Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '10

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1673
 

Modernite sonrası postmodernite…

1789 Fransız İhtilali’dir insanlığın dönüm noktası. Ya da en azından öyle öğretilir üniversitelerde. Modern dünyanın temellerinin atıldığı fikirsel altyapılar bu sürecin ürünüdür. Özgürlük, milliyetçilik, eşitlik vs. Modern dünyanın en temel değerleri olagelmiştir bu kavramlar. Sanayi devrimiyle başlayan ve Fransız İhtilali ile doruğa ulaşan yeni evrensel değerler kümesi yakın geçmişe dek hegemonyalarını sürdürmüşlerdir. Ancak son birkaç on yıldır bu temel değerleri yeniden tanımlayan, kimini sınırlayıp kimini genişleten yeni bir kavram var. Postmodernizm… Kelime anlamı olarak modernite sonrasını ifade eden postmodernizm aslında bütün paradigmaların yeniden tanımlanması gerektiğini işaret eder.

Son 50 yıllık gelişmelerin bilinen 2000 yıllık tarihin gelişmelerinin tümünün toplamından çok daha keskin ve hızlı olması, 2000 yıllık tarihimiz boyunca bilinen tüm kavramların yeniden tanımlanması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Özelikle son 20 yıldaki olağanüstü değişimler sadece bilimsel çevrelerde değil, sıradan insanın sıradan yaşantısında bile anormal değişiklikleri beraberinde getirmiştir. İnsanlık tarihi boyunca iki nesil arasındaki fark hiç bu kadar büyük olmamıştır. Aradaki fark sadece günlük yaşamlarındaki farklılıkları değil, ardışık iki neslin dünyayı tanıma ve anlamlandırma bütünlerini de kapsamaktadır. Bugünün 55-60 yaş üstü ebeveynleri kendi çocuklarının hayatlarını yaşarken kullandıkları, teknolojinin başdöndüren ürünlerini fiziksel nesneler olarak algılayamadıkları gibi, onların dünyayı okuma ve günlük olaylara verdiği tepkileri de anlayamamaktadır. Postmodern zamanda öne çıkan aşırı özgürlük, bireysel tercihler, cemaatçiliğin yeniden tanımlanması ve her şeyi sorgulama gibi yenilikler yaşanan çağın başka bir çağ, yaşanan düzenin başka bir düzen ve yaşanan dünyanın da başka bir dünya olduğunu göstermektedir. Böylesine ani ve kökünden değişikliklerin, sadece bireylerin günlük yaşamlarıyla sınırlı kalacağını öngörmek mümkün değildir. Daha açık konuşmak gerekirse hayatı yaşama ve algılayış biçimleri toptan değişen insanlardan meydana gelen toplumun, ulusal ve uluslararası olaylara çok daha karmaşık ve anlaşılmaz tepkiler vereceği açıktır. Toplumun temelinden gelen bu tepkilerin ise tepelerde nasıl yankı bulacağı postmodernizmin cevabını aradığı en karmaşık sorundur bence…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 546
Kayıt tarihi
: 20.12.10
 
 

Üniversiteyi Mülkiye'de Uluslarası İlişkiler bölümünde tamamladım. 5 yıldır Banka müfettişliği yapma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster