Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '19

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
13
 

Modern Okuyucular - 3

BİLME HASTALIĞI 

            Lisede okurken güzel bir felsefe hocam vardı. Bana Heraklitos'un bir sözünü ödev olarak verdi. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Bunun hakkında istediğim kadar yazı yazabilecektim. Antik Yunan deryasında beyin yakan bu sözü araştırırken işin özünü gördüm. Hayatta her şeyin bir zıtılığı vardır. İyi varsa kötü, av varsa avlanan, ateş varsa su. Çok okuyan çok dinleyen, az okuyan hiç dinlemeyen. Çok bilen susan veya hiç bilmeyen ve hiç susmayanlar gibi. Okuyucu aleminin son serisinde Bilgi Hastalarını konu alacağız.

            Bilgi güçtür ve kaliteli bilgi hem öldürücü hem de hayat kurtarıcı bir güçtür. Eğitim derslerinde duyduğum en çok laf ise öğrenme hayat boyu devam eder sözüydü. İşte bir bilgi hastasının mottosu budur. Bilmek, bir şeyler öğrenmek, bir konuda fikir sahibi olmak onun için yaşamın kaynağıdır. Kimisi sadece sosyal bir ortamda laf çalmak için bir şeyler öğrenir kimi işi gereği bir şeyler öğrenmek zorundadır. Kimisi de öğrenmekten hoşlanan adeta göbeğinden ona bağlı bir bireydir. Onsuz yaşayamaz, kendini geliştirebildiği kadar geliştirmek ister. Okuduğu her kitap, öğrendiği her bilgi uzay gemisinin yakıt tankları gibidir. Her kitapta yeni bir yakıt tankı daha takar, bilgili insanların bulunduğu seviyeye doğru yükseldiğini düşünür. Kitaplıklarında üzerinde prf yazan bir sürü adamın kitabı bulunur. Uzayın derinliklerinden, gezi kitaplarına, komplo teorilerinden, teknolojiye, ekonomiden, felsefeye, psikolojiye, hukuğa dair her şeyi okuyabilir bu insanlar.

            Bu tip insanlar bookstagram çılgınları gibi kitabın fotoğrafını çekip bir yerlerde paylaşma derdinde değil. İçi süslü kelimelerle dolu ama incir çekirdeğini doldurmayacak kadar boş olan kitaplara da para kazandırmıyor. Bu tür insanlar aynı zamanda ekonomik okuyuculardır. Parasıyla bilgi ve tecrübe satın almak, kitabı bu yönde kullanmak isterler. Özellikle çağımız sosyal medyasında arkadaşımı tahrik ettim, nenemi gıdıkladım gibi saçma sapan şeylerin paylaşıldığı, galiba herkesin kafası boş denilen bu ülkede böyle insanlar sosyal medyada da kendini göstermeye başlayınca kıymet kazanmaya başladılar. Bu tür insanların da astronomik takipçi sayılarına erişmesi, kendilerini bozmadan yollarına devam edebilmesi beni sevindiriyor.  

            Şahsi fikrim öğrenmenin faydalı olduğu görüşüdür. Özellikle şiddettin, öfkenin, cinayetin, magandacılığın bol olduğu günümüz toplumumuzda öğrenme meziyeti önemli bir yer kaplıyor. Lakin her şeyi öğrenmeye çabalamak boş bir gayretten ibarettir. İnsan kendisine fayda getirecek, yeteneklerini geliştirecek şeyler öğrenirse daha iyi olur diye düşünüyorum. Neyin faydalı neyin faydasız olduğu kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Bu gerek felsefe gerek bilim dalında hala tartışma konularından biridir.

            Sosyal medya kanallarının gelişmesi bu tür kişilere alternatif okuma ve öğrenme alanları oluşturdu. How to make it tarzında gelişen youtube kanalları, dünya gündemini meşgul eden konuları işleyen şahsi siteler hem televizyonun hem kitapların yanında yeni dünyalar oluşmasına neden oldu. Ben okuyucu grupların içinde bu tür kişilerin 21'inci yüzyılda giderek çoğalacaklarını düşünüyorum.

Keyifli okumalar... 

Emre ERDEN 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 201
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 288
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

Balkan Göçmeni bir Türk. Silahlı Kuvvetler eski Teğmen, Doğu Akdeniz Üniversitesi - Kıbrıs, Müter..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster