Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1656
 

Monoton hayatımız

Monoton hayatımız
 

www.fotokritik.com


Dünya telaşı dedikleri bu olsa gerek... Sıkıştırılmış hayatlarımız var. Sabahları işe giderken yatak bir mıknatıs gibi çekiyor, oysa izin günlerimizde tüm haftanın yorgunluğunu çıkarabilmek için sözde uyuyup dinleniyoruz. Dinlemek ruhla alakalı bir şey aslında. Ruhunuz yorgunsa uykunuzu alsanızda dinlenemiyorsunuz. Gözleri kapalı giyiniyoruz, kahvaltı var yok arası bir şey, dışarı çıkınca çarpan temiz hava bir an kendimize getiriyor... Harıl gürül çalışılıyor. Bugün çalışmasam şunu yapardım, buraya giderdim diye söylenenler izin günlerine erteleniyor... Akşam yemeği, çay, kahve derken televizyon karşısında uyuyakalınıyor. Ertesi gün yine aynı tempo...

Birçoğumuzun hayatı böyle gidiyor, bu monotonluk hepimizin ruhunu yoruyor. Şikayetler... Her şey aynı, değişen birşey yok, çalış, eve gel yat uyu, çok monotonlaştı hayatım cümleleri ezberlenmiş şiir gibi dillerde dolaşıyor. Bazen hayaller kuruluyor işe giderken sanki ulaşılması çok zormuş gibi... Yolda giderken bir telefon gelse mesela iş olmasa; o an deniz kenarına giderdim bir kahvaltı yapardım deniliyor şöyle mis gibi, sonra bir yürüyüş.. Demet demet çiçekler alıp; anneme, teyzeme, en sevdiğime giderdim hal hatır sormak için. Bir telefon gelse şimdi hazır uyanmışım, koca gün neler yapılır değil mi ama? deniliyor bazen kendi kendine, bazen yanında olan yol arkadaşına

Çok zor değil aslında izin günlerimizde şöyle erkenden kalkıp bir sabah kahvaltısı hazırlamak ailemize, arkasından tüm haftanın yorgunluğuna inat bir keyif kahvesi içmek.. Temiz havayı içinize çekerek yürüyüş yaparken, pamuk şekerler almak için çocuklara ve onların gözlerinde ki pırıltıyı görmek için çok zengin olmanız gerekmiyor. Çile çile yünlerle en sevdiğinize kendi eliniz, kendi göz nurunuzla bir kazak örebilirsiniz televizyonun karşısında uyuyakalmadan.. Atılan mesajlarla değil ziyaret ederek kutlayabilirsiniz sevdiklerinizin bayramlarını, yılbaşlarını... Sevdiklerinizle birlikte olmanın verdiği dinlenmişlik uykudan daha etkili olabilir...

Ve daha neler yapılabilir monotonluktan kurtulabilmek için? Şöyle bir düşünüp sizde ekleyin lütfen yardımcı olun bana. :)

Sevgiler.

Özlem

01.01.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

3 kuruşa satıyoruz hayatımızın 8 saatini hergün. Hayatın üçte biri demek. Kimse için hatta kendimiz için bile ayıracak vaktimiz yok. Evli karı koca son evlatlarıda evlenip ayrılıp gidince evden, ilk akşam yemeklerinde yapayalnız oturunca karşılıklı, sormuşlar birbirlerine "sen kimsin" diye. Ben kariyeri, milyarlarca maaşı bırakıp kaçtım. Az la yetinmeyi seçtim. Çok vakitlerim olsun istedim. 1 şubat da üç ay olacak. Hayatın tarifi farkında olmak dan başlıyor. Gidenin, gelenin, kendinin, verilenin, alınanın, geçen zamanın, biten günün farkında olmakdan geçiyor.

Ahmet KARAKAYAN 
 27.01.2009 17:34
Cevap :
Çok vakitleri olması insanın, azla yetinmesi milyarlarca maaşa ve kariyere değişilmez bir şey gerçekten. Güzel yorumunuz için teşekkürler.  24.02.2009 14:28
 

Aşk evlilik ve sonra alışkanlıkmı yoksa dayanış mamı

latif100 
 06.01.2009 16:22
Cevap :
aşk,dayanışma...  07.01.2009 13:10
 

yazınızı okudum sıcak güzel bir yazı,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,teşekkürler,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 07.01.2008 17:51
Cevap :
yorumunuz için teşekkür ederim. sevgiler  08.01.2008 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam yorum
: 34
Toplam mesaj
: 9
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir'de yaşıyorum. Büro Yönetimi ve Sekreterlik mezunuyum İMYO :) müşteri temsilcisiyim 3 yıldır, k..