Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '16

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
65
 

Mucizeler ve bilim

Yazan:Uçar Demirkan
 
Mucizeler kişioğlunun usunun algılayamadığı, inanılmaz olaylardır.
Daha çok peygamberler tarafından yaratılmışlardır.
Bu mucizelerin bir kesimi sonradan bilimin gelişmesinde önemli rol oynamışlardır.
Eski Türklerde şamanlar(din adamları)hastaları iyileştirirler, kötülükleri ve etkilerini önlerlerdi. Bu uygulamalardan günümüz tıp uygulamalarının ve psikiyatri bilimininın ve eczacılığın doğmuş olabileceğini düşünmek yanlış olmaz.
Hiduizmde kişioğullları ve tüm varlıklar,  Brahma denilen tanrının biçim değiştirmiş durumlarıdır. 
Ayni inanç eski Çin'de ve Hırisiyanlıkta da vardır.
Nitekim; bu inancta olan Yogi denilen Brahman rahipleri; yüreklerinin çarpıntılarını saatlerce durdurma-saatlerce nefes almadan yaşamda kalma-yanmadan ateşlerin üzerinde yürüme-sivri demirli yataklarda yatma ve uyuma gibi mucizeler göstermektedirler. 
 
Günümüzde, kuantum mekaniği ve kuramının geldiği son noktada tüm varlıkların çeşitli boyutlardaki enerji topaklarından oluştuğu ve ayni oldukları noktasına gelinmiştir. Yani, her şey ve herkes tanrının bir parçası olmaktadır. Tıpkı Hinduizm’de olduğu gibi.
Musa peygamber Mısır Firavunu ile çekişmesi sırasında elindeki bastonu yere atar ve o baston bir yılana dönüşür ve Firavunun üzerine yönelir. Bunun üzerine Mısır Firavunu’nun başrahibi de elindeki bastonu yere atar ve o daha büyük bir yılan olur ve Musa’nın yılanını yutar.
 
Mısır Firavunları da tanrı Ra’nın yeryüzündeki temsilcileridir. Hatta tanrı Ra’nın kendisi oldukları da söylenir. Bu nedenle, başrahip de bir mucize göstermiştir.
Bunun üzerine Musa korkar ve kavmini alıp Mısır’dan kaçmağa başlar. Önüne Kızıldeniz çıkar. Musa elindeki bastonla Kızıldeniz’i ikiye ayırır ve kavmini karşı yakaya geçirir.
Bu mucizeyi düşünenler sonradan Kızıldeniz’i Akdeniz’e bağlamak için Sina yarımadasını yararlar ve bugünkü Şüveyş Kanalı’nı yaparlar.
Musa'ya tanrının on emri bir kayaya yıldırımlarla yazılan yazılarla gelir. Günümüzde bilim adamları yerkürenin dört bir yanına yerleştirdikleri alıcılarla uzaydan gelecek  "yeni on emirleri"(tıpkı Musa peygamberde olduğu gibi)yakalamağa çalışmaktadırlar.
Ençok mucize yaratan peygamber Hazreti İsa olmaktadır. Ruhu'l Kudüs ile doğuş-İsanın babasız doğuşu-ilk mucizedir.
Beşikte konuşması-çamurdan kuş yapıp onu dirltmesi-körleri ve sağırları iyileştirmesi-ölüleri diriltmesi -mesih olarak dünyaya ölümden sonra geri gelmesi gibi mucizeleri olmuştur ve olacaktır.
Erkekle dişinin çiftleşmesi olmadan doğum olayı günümüzde bilimce gerçekleştirilmiştir. Birçok hayvan klonlama ile üretilmiştir. Kişioğlunun da klonlama ile üretilebileceği düşünülmektedir.
Körleri ve sağırları günümüzde tıp bilimi de çeşitli aygıtların yardımı ile  iyileştirmektedir.
Ölüleri diriltme olgusu ise tıp biliminin ulaşmak istediği son aşamadır.
Kuantum kuramına göre öldükten sonra her varlık değişim geçirmiş olarak yeniden dünyaya ya da evrene geri dönmektedirler. O nedenle ölüm diye bir olgu yoktur, değişim vardır. Herkes ve herşey Mesih gibi geriye dönmektedir. 
İslamda Hazreti Muhammed’in Burak adlı kanatlı atla miraca çıkması-göğe yükselmesi ve tanrıyı görmesi-mucizesi vardır.
Sonradan İstanbul’da Hezarfen Ahmed Çelebi ortaya çıkmış ve bedenine ve kollarının üzerine yapıştırdığı kartal kanatları ile Galata kulesinden atlayarak ve havada uçarak Üsküdar meydanına inmiştir. Tarihte ilk uçan adam olmuştur.
Padişah, bu yapılanın Miracı taklit etmek olduğunu düşünmüş ve çelebiyi ödüllendireceğine ve ondan yeniçerileri uçurmasını isteyeceğine, çelebiyi Fizan’a sürgüne yollamıştır.
Yüzyıllar sonra Wright kardeşler ortaya çıkmış ve ilk uçan cismi-uçağı-keşfetmişlerdir. Günümüzde Amerikan askerleri sırtlarına takılan küçük füzeler yardım ile savaş sırasında karşılarına çıkan nehirleri ve küçük gölleri uçarak aşmaktadırlar.
Keza ;  İslami bir tarikat olan Rufailikte devrişler, mucize gibi bir davranışla bedenlerine şişler sokmakta ve kanamamaktadırlar. Bunun da şişlerin hiçbir damarı parçalayamayacak biçimde bedene saplanmaları ve sokulmaları ile yapıldığı ve özel bir tıp-anatomi- bilgisini gerektirdiği açıktır.
Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, uzaya yolladıkları ve yerkürenin çevresinde dönen sayısız ve çeşitli uydularla"tanrının tanrısal özelliği" olan her şeyi görmek ve işitmek olgusuyla ilgili olarak  her şeyi değilse de birçok şeyi" görmekte ve işitmekte"dir.
Son olarak bir Bektaşi fıkrası ile olayı bağlayalım.
İstanbul’daki Bektaşi babası Bağdat’daki bir başka Bektaşi babasına altı hevenk pastırmayı bir derviş aracılığıyla yollar. Derviş yolda açlığa dayanamaz ve bir hevenk pastırmayı zaman zaman yer.
Bağdat’a gelir ve beş hevenk pastırmayı Bektaşi babasın  verir. Bektaşi babası  “Oğlum, bunlar altı hevenk olacaktı.”der. Derviş, “Hayır efendim beş hevenk yolladılar” der.
Onun üzerine Bektaşi babası bir işaret  yapar. İstanbul’ daki Bektaşi babası görünür. Ona “Erenler kaç hevenk pastırma yolladın” der. İstanbul’daki baba da “Altı hevenk yolladım” deyince Derviş “Madem bunu yapıyordunuz, neden beni aylardır yordunuz” der ve hışımla ayrılmak ister. Bektaşi babası "Dur oğlum dur biz seni sınamak istedik"der. Sonra da ekler "Hiç bir dervişe kaldıracağından fazla yük yüklememek gerekir".
Günümüzde pastırmalar değil ama kaç hevenk pastırma gittiği artık taraflarca öğrenilmektedir. Çünkü, bu kıssadan hisse alınmış ve cep telefonu ve Skype denilen alet geliştirilmiş olabilir.    

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 465
Kayıt tarihi
: 04.09.13
 
 

1940 yılında İzmir'de doğdum İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim 1961 yılında Mülkiye(Siyasa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster