Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
378
 

Motif...

Motif...
 

hayat derin bir mevzudur...


Elindeki dantel motifi dizinin üzerine koyup eliyle bastırarak düzeltti ve uzun uzun baktı kafasını sağa sola yatırarak. Özenle ördüğü belliydi. Motif, ne çok gevşekti ne de çok sıkı.

Zincirler birbirinin içinden geçerek bir çok deseni oluşturmuştu. Desenler de bir çok motifi bir araya getirmişti. Hepsi birbirine bağlıydı.

Tıpkı insan yaşamı gibi...

Karmakarışık fakat kendi içinde bir düzeni ve bir sistemi vardı. Tek başına hiç birşey ifade etmeyen yüzlerce zincir gibiydi insanlar ve bir araya geldiklerinde birbirlerini tamamlıyorlardı. Böylece hepsi bir bütünü oluşturuyordu.

Ömrümüz de örüp gittiğimiz bir motif gibi degil mi? Ömrümüz de böyle ilmeklerle yavaş yavaş, sessizce örülüp gitmiyor mu?

Yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda bir motif çıkıyor karşımıza. Kiminin deseni güzel, kiminin deseni saçma sapan ve çirkin... Kiminin deseni çok ağır ve işçilik isteyen bir parça. Hiç bir desende sıradanlık yok. Birbiri ardına yürüyüp gitmemiş... Durmaksızın değişmiş. Bazen sıkılaşıp bazen de gevşeyerek yürümüş gitmiş.

Gözlerimiz karşılaştı onu incelerken, gülümsedim. O da gülümsedi.

"Çok güzel olmuş eline sağlık." dedim.

"Benim değil başkasına örüyorum." dedi.

" Olsun. Ama sen yaptın, o senin emeğin. Senin eserin... Yerimden kalktım yanına gidip oturdum. Motifi elimde tutarak baktım. "Elin çok güzelmiş, ne çok sıkı ne de çok gevşek.' dedim.

Dantel motifi kanepenin üzerine koyarak hemen karşıdaki pencerenin önüne gitti. Selobantla yapıştırılmış camın önüne oturarak perdeyi yana doğru sıyırdı.

Gök alçak ve griydi.

"Kar yağmasa bari" dedi. Daha ne kömür alabildik ne de odun. Ama yağmur yağsın, zararı yok.
"İnşallah yağmaz" dedim, üzülerek.




"Çalışırım." dedi. Çalışırım... Ömrüm oldukça ve sağlığım elverdikçe, elimden geldikçe çalışırım. Hiç gocunmam ben. Çalışmak başkalarına birşeyler örüp satmak ayıp değil. Hem kafamı dağıtıyorum, hem ortaya güzel şeyler çıkartıyorum. Bunca yıldır onca yükü taşımaktan yorulmuşsa da bedenim... idmanlıyım yorulmam!"

Konuşurken, selobantla yapıştırılmış cam kırığının üzerinde gezdiriyordu parmağını. Fazla güçlü bastırmıyordu... En son isteyeceği camın aşağı inmesiydi eminim. Yanına oturdum.

İkimiz de sustuk uzun süre. Dışarıyı izledik.

"Şu karşıdaki ağaçlara baksana." dedi. "Kimi uzun kimi kısa. Oysa o ağaçların hepsi aynı zamanda dikildi biliyor musun? Ağaçlar bile aynı seviyeye gelemedi bunca zamandan beri. Eşitlik diye birşey yok bu dünyada. Toprak ana bile eşit davranmıyor görüyor musun? Kimine suyu az veriyor, kimine çok... Güneş bile eşit davranmıyor. Benim gibi gölgede kalanlar nasıl da belli... Hiç büyüyememişler uzayamamışlar."

Ellerini avuçlarımın arasına aldım. Uzun uzun yüzüne baktım. Ne kadar hüzün varsa toplanmıştı. Gri bulutlar gibi.. nasıl rahatlatabilirdim ki? Bu iyi kalpli ve duygulu kadına ne diyebilirdim ki? Söylediği herşey doğruydu. Hayatın sistemli bir düzeni vardı ve ne yazık ki böyle işliyordu.

" Tanrı insanı gördüğünden ayırmasın" derler dedim.

Sustu, öylece baktı aşağılara... sadece, " Hayat derin bir mevzudur" dedi.





Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hani bazen yılın anneleri seçilir ya, ünlülerden, güzellerden, zenginlerden...Onlar yılın annesi ise; böylesi yaşamı tırnaklarının ellerinin gücüyle, sevgisini, sabrını katarak, iğne ile kuyu kazmak misali, oya oya işleyen anneler yüzyılın annelerimi olmalı acaba?

Nuray Ors 
 13.01.2009 16:21
Cevap :
değil mi? elbette ki bizim annelerimiz yüzyılın anaları... yazılarımı okuyup yorumladıgınız için binlerce kez teşekkürler... kucak dolusu sevgilerimle.  13.01.2009 18:57
 

Yazılarını okuyunca, Sevgili Sema neden bir roman üzerinde çalışmıyor(?), diye soruyorum kendime. Şimdi sana da sorma zamanı geldi; neden bir roman üzerinde çalışmıyorsun? Selamlar, sevgiler.

Uğur YAĞMUR 
 27.12.2008 14:58
Cevap :
"bademlik yokuşu" adlı yazıma da aynı yorumda bulunmuştun sevgili Uğur:)) çok teşekkür ederim, beni keyiflendirdin... ama haddime değil. Sadece güzel anlatıyor olabilirim bel-ki... sevgi ve selamlarımla...  27.12.2008 20:06
 

Nasıl da ürekkendir, nasıl da yüreğinin güzelliğini yansıtır yaptığı o güzelim el işlerine... Ama bir türlü emeği değerini bulmaz. Üç kuruşa yitip gider... yitip gitmez tabi, dediğim o değil, ama geçinemez emeğiyle, oysa geçinebilecek kadar üretkendir. Sevgiler, kucak dolusu, o üretken, yüreği güzel kadınlarımızın olsun.

derinmavi.. 
 27.12.2008 11:52
Cevap :
yurdum kadını... sanırım yurdum erkeğinden daha sebatli ve üretken gerektiğinde azla yetinmesini bilen.. dayanıklı... çok teşekkür ederim mavilim, sevgilerimle.  27.12.2008 12:12
 

İle girmişsiniz yazınıza... Motifler, iç içelik, toplu insan yaşamı ve hayat benzeşimi...Halkalar halinde, çok güzel çağrışımlar yaratıyor. Ama şu 'eşitlik meselesi' aslında çok derin bir konu. Fakat kısaca değinmek gerekirse; doğanın da (ve doğaüstü anlam atfedilen güçlerin de gündeminde) zaten 'eşitlik sağlama' önceliği yoktur. Eşitliği eşitlik yapan, insan emeğinin sömürüsüne karşı çıkan güçlü ve bilinçli insan iradesidir. Onu var eden güç, insanlığın, önce özgürlükler ve hümanizma temelinde onu ortaya koyması, karşı güçlere karşı savunup desteklemesi ve hayata geçirebilmeyi hayal edebilmesidir -ki bir gün mutlaka gerçek olabilecek olan bir hayal!- Bu anlamlı, hem duygusal hem de düşündürücü satırların için içten teşekkür ve selamlarımla...Esenlikler dilerim.

Ersin Kabaoglu 
 26.12.2008 18:07
Cevap :
Hayatın "derin" konularından biri de "eşitlik"... tıpkı hayat gibi. O da kendi içerisinde de "derin" konulara sahip. yazılara yaptıgınız yorumlara şahit oluyorum zaman zaman.. siz de yazılara "derin" yorumlarda bulunuyorsunuz. Hayatı derin yaşayan ve derin sorgulayanlardansınız.. Bu anlamlı yorumunuz için çok teşekkür ederim. Selamlarımla, Esen kalın...  27.12.2008 20:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1329
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster