Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
29
 

Mucize

Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında adeta büyülenmişti. Dalgalı sarı saçları, deniz mavisi gözleri, hokka bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla sanki ünlü bir ressamın fırçasından hayata geçmişti. Küçük kız çocuğu genç kadına “anneee…anneee…” diye bağırarak koşuyordu. Kız çocuğunun ayağını bastığı her yer yemyeşil uçsuz bucaksız bozkırlara dönüyor, arkasında bıraktığı yeşillik ise çiçekler açıyor, etrafındaki sadelik rengarenk meyvelerin olduğu ağaçlarla bezeniyordu. Genç kadın neden kendisine anne diye seslendiğini bir türlü çözemiyordu.

On yıldır çocuk özlemiyle türlü türlü tedavileri denemiş, onlarca doktorun kapısını eskitmişti. Çocuk yüzünden kocasıyla arası açılmış ve aynı evde iki yabancı gibi yaşamaya başlamışlardı. Herşey olması gerekenden daha kötüye gidiyorken; böylesi cana yakın, sevimli bir kız çocuğu nereden gelmişti. Genç kadın aklından bir sürü soru ve cevap geçirirken; kocasının kendisine seslendiğini duydu. İstemeye istemeye gözlerini usulca açtı. Kocası telaş içindeydi, işyerine geç kalmış ve acele ile kravat arıyordu. Kocasına rüyasını anlattı ama onu dinlemek yerine hızlıca kapıdan çıktı.

Aradan üç dört hafta geçmişti. Genç kadının gün içerisinde ara ara tansiyonu düşüyordu. Hatta bazen hiç huyu olmamasına rağmen gecenin bir vakti kalkıp, buzdolabından bir şeyler atıştırıyordu. Kocası durumun farkında bile değildi, sanki eve gelen misafir edasıyla haraket ediyordu. Kendisini iyi hissetmediği bir gün; annesine durumundan bahsetti. Annesi genç kadının başına kötü şeyler gelmesinden endişelenip, kendi aile doktorunu aradı ve ertesi gün için randevu aldı. Ertesi sabah olanca hızıyla kızının yanına giden anne; kızını yerde yatarken buldu. Eli ayağına dolaşmış bir şekilde hemen ambulans çağırdı ve en yakın hastaneye gittiler. Acilde gözlerini açan genç kadın; yanında kocasını gözlerinden bir bir akan gözyaşı ile gördü, elini sıkıca tutmuş, gülümseme ile kendisine mutlulukla bakıyordu. Diğer yanda anne ve babası; her ikisinin de gözlerinin içi ışıl ışıl olmuş, büyük bir sevinçle kızlarını izliyorlardı. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 43
Kayıt tarihi
: 02.03.15
 
 

beynimin içinde amaçsız dolaşan harfleri bir araya toparlayıp önce kelimeler haline getirmeliyim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster