gelişmiş bir ülke sayılmasak ta en azından bazı Avrupa ülkeleri arasında duruşumuz oldukça modern, (kafa yapımızdan bahsetmiyorum tabi o çok gerilerde hala… ) Ama ya evler ve içinde yaşananlar?

İşte dediğim gibi aslında modern haremlerdeyiz. İster ev hanımı ol, ister hem ev hem iş kadını ol. Yaptığın gerçek iş hizmet…

Kocana sormadan giyemezsin, gidemezsin, gezemezsin “çalışma otur dese” evdesin. Eğer biraz dişliysen çalışırsın ama kıymetin olmaz. Pek çok kişi harem dizilerini seyrederken ağzının suyu akıyor. Kıyafetler muhteşem, gösterişli saray yaşamı falan… Kim bilir hayal kuran bile vardır. Ama bir düşünsenize ”harem” diyoruz “harem”… Ne kadar itici, ne kadar karışık ve ne kadar bencil bir kelime oysa. Diziler haremlere özendirmesin. Hepsi birer kurgudan ibaret. Düşünsenize bir dolu kadın tıpkı karton kutunun içine hapsolmuş civcivler gibi padişahın odasına girmeyi bekliyor. Tabi yatağa girmek değil gönlüne girmek önemli… Girerse ne ala. Ama giremezse haremde yaşlanıp gidecek. EE neresi güzel sarayın?

Şimdi ki zamanda da çok fark yok. Önce evlenirsin evinin kraliçesi olduğunu düşünürken bir bakmışsın ki halkalı kölesin. Ne ihtişam var ne de itina… Çalış babam çalış. Eğer aldatılamadan yılları devirebilirsen şanslısın. O zaman senden kraliçesi yok işteJ

Uzun lafın kısası yuvayı dişi kuş yapar derler ya… Yalan… Erkekler haremler kurar bizi de içine tıkar. Bunun için padişah olmaya falan da gerek yok, bizim gibi cariye ruhlu kadınlar oldukça onların harem kurması zaten kaçınılmaz. Öyle değil mi?

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 677
Kayıt tarihi
: 23.10.09
 
 

İstanbul'da yaşıyorum. Bilgisayar Eğitimi veren bir firmada satış ve organizasyon görevi yapıyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster