Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
381
 

Monolog

Neden hüzün?
Evet neden be kızım hüzün?
Oysa dün, hayatımda hiç bu kadar paraya sahip olmadım deyip keyifleniyordun. Elbette o ev sonsuza kadar orada bizim olmayacaktı, nedir senin içini burkan? Bu evin satılmasıyla ne eksildi hayatından? Oysa sabah biz dünyanın en sanslı çocuklarıyız; çünkü dünyanın en iyi, en sevecen anne ve babasına sahiptik diyordun.Ne oldu niye ağlıyorsun? Evet ağlıyorsun, ağla, doya doya ağla...

Çünkü bu evin satılmasıyla çok şey satıldı.Üç yaşında kara şalvarlı, kara amerikan lastik ayakkabılı, sarı saçlı, kirpiklerine kadar sarı bir kız çocuğu da satıldı.Hacıannenin peşinden koşturduğu yaramazlıkların, sinirlendiğinde kırdığın pencere camları, elinde bir yağlı ekmekle oynamaya koşarak çıktığın dönüp kapatmadığın kacaman tahta kapı.
Annenin toprak fırından çıkardığı sıcak ekmek kokusu ve güzelim ıspanak börekleri.Sadece salı günleri yapılan kızarmız balık kokusu, sofrada babanın dizine yaslanışların.Ve her kapıdan girişte babanın''hey ben geldim''
narası, güler yüzü.

Bayram günlerinde ablanın diktiği rengarenk entariler, ve öpülen eller, alınan harçlıklar.Duvarlarına asılan kurutulmuş biberler.tütün zamanı asılan tütün dizileri.ambara yerleştirilen buğdaylar.elimizde yüzümüzde buğday tozları.Sabah uykusuzlukları akşam oturmaları.Gece ışığı söndürüp, radyodan''gecenin içinden''programından şarkı tutmalar, uyuyakalmalar...
Pencere altına ilk sevgilimin ayak sesleri, kocaman gözleri uzun kirpikleri, illede uzun uzun bakışmalar.Pencere kenarında annemim fesleğenleri, küpeli çiçekleri, bunların önünde oturup.okuyup bitirdiğim kitaplar..
Aynı yatakta yatılan kardeşlerin sıcak nefes alışları.Annemin''hadi uyuyun kızanlarım''diyen sesi.Hacıannemin(babaannem)''onlar söz dinlemez''serzenişi, mavi kocaman gözleri.

Çantamı alıp evden çıkışım, gece yarıları ağzimda sigara eve dönüşlerim.Tekrar giderken annemin kilim altından çıkardığı az ama çok şeyi çözen paralar.Babaannemin Kur'an'ın arasından çaldığımız paralar.Biber tarlasından
dönüşteki nasırlı ellerim, yanmış yüzüm...
Evden tamamen ayrılışım.Sanki bütün sokak gözyaşına bulanmıştı.Birde annemin el sallaması.

Eve tamamen dönüşümde ise, annemin uzun kemikli elleri ve sevinçten kocaman gülümseyişi.Evet evin satılmasıyla, her şey satıldı sanki...
Ortada kaldım, her şey gitti, yapayalnız kaldım.Gitmesemde orada olduğunu bildiğim, her zaman sığındığım bize ait kale yok artık...
Ağla, doya doya ağla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 247
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 651
Kayıt tarihi
: 18.10.07
 
 

Karlı bir kış günü, yaşam denilen bu yola düşmüşüm. Yürümüş yürümüş de bir arpa boyu yol alamamış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster