Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
886
 

Mu Uygarlığı ve Yaradılış Bilgileri

Mu Uygarlığı ve Yaradılış Bilgileri
 

Naakal Tabletleri


1883'de, Batı Tibet'te bir manastırda bulunan Naakal Tabletleri çeşitli konular içermektedir ve herbir konu seri halindeki tabletlerle açıklanıyordu. Her seri en az iki, en çok 16 tabletten oluşuyordu. Farklı sembol ve hiyeroglifler için anahtar görevi gören iki tablet bulunmaktadır. 

Genel olarak Naakal Tabletlerinin deşifre edilmesi olağanüstü zordu, çünkü çok az hiyeratik yazı ve çok fazla şekil ve resim vardı. Eğer anahtar görevi gören iki tablet bulunamasaydı tabletlerin deşifre edilme şansı çok azdı. Çalışmalar sırasında bugünkü dilde hiç karşılığı olmayan kelimelerle de karşılaşılmıştır. Mu ile ilgili tüm kadim tabletler Naga-Maya dili ile yazılmıştır. Üstelik Naakal yazıtlarının yalnızca Naakaller ve onların öğrencileri tarafından bilinen ezoterik veya gizli anlamları vardı. 

Yaradılış ile ilgili tabletler şöyle başlıyordu; 

Başlangıçta evren yalnızca bir ruhtu. Hiçbir hayatiyet belirtisi yoktu; dingin, ıssız ve sessiz. Uzayın enginliği boş ve karanlıktı. Yalnızca yüce ruh, kendiliğinden var olan Kudret, yaradan, yedi başlı yılan dipsiz karanlıkta hareket ediyordu. 

Alemleri yaratma arzusu duydu ve alemleri yarattı ve üzerindeki canlılarla birlikte Dünyayı yaratma arzusu duydu ve üzerindeki tüm canlı varlıklarla birlikte dünyanın yaradılışı şu şekilde oldu: 

Yedi başlı yılan’nın yedi en yüksek akıl niteliği yedi emir verdi. 

Verilen ilk emir şuydu; 

“Biçimi olmayan ve uzaya dağılmış halde bulunan gazlar bir araya gelsin ve onlardan da yerküre biçimlensin. Sonra gazlar anafor halinde bir kütle oluşturacak şekilde bir araya geldiler.” 

İkinci emir; 

“Gazlar katılaşsın ve yerküreyi oluştursun. O zaman gazlar katılaştılar; hacimler dışarıya çıktı. Hacimlerden su ve hava oluştu ve hacimler yeni dünyanın içine gizlendi. Karanlık hüküm sürüyordu ve hiçbirsey yoktu, çünkü henüz ne sular ne de atmosfer şekillenmişti.” 

Üçüncü emir; 

“Dıştaki gazlar ayrışsın; atmosferi ve suyu meydana getirsinler. Ve gazlar ayrıştılaı; bir kısmı suları meydana getirmeye koyuldu ve sular dünyayı kapladı öyle ki hiçbir kara parçası görünmüyordu. Suları meydana getirmeyen gazlar atmosferi meydana getirdiler. “Ve Işık atmosferin içine yayıldı” 

“Ve güneşin ışınları atmosferdeki ışık ışınları ile buluştu ve ona hayat verdi . Artık yeryüzünde de ışık vardı.” 

“Isı da atmosferin, içine yayıldı.” 

“Ve güneşin ışınları atmosferdeki ısı ışınları ile buluştu ve ona hayat verdi. Artık yeryüzünü ısıtacak sıcaklık ta vardı.” 

Dördüncü emir: 

“Yerkürenin içindeki gazlar, toprağı suların üzerine yükseltsin. O zaman toprak altındaki ateşler üzeri sularla kaplı yer kabuğunu, suların üzerine çıkana kadar yükselttiler, böylece kuru topraklar ortaya çıktı.” 

Beşinci emir: 

“Sularda hayat meydana gelsin ve güneşin ışınları suların balçığındaki toprağın ışınlarıyla buluştu ve balçıktaki parçacıklardan kozmik yumurtalar (hayat tohumları) oluştu. Bu kozmik yumurtalardan, emredildiği üzere, hayat ortaya çıktı.” 

Altıncı emir: 

“Karada hayat ortaya çıksın ve güneşin ışınları topragın tozu içinde yerin ışınlarıyla buluştu ve bundan da kozmik yumurtalar vucuda geldi ve bu kozmik yumurtalardan da karada hayat ortaya çıktı.” Bütün bunlar tamam olduğunda yedinci akıl şöyle dedi: 

“İnsanı kendi biçimimizde yapalım ve onu yeryüzüne hükmetme gücü ile donatalım.” 

“O zaman Narayana, (Nara: ilahi varlık; Yana: herşeyin yaratıcısı anlamına gelir) evrendeki herşeyin yaratıcısı yedi başlı zeka, insanı yarattı ve onun bedenine yaşayan ve yok olmayan bir ruh yerleştirdi ve insan, zihinsel kuvveti bakımından Narayana gibi oldu. Böylece yaradılış tamam olmuştu.” 

Yedi emrin aynı zamanda zaman içindeki yedi dönem süresine ya da devire işaret ettiği muhakkaktır. Bir dönemin hangi zaman birimiyle ölçüldüğü belli değildir. Bir gün anlamına da gelebilir, bir yıl ya da bir milyon yıl anlamına da. Yani tabletlerde yaradılışın ne kadar zaman sürdüğü ile ilgili bir beyan bulunmamaktadır. Kaydedilen oluşumların tamamlanması milyonlarca veya on milyonlarca yıl da sürmüş olabilir. Belirli olan şey yeryüzünün yedi devrede yaratıldığıdır. 

 

Alahattin Öztekin 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İngiliz Albay James Churchward makalesi üzerinde 100 yıl geçti ama ne o tabletleri gören oldu nede yeni bir kanıt. Saygılar

Hayri ÇALAĞAN 
 01.08.2011 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5111
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster