Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '21

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
59
 

Montrö Boğazlar Sözleşmesi

Lozan Antlaşması'ndan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne...

-- Lozan Antlaşması(24 Temmuz 1923) kapsamındaki Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye'nin egemenlik haklarını kısıtlayıcı bazı hükümler içeriyordu...Türkiye, o dönemde kabul etmek durumunda kaldığı bu hükümlerin değiştirilmesini istediği için, 11 Nisan 1936'da, Lozan Boğazlar Sözleşmesi'ne taraf olan devletlere(Avusturya, Bulgaristan, Fransa, İngilter, Japonya, Romanya, SSCB, Yugoslavya, ve Yunanistan) birer nota verdi...Verilen notada,Boğazlar'ın silahtan arındırılmasını ve Boğazlar'dan geçişi denetleyecek uluslararası bir komisyonun kurulmasını öngören sözleşme hükümlerinin değiştirilesini istedi.

İki ay süren görüşmeler sonunda imzalanan Montreux(Montrö) Sözleşmesi'yle Türkiye'nin yapılmasını istediği önemli değişiklikler gerçekleşti.

Boğazlar'ın askerden arındırılmasına ilişkin hükümlerin yanı sıra Uluslararası Boğazlar Komisyonu da kaldırıldı. Bölgenin güvenliği tümüyle Türkiye'ye bırakıldı--(1)

*

Şimdi sadede gelelim...

Geçtiğimiz günlerde, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bir gazetecinin "Cumhurbaşkanı, 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çekildim, Montrö'yu tanımıyorum, feshettim' diyebilir mi?" şeklindeki sorusuna, "Yapabilir. Mümkün-muhtemel arasında fark var" şeklinde yanıt vermişti...(2)

Arkasından kıyamet koptu...

104 emekli amiral bir bildiri yayınlayarak güncelde önemli bir yer kaptı...Emekli amirallerin bildirisindeki ifadeler, bana göre biraz fazla abartılmıştır. Emekli bir amiral, bildirideki, ifadeleri kişisel olarak beyan etseydi, "düşünce özgürlüğü" kapsamında sayılır ve bu kadar gürültü koparmazdı, diye düşünmüştüm

Ama, bildiri, 104 emekli amiral tarafından imzalanınca, "devleti hizaya getirmek amaçlı" bir şekle bürünmüştür...

Bildiri, Yüce Türk Milleti'ne diye başlıyor...İlk paragrafı da şöyle: Son zamanlarda, gerek kanal İstanbul gerekse uluslararası antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması endişe ile karşılanmıştır.

Bazı uluslararası antlaşmalaera, antlaşmalarını geleceği konusunda bazı açık kapılar bırakılır...Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde de böyle bir yan var..

Bana göre bu yan, TBMM Başkanı'nı haklı çıkarabilir...

Şöyle...

"Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin yürürlük süresi 20 yıldı. Ama bu sürenin bitiminden en az iki yıl önce taraflardan hiçbiri fesih istemezse, sözleşme kendiliğinden yürürlükten kalkacaktı. Nitekim yürürlük süresi 1956'da sona erdiği halde, fesih istenmediği için sözleşme günümüzde de yürürlüktedir."(3)

Görüldüğü gibi, bu antlaşma, "taraflara fesih hakkı tanıyor"

Ama, Türkiye, bu fesih hakkını kullansın mı, kullanmasın mı?

Bu ayrı bir konu... Bildiriye imza atan emekli amiralleri de hiç ilgilendirmez...

Durum bu...

Ansiklopedi ne diyor?

"...fesih istenmediği için sözleşme günümüzde de yürürlüktedir..."

Kim haklı?

-- Enekli amiraller mi?

-- TBMM Başkanı mı?

Ne dersiniz?

 

cdenizkent

 

------------------  :

(1) AnaBritannica, Genel Kültür Ansiklopedisi, Cilt-23

(2) İNTERNETHABER, Haber / Politika, 29 Mart 2021 ve diğer bazı haber siteleri...

(3) AnaBritannica, A.g.y

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba deniz bey...Ben emekli amirallerin yaptığını bir tv.nin yorumu ile Emekli "Emir al"larin belli mahreçlerden aldıkları emirle olduğunu düşünüyorum...Yoksa durduk yere yapılacak iş değil..Selamlarimla

ali açıköz 
 06.04.2021 22:15
Cevap :
Merhaba Ali Bey...Neden olmasın?...NATO, her ne kadar, 24 Ağustos 1949'da yürürlüğe girmiş olsa da, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'daki Sovyet askeri varlığını dengelemek amacıyla 4 Nisan 1949'da kurulmuştur...Emekli Amirallerin bu bildiriyi yayınladıkları tarih de 4 Nisan'dır...Kimi görsel ve yazılı medyada, daha başka benzerlikler de çıkarılmaktadır...Bana göre en fazla önemli olan, NATO'nun kuruluş tarihinde yayınlanmış olmasıdır...Teşekkürler ve selamlar.  07.04.2021 8:28
 

Çok emin değilim ama eğer yanlış bilmiyorsam (?) boğazlardan geçiş ücreti ilk başlangıçta nakit paraya değil miktarını bilmediğim ALTIN'a endekslenmiş bir değerdi ve sonradan kapsamını bilmediğim bir değişikliğe uğramış. İsterseniz bu konuyu araştırabilirsiniz. Selamlar

Matilla 
 06.04.2021 10:07
Cevap :
Merhaba Matilla...Konuyu biraz araştırdım. "VIII. Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu" adlı bir metin ile karşılaştım. Bu metnin başlığı da, "Motrö Sözleşmesi'ne göre boğazlardan geçiş ücretleri-vergiler ve harçlar- başlığı altında "altın Frank'ın gerçek değeri üzerinden geçiş ücret alınıyormuş"...Halen Türkiye, Altın Frank'ın gerçek değeri yerine ABD Dolarına endeksli olarak bir geçiş ücreti alıyormuş. Bu uygulama, daha önce belirttiğim, anlatımlar ile benzeşiyor. Nitekim bu sempozyumda, bu değişiklikten ötürü, Türkiye'nin büyük çapta gelir kaybına neden oluyormuş. Bu konuda, son bilgiler bu şekilde. 1993 yılında da, --altın Frank ve ABD doları--konusunda bir-iki değişiklik yapılmış. Gerisini bilemiyorum...Ama, bu işten parasal kaybımız kesin gibi görünüyor...Bu bakımdan, "hürriyet.com.tr" den yaptığım bir önceki alıntı da doğrulanmış oluyor...Benden bu kadar...İlginize teşekkür ederim. Selamlar.  06.04.2021 21:02
 

Konuya çok vakıf değilim ama bence Türkiye Cumhuriyeti kendi sınırları dahilinde egemen bir devlettir ve eğer egemenliğini gerektiren bir konu varsa ve özellikle de FESİH hakkı varsa boğazlar sözleşmesinden çekilebileceği gibi en azından kendi lehine değişim de talep edebilir. Örneğin boğazdan geçen gemilerden hiçbir ücret alınmaması bence çok ciddi bir sorundur. Bunun dışında amirallerin bu son bildirisini en azından bir işgüzarlık olarak değerlendiriyorum. Tamam Amirallerde Montrö konusunda bir öneride bulunabilirler ama onu usulü ve adabı içinde dile getirebilirlerdi ama böyle değil. Selamlar

Matilla 
 05.04.2021 15:39
Cevap :
Merhaba Matilla...Önemli bir konuya değinmişsiniz...Yanıtımın doğruluğu ya da yanlışlığı "Hürriyet.com.tr"'ye aittir: Türkiye, Montrö Antlaşması'nı korumak için 1936'da imzalanan bu antlaşma ile kendine tanınan ve Boğazları kullanan yabancı gemilerden aldığı ücretlerden %75 oranında indirim yapmış...Fener, tahliye ve sağlık ücretlerinde uygulanan bu indirimlerin yıllık karşılığı, (1999 yılı para değerleri ile) 150 milyon dolara kadar yükseliyordu. Bu az miktarı bile ödemeden geçiş yapan gemiler de oluyormuş. Bu indirim de,1983 yılında. Bakanlar Kurulu'nun 6138 sayılı gizli bir kararı ile gerçekleşmiş.(Hürriyet.com.tr / Trilyonlar Kaybediyoruz / 2 Ocak 1999)...Ve, ben de bu bilgiye, sizin yorumunuza yanıt olsun diye yeni sahip oldum...Ama, bu arada Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki son sözlerini aktarabilirim. Özetle, demişti ki, "daha iyisini bulursak gereğini yaparız"..Teşekkürler ve selamlar.   05.04.2021 21:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 973
Toplam yorum
: 2471
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1384
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster