Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '11

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
17548
 

MSG nedir?

MSG Tayvan'da bu sene yasaklandi

/////////////////////////////////////////////////////////////////////////
MSG NEDİR , KATKI MADDESİ / KORUYUCU MADDE FARKI

HİÇBİR KATKI MADDESİ YOKTUR" İLE " HİÇBİR KORUYUCU MADDE İÇERMEZ"
ARASINDAKİ AYRIM VE MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR


Knorr un hazır çorbalarının üzerinde"hiç bir
koruyucu madde içermez" yazıyor diye alıyordum.Özellikle son çıkardıkları
çorbalar çok kolay yapılıyordu ve gerçekten de çok lezzetli oluyordu.Bu
maili okuduktan sonra hemen mutfağa gidip Knorr çorba paketlerinin
içeriğine baktım.Maalesef içeriğinde MSG denilen madde var
""" MSG Nedir ..??? """ Dikatlice Okuyalım ve Paylaşalım...!ar.
Utanmadan Sağlık Bakanlığı'da bunu onaylayıp "Türk Gıda Koteksi'ne uygundur"izni
veriyor.Şimdi anlıyorum ki ince bir çizgiye dikkat etmek gerekiyor.Şöyle ki
"hiçbir katkı maddesi yoktur" la" hiçbir koruyucu madde içermez"dikkat
etmediğimiz ama çok önemle dikkat etmemiz gereken iki ayrı ama önemli
bilgi..Sizlerle paylaşmak istedim...

MSG NEDİR?...
halimvural
biyolog
il halk sağlığı lab.
müdür yardımcısı
SİVAS
tel; 0346 2253514 0346 2253514
faks;0346 2245125
cep; 0533 6581415 0533 6581415

ÇOK Onemli:
Bu msg denen illeti piyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye ÇIN
TUZU adıyla satıyorlar.

Piyasada bazı dönerciler de bunu kullanıyorlar.
O kadar lezzetli oluyor ki, bir döner yiyecegine 2-3 döner yiyesin geliyor.

Ayrıca ithal olarak gelen BUTUN GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR
(Peyniri,eti,konservesi vs vs.)

MSG NEDİR?...

MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var.

MONO SODYUM GLUTAMAT

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
Olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
MSG ZARARLI MI ?
Buna okuduktan sonra siz karar verin.
Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir
sistemi tahribatı ve
buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SAR (Epilepsi)
Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi, doyma
mekanizmasında bozukluk, obezite.
Büyüme hormonu baskılanması.
Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet.
Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.
Bu madde hamilelerde plasenta
bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara
maruz kalıyor.
Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği
CİPS'lerde çok kullanılmakta.

Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar,
renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var.
Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri
insaf, merhamet
gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha büyümektir.
Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta.
Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya
tükettiğimizi görürüz.
Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz.
Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır.
Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.
Olumsuz etkileri de cabası. bu mamulleri üretenler !....
Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik
ve doğaldır.
Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var
mı? Ben henüz rastlamadım.
Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile
tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ
çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli
doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sine çıkması ve benzerleri.
Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.

Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da
madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan,
sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar
yazıldı, çizildi. Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı? Bu
sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında
yetersiz kaldığından,
yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler. Emperyalist devletler,
egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli olmasını istemezler. Onlar
için önemli olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü
kaynaklarıdır.
Her yıl eskiyen, yaşam kaynakları azalan, küresel ısınma ile kuraklık
tehlikesi yaklaşan bir dünyada, Küresel güç olan emperyalist
devletlerin acımasızlığının arttığı bir dünyada, Dengelerin ve
haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada yaşadığımızı asla
unutmamalıyız.
Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.
YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !.....

LÜTFEN ... MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYE GÖNDERİNİZ

AYŞE ATAR
UNIVERSAL HOSPITAL BODRUM
Hemşirelik Hizmetleri Direktörü
Kalite Yönetim Temsilcisi

NOT: Bu yazi e-postama geldi. Önemli bilgiler icerdigi icin, orijinal haliyle buradan paylasmak istedim.

Dikkat edilmesi gereken kücük ilaveler de benden: MSG - monosodium glutamate katki maddesinin diger gizli adi paketler üzerinde E621 dir. Glutamic acid E620 de tatlandiricidir. Yapay, bitkisel, hayvansal veya genteknoloji ile üretiliyor.

Yapay üretilen diger glutamate sinifina giren tatlandiricilar: E622, E623 ün de sık sık tüketilmemesi öneriliyor.

E626, E627, E631 tatlandiricilar hakkinda henüz pek fazla bilimsel arastirma acıklanmamis.

Kaynak: Das Quarks & Co

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin her dediğine inanma.. MSG yi araştıran arkadaşımızda bunu yapmış ve araştırmış kaynaklarını belirtmiş yetmemiş telefonlarını yazmış. Bizede düşen bu kaynakların doğruluğunu araştırmak oluyor. Ben araştıracağım ve eğer doğru ise ki doğru olma ihtimali yüksek işte o zaman ben buna izin veren bakanlıklar için nereden nasıl ne şekilide bir dava açabilirim bilmiyorum ama birilerinin açmasını çok isterim. Biz sizlere bizi bu tür olaylardan koruyun diye size oy veriyoruz siz ise koltuk sevdası uğruna bu olaylara izin veriyorsanız yazıklar olsun size.

YorumTube 
 15.02.2011 9:13
 

Bana da geldi bu haber,,,o gün bu gün hazır çorba yemiyorum,,,,herkese de anlatıyorum,,,paylaşım için teşekkürler,,,,Sevgiler,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 08.01.2011 19:43
Cevap :
Merhaba Alyosa! hazir corbalarla kalsa yemeyiz olur biter! Diger hazir yiyecekler, ayak üstü beslenme restoranlari kullaniyor, sebze ve etsuyu bulyonlari v.b. akla gelebilecek nice yiyecek maddelerinde bulunuyor. Daha bilinmeyen nice sagliksiz katki maddeleri yediyorlar insanlara. Eskiden obezitler falan yoktu cünkü taze sebze, meyve, tahil ve az et yiyerek besleniyordu insanlar. Sevgi ve selamlarimla.  09.01.2011 15:20
 

Sizin de belirttiğiniz gibi Monosodyumglutamat, insanların damak tadını bozan ve adına " Çin Restoranı Sendromu" denen hastalığa yol açıyor. Ne yazık ki çoğu gıda ürünlerinde, hatta genellikle bebek ve çocuk mamüllerinde MSG' a rastlamamak imkansız. Çocuklarımızın bu tür mama ve abur cubur yiyeceklerle beslenmesi sonucu değişen tat algılayışları, neden besin değeri yüksek ( et, meyve, sebze gibi) yiyeceklere mesafeli durdukdarını da açıklıyor bence. Selam ve Saygılarımla...

Aysel Kaygusuz 
 08.01.2011 9:35
Cevap :
Merhaba Aysel Hanim, destekleyen katkiniz ve paylasiminiz icin tesekkür ederim. Bu vesileyle tanismis olduguma memnun oldum! Sayfanizdaki yazilarinizda ifade tarzinizi ve düsüncelerinizi begendigimi belirtmeliyim bu arada :) Sevgi ve selamlarimla.  08.01.2011 21:07
 

Hangi birinden kaçacağız, korunacağız bu tuzakların. Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, soluduğumuz hava. Soluduğumuz havaya kimyasal katsalar haberimiz olacak mı? Sadece domatesle bir nesli 20 yılda yok edebilceklerini okumuştum geçenlerde bir yerlerde. Bir toplumun sağlıklı olmasından niye bu kadar korkarlar? Anlamıyorum ki... Sağlıksızlaştırdıkları halk kitlelerinin bir gün gelip onları yok edebilceğini düşün müyorlar mı? Bir taraftan sosyal ve siyasi çekişmeler, bir taraftan her gün yenisini okuduğumuz bu tür haberler, kuş ölümleri, balık ölümleri vs... Neler oluyor?

Ayrıntıda gezinmek 
 08.01.2011 2:26
Cevap :
Evet ayni kaygili düsünceler beni de cok rahatsiz ediyor. Sizin düsünceleriniz yillardir benim düsündüklerim arasinda. Bir haftadir Almanya'da dioksin skandali konusunu var duymussunuzdur. Alisverislerimi bilincli ve dikkatli yapiyorum. Fakat bu dioksin skandali beni inanin depresyona soktu! Sasirdim kaldim. Genelde, dogal üretim sistemi uygulayan üreticilerin mamüllerine öncelik taniyor olsam da paketin üstündeki bilgileri okumadan almiyorum. Birde su var: paketlerin üzerinde "biyo" yazan her ürün biyo degil maalesef. Gercegi ile sahtesini iyi ayirt edebilmek icin üretici hakkinda iyi bilgilenmek gerekiyor. Paylasiminiz icin tesekkürler. Sevgi ve selamlarimla  08.01.2011 21:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4117
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster