Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
8533
 

Müge Anlı nereye koşuyor?

Müge Anlı nereye koşuyor?
 

Müge Anlı daha güzel programlar yapabilecek özelliklere sahip. Ama konu bulmakta mı zorlanıyor?


MÜGE ANLI, sabah programları sunucuları içinde en beğendiğim birisiydi. Gerçekten idealist ve bir şeyler yapmak için çırpınan bir yüreği var. Güzel kadın. Bakımlı ve seksi bir görünümü var, diksiyonu çok düzgün, Türkçe'yi de çok iyi kullanıyor.

Birçok faili meçhul cinayetin aydınlanmasına neden oldu. Bu çalışmalarından dolay da tebrik ediyorum kendisini.

Bu arada kermes düzenleyerek hediye edilen eşyaları sattırıyor ve gelirini hayır işlerinde kullanıyor. Bu da çok güzel.

Peki bu sunucuyu beğeniyorum da niye "Müge Anlı nereye koşuyor?" başlığını koydum yazıma? İşte şimdi sıra beğenmediğim taraflarında.

* Türkiye'de ARİF VERİMLİ'den başka psikiyatrist yok mu? Bu beyefendiyi her sabah ekranlarda görmekten, onun o kibarlık taslayan "Affedersiniz, bir şey söyleyebilir miyim?", "...özür dilerim şunu eklemek istiyorum!" diye başlayan cümlelerinden sıkıntı basıyor seyircilere. Her şeyi mi biliyor bu Arif Verimli Bey? Programa ücretsiz katılsa bile öğleden sonraları ofisi ana baba günüdür. Çünkü her gün bedava reklamını yapıyor Müge Anlı sayesinde. Kimbilir ne ücretler alıyordur ofisinde.

* Av. RAHMİ ÖZKAN da sanki Türkiye'deki avukatların avukatı. Hem kanunlara göre konuşuyor hem de dakikalarca nasihat ediyor. Programı yönetiyor bazen. Ben şahsen onun konuşmalarından da sıkılıyorum.

* Gelelim esas konuya: Müge Hanım bazen konu bulmakta zorlanıyor galiba. Dün bizim mahalleden bir Roman kadını vardı programda. Başına iğreti bir eşarp geçirmiş ama hayatında eşarp takmadığı belli oluyor. Romanların yaşantıları zaten ortada. Gelmiş geçmiş hükümetler Romanların/Çingenelerin yaşam seviyelerinin düzelmesi için hiçbir şey yapmadılar. Bunların çoğunun aile yaşamları karışıktır. Bizim mahallede gördüklerimi belirteyim kısaca. Çoğu aile dağılmıştır. Erkek meydanda yok ama kadının 4-5 çocuğu var. Her biri de ayrı kocadan.

Şimdi Türkiye genelinde durum buymuş gibi seçme bir kadın bulunuyor ve onun en basit problemi, büyütülüp ekrana taşııyor. Kadın mahallesine gittiğinde, "Nasıl televizyona çıktım, iyi konuştum mu?" diye hava atıyor.

Demek istediğim o ki, sosyal yaşamı çok düşük olan insanları konu mankeni olarak kullanıp Türkiye'nin umumi görünüşü diye sunmak bence çok doğru değil. Bunların başlarına gelenlerden ders çıkarılacak bir durum yok ortada. 15 yaşında evlenmiş. 14 yaşındaki kızını 37 yaşındaki evli 5 çocuklu adama vermiş. Güya hoca nikahı yapmış vs. İnsan bunları seyrettikçe Türk olmaktan utanıyor.

* Önemli bir konu daha var: Niye programa katılan birçok kadına kafalarında iğreti şekilde dursa da türban taktırılıyor? Bu televizyon kanalının formatı mı? Çoğu kadınlar türbanlı ama özel yaşantılarında türban takmadıkları belli oluyor. Zira göğüs bölümleri açık, türban kafalarından düşü düşüveriyor. Bunun anlamı ne?

* Bir de o ağlamalar sızlamalar yok mu ya! İnsan çileden çıkıyor. Ağlayanın yapmacık ve talimat üzerine ağladığı, komut üzerine hemen susuvermesinden belli oluyor. Bugün Müge Hanım da ağlayıverdi. Kameralar karşısında ağlamak hiç güzel görüntü vermiyor. Reklam arasında ağlasınlar bence!

* Müge Anlı da, farkında olmayarak Türk toplumunun yozlaşmasına katkıda mı bulunuyor yoksa farkında mı?

Mustafa Mumcu, 03 Şubat 2009, saat: 16:12

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Size katılmamak mümkün mü,Sayın Arif verimli ve sayın Rahmi beyi çok seviyorum ve çok takdir ediyorum ancak,Arif beyin özürlerinden ve anlatabiliyormuyum laflarından onu artık dinlemek istemiyorum,Rahmi beyde hem çok yüksek sesle konuşuyor hemde gereğinden fazla uzun konuşuyor,Müge Anlı hanımefendi son günler hariç çok iyi gidiyordu,son 2 haftadır,biraz değişmiş gibi geldi bana daha çok duygusallaştı,atışmalara eskisi kadar kollamıyor,umarım kendine gelir,bence kendisi hep bir katil bulma çabasında bulunsun,hem o aileye yardımcı olur,hem bizler izleriz,hemde reyting kaygısı kalmaz,,,,,of bende Rahmi bey gibi çok konuştum çok yazdım,,,,,,,hadi bay bay arkadaş,,,,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 03.02.2009 19:56
Cevap :
Sevgili Hülya Hanım, aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Dikkat ederseniz ben de acımasızca eleştirmedim. İnsan kolay yetişmiyor. Müge Anlı'nın iyi tarafları çok. Ama konu ve konuk seçerken biraz daha gerçekçi ve titiz davranmalı. Eski saygınlığını yitirebilir böyle giderse. Hele programda lüzumsuz bağırmalar, ağlamalar, sızlamalar olmamalı. Bir de şu türban konusu gerçekçi mi yoksa insanlara stüdyoda mı türban veriliyor açıklığa kavuşmalı. O Roman kadın hayatında türban takmamıştır bence. Romanlar türban değil eşarp takarlar kafalarına onu da eşarp gibi değil de tamamen değişik bir şekilde bağlarlar. Maksat saçı gizlemek değil, varsa kirini ve bakımsızlığını gizlemek, dağınıklığını önlemektir. Roman kardeşlerimiz darılmasınlar ama gerçek budur yani. Saygı ve sevgiler.  04.02.2009 12:47
 

O kadar güzel ve yerinde tespitleriniz olmuş ki, hele ki son cümleniz... Bu işlerin kermesle, bir köyün bir evin çitlerini boyamakla olmadığını; herşeyin başının 'eğitim' olduğunu bilmesi lazım, veya lazımdı. Bence, cinayetle uğraşacağına , suyu baştan kessin, eğitimle uğraşsın, eğitime destk versin. Saygıyla.

Sadi ÖZBAY 
 03.02.2009 19:03
Cevap :
Sevgili Sadi Bey, sizin yorumunuza da aynen katılıyorum, teşekkür ederim. Ben de şaşırdım hangi program sunucusuna, yapımcısına güveneceğimi. Hemen hepsi kurgu programları bile gerçek gibi halka yutturmaya çalışıyorlar. Ayıp ediyorlar ama bir yerlerden yönlendiriliyor da olabilirler. Saygı ve sevgiler.  03.02.2009 20:25
 

Mustafa bey...Ne zamandır yazayım mı, Yazmayayım mı diye düşündüğüm bir konuyu ele almışsınız. Buna sevindim, çünkü kendim yazmış gibi oldum ve beni de rahatlattınız.. Ben yalnızca, Müge Anlı'nın değil, benzer bütün sabah programları için bunların bize ne faydası var diye hep düşündüm.Ve bunların tamamı toplumumuzun varoş tabir ettiğimiz yörelerinden geliyor. Bunlar, kendileri gelmiyor; kanal ekibi bu yöreleri dolaşarak bunları alıyor ve geliyor. Birkaç gün önce programa türbanlı bir genç bayan çıktı, aynı bayan ertesi günü türbansızdı.(Buna siz değinmiştiniz).Geçenlerde, bir kadının kızı ve iki torunu öldürülmüştü, ondan önce de bir kadının iki çocuğu öldürülmüştü. Her iki olayda da katiller bulununca, ailelerin sevincini görecektiniz(görmüşsünüzdür). "Bana dünyaları verdiniz" diye sevinç çığlıkları attılar. Öldürülen yavrularını unuttular bile.Bu program, Müge Anlı ile Celalettin Cerrahın paslaşmasından başka bir şey değil bence. Yoksa tekrer tekrar gösterilmez. Selamlar.

cdenizkent 
 03.02.2009 18:54
Cevap :
Sevgili cdenizkent, duygularınıza tercüman olduğum için memnun oldum. Yorumunuza aynen katılıyorum. Bu sabah programlarını eleştiren çok blog yazdığım için bu sefer onlara değinmedim. Keşke o bloglarımın linklerini de yazsaydım bu blogda. Saygı ve sevgiler.  03.02.2009 20:23
 

En azından türbanlı vatandaşlarımız bu program sayesinde yanlışları fark edebiliyorlar. Dikkat ettinizmi ne kadar abuk subuk konular varsa bu insanların yaşam tarzlarında mevcut. Türban takarak namus pozlarındalar... Gel görki aile yaşantıları bir o kadar yanlışlarla dolu. Sakın yanlış anlaşılmasın ben kimsenin türbanı ile uğraşmıyorum ama dikkatimi çeken ilginç bir konu olarak gündemini muhafaza ediyor. Çocuklarını küçücük yaşta nikahsız, dini nikah gibi bir saçmalıkla gözlerini kırpmadan gayri meşru ilişkilerin içine dahil ediveriyorlar... Bütün bunları seyredince bu programın eğitici olduğunada inanıyorum. Hiç değilse izleyip doğru yolu bulabilirler diye düşünüyorum...Selam ve sevgiler...

Zeynep Gülay 
 03.02.2009 18:38
Cevap :
Merhaba Zeynep Hanım, bu konuda düşüncelerimiz aynı. Ben de sabah programlarından memleketimi ve yurdum insanını daha iyi tanıdım. Ama şartlanmış insanlara bir faydası olacağını düşünemiyorum. Onların çoğunun beyinleri paslanmış oluyor. Yine de her gün böyle küçük ve normal yaşantıda alışılmış konuların, istisna durummuş gibi işlenmesi sıkıcı. Selamlar, sevgiler.  03.02.2009 20:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3133
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster