Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '07

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
701
 

Modern sosyal bilimlerin açmazları ve çıkış yolları

Modern sosyal bilimlerin açmazları ve çıkış yolları
 

Modern sosyal bilimlerde yer alan modellerin aynen alınıp Türkiye'ye uygulanması tamiri mümkün olmayan zararlara yol açabilir. Türkiye'de iş yaşamında Koşulsuz Kuzey Amerika taklitçiliğinin yol açabileceği tahribatın örneklerine bizzat şahit oldum. Kültürel adaptasyonun bu noktada çok kritik olduğuna inanıyorum.

Şu an tüm sosyal bilimlerde olduğu gibi İnsan Kaynakları, Yönetim ve İşletme alanlarında da Türkiye'de ortaya konan teori ve modeller incelendiğinde bazı temel problemler karşımıza çıkmaktadır:

1. Bu teorilerin hemen hemen hepsi yurtdışında, özellikle Kuzey Amerika’da geliştirilmiştir. Ne yazık ki pek çok yönetici ve şirket bu modelleri Türk iş ortamına aynen monte etmeye çalışmaktadır. Amerika’nın uygulamalarının ülkemizde aynen taklit edilmesi ciddi tehlikeler içermekte ve amacının aksi sonuçlar vereilmektedir. Bu durumlarda Türk kültürünün kendine has özellikleri, toplumsal dinamiklerimiz ve Anadolu topraklarında kurulan medeniyetlerin mirası yok sayılmaktadır.

2. Mevcut teoriler, tek bir insan modelinin olduğu varsayımına dayanmaktadır. Holistik ve sistemci bir bilimsel anlayış benimsenmediğinden dolayı, herkes filin bir parçasını bütün zannetmekte ve gerçeği ondan ibaret saymaktadır. Kişiler arası farklılıklara dayalı bir bakış açısı geliştirilmediği sürece verilen tavsiyeler pansuman tedbirden öte geçemeyecektir. İnsanı derinlemesine sistematik olarak tanımadan ve kavramadan ortaya konacak her tür teori eksik kalacaktır. Pazarda sunulan tek bir insan modeline dayalı mevcut tüm Liderlik, İletişim, Yönetim ve Takım Çalışması eğitimleri ve kitapları da eksik kalmaya mahkumdur. Herkese özel, kişiselleştirilmiş, uzun dönemli, yaşam içinde uygulamaya geçirilebilecek açık büfe pratik reçetelere ihtiyaç duyulmaktadır.

3. İnsana dair günümüze kadar gökkubbenin altında söylenmemiş hiçbir şey kalmamıştır. Ancak, insan denen varlığı açıklamak için yapılan analizlerin çok büyük bir kısmı insanın sadece belirli yönlerini inceleyip ön plana çıkarmıştır. Benzer şekilde, işletme ve yönetim alanında her gün yeni bir teori ve yeni bir kavram ortaya konmaktadır. Bilginin üretimi hız kazandıkça, bilgi kirliliği de önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ortaya çıkan her yeni bilgi, kafa karışıklığına yol açar hale gelmiştir, çünkü var olan bilgi parçacıklarının bir çoğu birbiriyle çelişmektedir. Bunun altında yatan etkenlerden birisi de insanlar arasındaki bakış açılarının farklılığıdır. Herkes dünyayı kendi penceresinden gözlemlemekte ve yorumlamaktadır.

4. Batıdaki modern sosyal bilim anlayışının ve mevcut paradigmanın bazı açmazları vardır. Bunlardan bazılarını ve önerdiğimiz çözümleri şöyle sıralayabiliriz:

a) Analitik düşünceye, derinleşmeye ve uzmanlaşmaya aşırı önem verilmesi. Bunun sonucunda oluşan aşırı parçalanmışlık.

ÇÖZÜM: Bilginin entegrasyonu. Disiplinler arası yaklaşımlar ve sentezci düşünme

b) Akademisyenler üzerindeki yayın yapma, fon bulma ve kariyer baskıları. Bunun sonucunda daha objektif, daha bilimsel ve daha güvenilir sonuçlar elde edilememesi.

ÇÖZÜM: Tam bağımsız araştırma kuruluşları.

c) Patent-copyright gibi meseleler yüzünden bilginin ticarileşmesi. Bunun sonucu, benzer konseptlerin birbirinden farklı kavramlarla yeniden ifade edilmesi ve literatür kirliliği

ÇÖZÜM: Kavramların yeniden anlamlandırılması ve aralarındaki ilişkilerin netleştirilmesi.

d) Pozitivist ve maddeci bakış açısının yol açtığı perspektif darlığı

ÇÖZÜM: Akıl, kalp ve ruh bütünlüğü

e) Objektiflik adına aşırı kopukluk, değerlerden uzaklaşma ve anlamsızlığa düşme

ÇÖZÜM: Pozitif, kalpten, severek, hissiyat ile araştırma

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sonunda insan kaynakları, yönetim konusunda ayakları yere basan birine rastlayarak gezegende yalnız olmadığımı gördüm, merhaba arkadaşım. yazında değindiğin konuları o denli güzel açıklamışsın ki, fazla bir şey söylemek gereksiz. ben yıllarca hem ideolojiler boyutunda, hem yönetim metıtları kapsamında, konfeksiyon gibi, dünyada ortaya çıkan modelleri ülkemizde birebir uygulayamayacağımızı iddia ettim ama kimseye dinletemedim. söz gelimi toplam kalite yönetimi olarak adlandırılan bir yönetim modeli seksenli yıllarda moda idi, bunu olduğu gibi bizde uygulamaya çalışan krum F-16 üreten fabrika TAİ idi ben de orada imalat kalite teminatı müdürü idim, konu ile ilgili araştırma yaptığımda gördüm ki modelin türkiye'de uygulanması çok ama çok zordu, araştırmalarım bu modelin amerika ve avrupada da başarısız olduğunu gösterdi, ama TAİ ısrarla bu öodel üzerinde çalıştı çalıştı ve olmadı. en büyük sıkıntı yaşanılan coğrafya ve kültürü görmezden gelmekti. neyse yer kalmadı sizi kutlarım

Oğuzkan Bölükbaşı 
 11.01.2007 8:54
Cevap :
Merhaba Oğuzkan Bey, İlginiz, değerli yorumunuz ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim. ne güzel ifade etmişsiniz. Benzer endişeleri taşıyoruz ve benzer bir farkındalığa sahibiz. Bu farkındalığın Türkiye'de artmasını temenni ediyorum! Bahsettiğiniz örnekler bana çok enteresan geldi, neler tecrübe etmişsiniz. Tanıştığımıza çok memnun oldum. Saygılarımla efendim,  16.01.2007 4:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2449
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster