Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
67
 

Monday, gönlüm seni çok sevdi!

Pazartesi günleri, çoğu insan gibi benim için de hep yeni başlangıçlar için belirlediğim bir gündü. Ne yazık ki çoğu zaman bunu da kötüye kullanmışım ve erteleme karakter kusurumu işletmişim de işletmişim. Bugün de aynı şeyi yapabiliyorum, tek bir farkla bunun bana zarar vereceğini biliyorum ve daha çabuk hareket edebiliyorum. Edemezsem de bedelini ödemeye istekli hale gelmeye çalışıyorum

Bunlardan biri de İngilizce öğrenmek. Her sabah günlük yazıyorum “sabah sayfaları “diye. Hatta bunu uzun süredir “morning faces “diye yazıyorum. Ardından tarihi de İngilizce yazıyorum. Bugün pazartesi ve “Monday “yazarken, birden o meşhur reklam geldi aklıma; “Monday, gönlüm seni çok sevdi!

Evet, benim gönlüm benimle ilgili her şeyi çok ama çok seviyor. Öyle çok seviyor ki bırakması gerektiğinde bir türlü bırakmasını bilmiyor. Hâlbuki hayatta hiçbir şeyin garantisi ve tek adresi yoktur. Bunu kabullenmediğim için acı çekiyorum.

“Eşyanın, binaların, yolların, elbiselerin sanki birer ruhları vardır. Sahiplerinden onlara bir şeyler siner. Bizim duyamadığımız, anlayamadığımız lisanlar vardır. Eskidikleri için onları çöpe atarken, ruhunuzun bir parçasını atmış olursunuz. Evler, meskenler mal değil, yuvadır. Bizi kuşatan her şeyde sırlar gizlidir. Küçük caminin derz duvarı, yemek verdiğiniz sokak kedisi, pencerenize gelip tane isteyen kumru çifti, saksıdaki çiçek, esen rüzgâr. Aylandoz ağacı deyip de geçmeyelim. Yapraklarında yazılar vardır, göremeyiz, okumayız, anlamayız. Her ne yeşillik ki, yerden biter. Birdir o ortağı yoktur der… Bütün bunları görmek veya görmemek. Sezmek veya sezmemek. İşte mesele burada.”

Bu alıntıda da altı çizili olduğu gibi yaşamda birçok dil var; okumasını, konuşmasını bilene. Fakat ben İngilizce'ye takmış durumdayım. Ne yazık ki bir başka pazartesiye daha ertelenmiş durumda eyleme geçmem. Bakarsınız ben son nefesime kadar “ morning faces “ yazıp orada da kalabilirim. Bunun bedeli de her gün biraz daha  özsaygımdan çalmak olsa da şimdilik elimden gelen budur.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 423
Toplam yorum
: 72
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 183
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

İkbal Özlen DİNÇERLER. 14.02.1960 doğumlu. izmir Kız Lisesi Edebiyat Bölümünü okudu. Buca Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster