Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
9759
 

MSG Çin Tuzu denen zehir.

MSG Çin Tuzu denen zehir.
 

Son günlerde toplumumuzu yakından ilgilendiren önemli olaylara duyarsızlaşmaya başladık. Toplumun bu tutumuna, bir çok engele rağmen sanal dünyada bizleri aydınlatan bir çok habere yine de rastlayabiliyoruz. İlk olarak 2008 yılında tartışılmaya başlayan MSG konusu bugüne kadar farklı mecralarda konuşuluyor. Bu akşam MSG (Çin Tuzu ) denen zehir konusunu sizinle paylaşmak istedim.

MSG , bir yiyecek katkı maddesi. MONO SODYUM GLUTAMAT

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel olarak algılanmasını sağlıyormuş
Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor, hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyormuş. O yüzden gıda üreticilerinin bir çoğu MSG'yi  "kârlı" olduğu için kullanıyorlarmış.

MSG zararlı mı? Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna bağlı ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalığı, SARA (Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı), Yağ birikimi, " Obesite" (doyma mekanizmasında bozukluk), büyüme hormonu baskılanması neden oluyormuş. Pankreas hasarı, insülinde artış ve buna bağlı diyabet Böbrek ve karaciğerde hasarlara yol açıyormuş.


Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyormuş. Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği "CİPS'lerde" çok kullanılmaktaymış

Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe bulunmaktaymış.

Şimdi diyeceksiniz ki, madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar? Küreselleşen dünyada, ticaret küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet gibi duygularla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha satmak ve büyümektir. Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur. Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız. Sadece tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta. Ayrıca, basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri  çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

Mesela Cips.......... Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye  alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır. Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den  tükettiğimizin farkında bile değiliz. Olumsuz etkileri de cabası.
Bu mamulleri üretenler !  kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler.

Onların gıdaları organik ve doğaldır. Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi, burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı? Ben henüz rastlamadım. Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına bağlı yaşamaya mahkum edilenler,  çok küçük yaşta diabet hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.
 
Hastalıkları üretenler, ilâçlarını da ihmal etmediler. Bu da madalyonun diğer kârlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde uyarılar yazıldı.

Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır. Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında yetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değiller. Her yıl eskiyen, yaşam
kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık tehlikesi yaklaşan bir dünyada yaşadığımızı asla unutmamalıyız.

Son olarak , "hiçbir katkı maddesi yoktur" la "hiçbir koruyucu madde içermez" dikkat etmediğimiz ama çok önemle bakmamız gereken iki ayrı ama önemli bilgi...

Sizlerle paylaşmak istedim, sağlıklı mutlu günler sizin olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu konuda ahkam kesen , o yüksek hamfendi, Dr. George R. Schwartz'ın bilimsel çalışmasını okusun!...Gözden geçirilmiş yeni baskısını!... Dostça selamlarımla. http://www.amazon.com/In-Bad-Taste-Symptom-Complex/dp/0929173309

zeki etferat 
 22.08.2012 1:43
Cevap :
Katkınız için teşekkürler  22.08.2012 21:18
 

http://www.ggd.org.tr/sehir_efsaneleri2.php?id=50 Yukarıdaki linkteki adreste bu durumun gerçeğini öğrenebilirsiniz. GIda veya başka konularda şehir efsanelerini yaymadan önce iyice araştırmak gereklidir. Ya da konunun uzmanı olmak gerekir. Ş.S.A. (Yüksek kimya mühendisi)

sule seda yilmaz 
 17.05.2012 16:40
Cevap :
Sayın Şule hanım, her ne olursa olsun yazıda geçen yiyeceklerin büyük bir çoğunluğu insan sağlığına zararlı olduğuna inanıyorum. Bu konunun uzmanı değilim, ama şunu biliyorum insana mutlu eden bir çok gıda zararlı. Yağlı gıdalar, şekerli yiyecekler, tuzlu obur cuburlar vs.  21.05.2012 22:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 481
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1552
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster