Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
10029
 

Mucizeler onu bekleyene gelir

Başarmak istediğiniz şeyin çok basit bir yolu var aslında. Sizden önce, başarmak istediğiniz şeyi başarmış birisini bulmak ve onu modellemek. Belki onun bu sonucu elde etmesi yıllarını almıştır. Belki bu başarıyı elde ederken çok güzel şeyler yaşamış, bir o kadar da hata yapmıştır. Ve inanın ki bütün hataları tek başımıza yapacak kadar vaktimiz yok. Bu yüzden başkalarının yaptığı hatalardan ders almayı öğrenmeliyiz. 

Ben de ne zaman tanıyayım ya da tanımayayım, herhangi bir alanda başarılı olmuş bir insanın hikayesini duysam dikkat kesilirim. Ne yapmış, neden yapmış? Nasıl yapmış? Hangi yollardan geçmiş? Bu yollardan geçerken nelere dikkat etmiş? Neleri mükemmelleştirmiş? Hangi hataları yapmış? 

Bu soruların cevabını ararken ister istemez ortak bir noktaya rastlıyorsunuz. Bu insanların hepsi bir karar vermiş, niyetlenmiş, o kararı ne pahasına olursa olsun uygulamaya adanmış ve bilin bakalım ne olmuş? Mucize… 

Olmaz denilen, başarılamaz denilen her bilinçli ve adanılmış karardan sonra insanların başına yolları açacak olaylar gelmiş. 

Siz buna ister mucize deyin, ister çekim yasası deyin, ister olumlu düşünce gücü deyin ne derseniz deyin ama gerçek olan bir şey var ki, siz bir şeyi yapmayı gerçekten tüm yüreğinizle istediğiniz zaman, tüm dünya bunu gerçekleştirmek için işbirliği yapar. 

Kararların gücünden bu yazıda ayıca bahsetmeyeceğim. Bu yazımda sadece verdiğimiz karara olumlu düşünceyle bağlanmanın öneminden bahsetmeye çalışıyorum. 

Hayatımız bazen gerçekten inanılmaz olumsuz olaylarla dolu olabiliyor. Katlanılmayacak sandığımız acılar, ölümler ayrılıklar ve daha birçok şey. Ve hepimiz biliyoruz ki ölüm bile yeni bir başlangıçtır doğru yönden bakarsak eğer. 

Ne de olsa kolay bir hayat insana hiçbir şey öğretmez. Elbette ki her zaman zorluklarla ve içimizi yiyip bitiren sorunlarla karşılaşacağız. Ancak önemli olan bunu nasıl deneyimlediğimiz ve bundan ne öğrendiğimiz değil midir? Gece ne kadar karanlık olursa olsun güneş sonunda doğmaz mı? Öyleyse şükretmeliyiz. Elimizdekilere, sahip olduklarımız ve henüz olamadıklarımıza da. 

Şems’i Tebriz-i’nin de dediği gibi: Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolay. Önemli olan dileğin gerçekleşmediğinde de şükredebilmektir. 

Ben size bir şey önermek istiyorum. Olumlu düşünce egzersizi. Şimdi bir düşünün, sürekli olumsuz düşüncelerle hayatınızı aşağıya mı çekmek istiyorsunuz yoksa o olumsuz düşünceleri zihninizde belirdiği anda yok ederek mucizeleri hayatınıza çekmek mi istiyorsunuz? Evet tam da düşündüğüm gibi, cevabınız, olumsuz düşünceleri hayatımdan çıkarmak istiyorum oldu. 

Öyleyse sıkı durun. Reçeteyi veriyorum. On gün boyunca bu reçeteyi uygulayacaksınız. Zihninizde herhangi bir konuyla ilgili olumsuz bir düşünce belirdiğinde iki dakika içinde onu kovmanız, o yabani otu gül bahçenizden kesip atmanız gerekiyor. Eğer kesip atmazsanız uzun bir süre o olumsuz düşünceye bağlanır kalırsanız, üzgünüm, beşinci günde bile olsanız reçeteyi en baştan tekrar uygulamanız gerekecek. 

Ben kararlıyım iki dakikadan fazla takılı kalmam ama bu düşünceden nasıl sıyrılacağımı bilmiyorum diyorsanız onunda basit bir yolu var. O da daha önceki yazılarımda bahsettiğim kelimelerin gücü ve güçlendirici sorulardan geçiyor. Kendinizi olumsuz bir düşünceye kapılmış sürükleniyor hissettiğinizde hemen durun ve kendinize sorular sormaya başlayın. Bu durumun iyi yanı ne? Nesi henüz mükemmel değil? Daha iyi olması için neler yapabilirim? Nasıl davranabilirim? 

Emin olun bu soruların üzerine zihninizde yeni referanslar araştırmaya başlayacak ve durumunuz hemen değişecektir. On gün boyunca bu alıştırmayı yapmak, bir ay boyunca sıkı bir rejim yapıp bir ay sonunda verdiği kilolara kıyamayıp tekrar aşırı yemeye başlayamamaya benzer. On gün boyunca hep olumlu düşünüp olumsuz düşünceleri kovmayı öğreneceğiniz için, on gün sonunda kendinize kıyıp olumsuz düşünceye kapılamayacaksınız. Denemeniz dileğiyle… 

Sevgiler.. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1034
Kayıt tarihi
: 28.11.10
 
 

İnci AKTAŞ 1984 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster