Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '07

 
Kategori
Mortgage
Okunma Sayısı
898
 

Mortgage’ın öteki karanlık yüzü

Mortgage’ın öteki karanlık yüzü
 

Kapitalizm, her daim en verimli döneminde sonsuz tüketim eğilimini ortaya koyarken, olası krizlerde de yaşanan trajedileri görmezden geliyor


Özellikle ABD’de yıllar boyunca uygulanan ve ekonominin en önemli lokomotiflerinden biri olan mortgage sisteminde son yıllarda ciddi sorunlar yaşanıyor. Olayın vahimliği o kadar büyük boyutlara çıktı ki, tüm dünya piyasaları bundan etkileniyor ve borsalar kara günler geçiriyor. Dev finans şirketleri iflasını açıklıyor ve olayın nereye varacağı konusunda ise kimse bir şey bilmiyor.

ABD’de toplam mortgage büyüklüğü 10 trilyon dolar. Bu kredilerin 1.5 trilyon dolarlık bölümünü ise yüksek riskli krediler oluşturuyor. ABD’de finans kuruluşları, borçlarını ödemekte zorluk çekeceğini düşündüğü yoksul vatandaşlara yüksek faiz uyguluyor. Borcunu rahatlıkla ödeyebilecek zenginlere ise düşük faiz uyguluyor. Aksine, borçlarını ödeyebilsinler diye yoksul vatandaşlara daha düşük faiz oranlarından kredi kullandırmak daha iyi olmaz mıydı? ‘Yok onlar borçlarını ödeyemezler, bu nedenle faizlerini yüksek tutalım ki olası bir faiz artışında iyice yoksullaşsınlar ve borçlarını ödeyemesinler’ düşüncesi yaşanan krizin nedenini açıkça ortaya koyuyor. Yoksula düşük verileceğine daha yüksek faiz uygulanıp ardından da faiz oranları daha da artarsa o insanlar borçlarını ödeyemeyecek duruma sokulur. Tersine kredi taksitlerini rahatlıkla ödeyebileceklere ise düşük faizle kredi veriliyor. Bir de kredi kullanacak gücü olmamasına rağmen bu kişilere yüksek faizden de olsa kredi kullandırmak sorunun diğer kaynağını oluşturuyor.

İşin vahim tarafı ise, krizin sadece finans kuruluşlarının açısından değerlendirilmesi oluyor. Borçlar ödenmeyince dev şirketler iflas ediyor ya da önlem almaya başlıyor. Peki, borcunu ödeyemeyip zor duruma düşen, şimdiye kadar ödedikleri paralar boşa giden ve almak istedikleri evin bir hayalden öteye gidemeyeceğini bilen insanların durumu ne olacak? Onlara ne olduğunu bilmiyoruz tek emin olduğumuz şey kredi veren kuruluşların borcunu ödeyemeyenlerin konutlarını satılığa çıkardığı…

Hep krizin tek yüzü gösterilirken, tüm dünyayı bu kadar etkileyebilen bir durumun ana faktörleri olan ve mağdur duruma düşen insanların trajedileri hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz. Zaten bilmekte istemiyoruz, merak etmiyoruz. Çünkü mortgage bizde uygulamaya geçti ama henüz kriz çıkartacak kadar büyüklüğe ulaşmadı. Topu topu 27 milyar YTL’lik bir konut kredisi büyüklüğümüz var. Henüz GSMH’nin yüzde 5’i bile değil. Ama faizlerin yüzde 1’lerin altına inmesi ile değişken faiz uygulamasının da başladığı düşünüldüğünde uzun dönemli olası faiz yükselmelerinde binlerce insan borcunu ödeyemez duruma gelebilir.

Türkiye’de halen her şeyin kırılganlığından bahsediliyor. Bu koşullarda ne zaman ne olacağının kestirilemediği bir ülkede yaşadığımız unutulmamalı ve konut kredisi kullanırken, tüm bu ibretler dikkate alınarak, bizi zorlamayacak borç yükünün altına imza atılması şu dönemde ABD’de yaşayan insanların maruz kaldığı ama bizim bilmediğimiz trajedileri yaşamamızı engelleyebilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1103
Kayıt tarihi
: 26.02.07
 
 

30 yaşındayım ve emlak.milliyet.com.tr'de editörlük yapıyorum. Emlak sektöründe ne olup bittiği ile ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster