Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
263
 

Modifiye edilmiş muhalefet

Modifiye edilmiş muhalefet
 

Son zamanlarda belirginleşen bir 'cephe değiştirme' operasyonunu ele alacağım bu yazımda. Toplumu mobilize etmenin yeni kurallarını belirlemek için elinden geleni yapmaya başlayan 'holding medyasına' şöyle bir vurup geçmek istiyorum.

Malum Türkiye'de 10 sene önce tahmin bile edemeyeceğimiz gelişmeler oldu ve olmaya devam ediyor.10 yıl önce siyaset sahnesinde ikincil hatta üçüncül rollerde gördüğümüz figüranlar jön olup bizi yönetmeye talip oldular.Bu talep gün geçtikçe ciddiyetini artırdı ve bugünlere geldik.AKP iki dönemdir iktidarda ve ne kadar daha ikidarda kalacağını kendisi belirleyecek.

Muhalafet bu dönem zarfında akamete uğradı, çeşitli ideolojiler milletvekilini bırakın temsilciden dahi yoksun kaldılar, muhalefet kavramı karşıtlıkla eşdeğer olarak anılmaya başlandı.Şu an biraz daha iyileşme görülse de konjonktürel bir yenilik görülmüyor muhalefet cephesinde.

Ama çok önemli bir rol değişikliği gerçekleşti son iki ayda (hatta post-27 nisan döneminde).Medyamız kendisine müzmin muhalefet rolünü uygun gördü ve demokratik bazı kaygılarını bile bir kenara bırakarak Amerikan neo-conlarının ağzıyla konuşmaya başladı.Cumhurbaşkanlığı sürecini sırf bir 'kokteyl krizine', anayasa değişiklik çalışmalarını da tamamen bir 'ılımlılaşma modeli trajedyasına' çevirmeyi başardılar.Bazı haber kanallarımız uzman görüşü almak için hep aynı kişiler etrafında dönmeye başladı.Entellektüel dünyamızın bir iki gazeteden ibaret olduğu fikrine kaptırdılar kendilerini.

Amerikan think-tank'lerinin 11 Eylül sonrası düştükleri 'kategorizasyon sendromu' hepimizin malumu.Amerikan eliti müslüman dünyayı siyah ve beyaz olarak görmeye başladı ve ne yazık ki çoğu rengi siyaha yakın görmeye başladı.Bu sendromun ortaya çıkardığı 'ılımlılık ve radikallik' kavramlarını tahlil dahi etmeden direkt olarak siyasi kaygılarla birleştirerek ülkemize uygulayan medyamıza ise nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda pek bir kararsızım.Sanki Amerikan kuruluşlarının 'mahalle baskısı' medyamızı perişan etmiş gibi.Medyamızım kalantor editörlerinin baskıdan iyice kamburu çıktı baksanıza.

Bundan on yıllar sonra bu günlerimiz de sosyopolitik süzgeçlerden geçecek.Ve eminim bilim dünyası süzgeçlerde kalan tortuları gördükçe hayretler içinde kalacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 618
Kayıt tarihi
: 25.09.07
 
 

Merhaba. Kayseri doğumluyum. Boğaziçi İktisat son sınıf öğrencisiyim. Spor, ekonomi ve politika üzer..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster