Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '14

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
174
 

Muğla'da yılın davası en önemli davası başladı

Muğla'da yılın davası en önemli davası başladı
 

Aileler, 6 saat süren duruşma sonrası basın açıklaması yaptı.


Geçen yıl 17 Haziran'da Güllük'te biri işletme müdürü olmak üzere, toplam 7 Akfen çalışanının yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin Milas – Güllük Akfen Terfi İstasyonu ceza davası, dün Muğla 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Saat 9.30'da başlayan ve 15.30'da biten, yani yaklaşık altı saat süren ilk duruşmaya, Akfen şirketinin yönetim kurulu üyesi ve genel müdür sanıklarının katılmaması ve bunların ifade vermesine gerek duyulmaması damgasını vurdu.

Duruşma sonrası, ailelerin yaptığı basın açıklamasında da belirtildiği gibi; Akfen tarafından işletilen atıksu terfi istasyonunda, yapılmayan gaz ölçümleri ve esirgenen 50 liralık gaz maskeleri nedeniyle, 7 canın yitirildiği bu iş cinayetinde, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yetkilileri, bu işyerlerinin denetiminden sorumlu olan bütün kurum ve kişiler birinci derecede sorumludur.

Dün akşam Güllük'te buluşup görüştüğüm, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ve Maden Mühendisi Sabriye Birşen Gezer, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “İşçilere eğitim verilmiş olsaydı da sonuç değişmezdi diye düşünüyorum. İşverenin zihniyeti, ekonomik koşullar düzeltilmedikçe de değişmez. Aslında belediye de suçlu. İşçi için gerekli ekipmanları belediye daha önceden sağlamış olmalıydı. Kamu kuruluşlarında teçhizat alımında belli tutarın üzerinde alım için ihale yapılmalı. Ama, bundan kaçınıp dışarıdan hizmet almayı yeğliyorlar. Oysa, çalışan sayısına göre 10 – 20 bin TL.'lik harcama ile bu olayın önlenmesi mümkündü.” Yani, kapitalist sistemde işveren için para, insan yaşamından önemli ya da konuyla ilgili ilk yazımın başlığındaki gibi “İnsan yaşamı sudan ucuz”. Şimdi, acı acı düşünüyorum; olay daha tazeyken ölenlerin yakınlarına 300 - 600 bin TL. gibi bedeller ödemeyi teklif eden şirket bu konuda kâr – zarar hesabını nasıl yapmıştır?

Suçlu çok, sanıklar duruşmada yok!

Ölenlerin yakınları ve avukatları, 16 Eylül 2013 tarihli suç duyurusu dilekçelerinde belirtildiği gibi;

İşçi sağlığı ve güvenliği yönünden yasaların kendilerine yüklemiş olduğu hiçbir tedbiri almayan, 50 TL.lik gaz maskesini ve 700 TL.lik gaz ölçüm cihazını esirgeyen, Akfen Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş.'nin yönetim kurulu üyelerinin ve yetkili müdürlerinin öncelikle sorumlu olduğunu vurguluyorlar.

Tehlikeli işyeri olan ve uzun zamandır işletilen Güllük Akfen'e bir kez bile denetime gelmeyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın yanı sıra, havalandırma sağlanmadan, terfi istasyonu binasını inşaa eden İller Bankası da sorumlu tutuluyor.

Ayrıca, olay sonrasında olay yerindeki dosyaları ve bilgisayarı kaçıran, Akfen çalışanları Av. Yasemin Dinler, Fatma Kılıç, Osman Özdemir'in, daha sonra Cumhuriyet Savcılığına teslim etmiş olsalar dahi, delilleri karartma teşebbüsünde bulundukları iddiasını basın açıklamasında da yineleyen davacı taraf, Güllük Belediye Başkanlığı'nın da işletme ruhsatı verilmeden, söz konusu işletmenin aslen kendisine ait olduğu gerçeğini de dikkate alıp, denetim faaliyetlerinde bulunmayarak suç işlediği görüşünde.

Duruşmada yaşananlar

Avukat Murat Kemal Gündüz'den ve ölenlerin yakınlarından aldığım aldığım bilgiler doğrultusunda, duruşmaya 6 aile katılarak, hepsi sanıklardan şikayetçi oldu. Akfen'den hiçbir yönetici duruşmaya katılmazken; şirket avukatları, çalışanların hatalı olduğu izlenimini güçlendirmeye çalıştılar. İller Bankası geçici kabul komisyon üyesi 3 yetkili sanık, ifadelerinde tesisin özellikleri konusunda Güllük Belediyesi ve Akfen'e bilgi verdiklerini, dolayısıyla meydana gelen olayı Akfen şirketi ve belediye yetkililerine sormak gerektiğini söylediler.

Ailelerin avukatlarının, sanık Akfen şirketinin yönetim kurulu üyelerinin ve genel müdürünün bizzat duruşmaya gelerek ifadelerine başvurulması yönündeki talepleri mahkemece reddedildi. Talimatla ifadelerinin alınmasına karar verildi.

Yine ailelerin avukatlarının talepleri, duruşmaya katılan işçi tanıkların, Çalışma Bakanlığı - İş Teftiş Kurulu Müfettişleri'nce daha önce hiçbir denetim yapılmamış olduğu yönündeki ifadeleri dikkate alınarak, Çalışma Bakanlığı'na terfi istasyonlarında denetim yapıp yapmadıklarının sorulmasına karar verildi.

İller Bankası yetkili sanıkları, bu model bir arıtma istasyonunda proje tipinin mekanizasyona dayalı olduğunu, arıza dışında 12 metrelik kuyuya kimsenin indirilmemesi gerektiğini söylerken, tanık işçiler, yıllardır kuyunun elle temizlendiğini ve mekanizasyonun çalışmadığını anlattılar.

İkinci duruşması 19 Eylül 2014'te gerçekleşecek davanın önemini, umarız hukukçular, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm kişi ve kurumlar, özel sektör ve kamudaki yöneticiler, devlet adamları ve basın farkındadırlar.

Toplumun bir kesiminin özellikle son 20 yıllık süreçte, adalete güvenini ve inancını giderek yitirdiği düşünüldüğünde; önemli ve simgesel davalar sayılabilecek Milas – Güllük Akfen Terfi İstasyonu Davası'nda ve önümüzdeki dönemde Soma'yla ilgili yargı sürecinde, adaletin yerini bulması ve gerçek suçluların yargılanarak, cezalandırılması şarttır. Zira, salt iş sağlığı ve güvenliği açısından büyük önem taşımayan bu tür davalar, yerel, ulusal ve uluslar arası bazda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin saygınlığı, yurttaşların esenliği, toplumsal barış ile doğrudan ilintilidir. Demokrasilerin olmazsa olmazı sayılan “güçler ayrılığı” ilkesinin öğelerinden “Yasama”, “Yürütme” ve “Yargı”nın yanı sıra dördüncü güç sayılan basının da işlevini nesnellikle yerine getirmesi de demokrasiye olduğu kadar, adalete, toplumsal barışa hizmet edecektir.

Gülçin ERŞEN – 31 Mayıs 2014 / Güllük

***
Duruşma sonrasında ailelerin yaptığı basın açıklaması:

Basın Kuruluşlarının ve Kamuoyunun Dikkatine.

Öncelikle, Soma katliamında ve diğer iş cinayetlerinde hayatlarını kaybeden işçi kardeşlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Ve biz biliyoruz ki, Güllük te 7 canımızı kaybetmemizin nedeni de. SOMA da 301 işçi kardeşimizin hayatını kaybetmesinin nedeni de aynıdır,

BağlantıMuğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davamızın bugün ilk duruşması görüldü.
Tam 1 yıl önce 17.06.2013 tarihinde, Güllük Belediyesine ait, AKFEN şirketi tarafından işletilen Atıksu terfi istasyonunda, yapılmayan gaz ölçümleri ve esirgenen 50 tl.lik gaz maskeleri nedeniyle 7 canımızı kaybettik. 1 yıldır adil bir yargılanmanın gerçekleşmesi ve bütün sorumluların yargılanabilmesi için çabalamaktayız.
Bizler diyoruz ki, 7 canımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu iş cinayetinde, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yetkilileri, bu işyerlerinin denetiminden sorumlu olan bütün kurum ve kişiler birinci derecede sorumludur.
06/12/2012 tarihli 28509 No’lu Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği” uyarınca “Çok Tehlikeli İşler” sınıfına giren “Arıtma Tesisi” kategorisinde ticari faaliyet gösteren işveren AKFEN Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş.’nin işletmeciliğini yaptığı 4 no’lu Atık Su Arıtma Terfi Tesisi’nde, iş kazasının meydana geldiği 17/06/2013 tarihine kadar olan çalışma koşulları; 7 canımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bu olayın tehlikeliliğe işaret etmektedir. Buna rağmen, İşveren, yasal mevzuatımızda ifade edilen “iş ve işçi güvenliği ve sağlığı hükümleri” gereği olan iş güvenliği önlemlerini “ticari faaliyetinin başından beri almamış” ve “ölümlerin meydana gelmesine sebebiyet vermiş”; diğer şüpheliler ise “yasal yükümlülüklerini yerine getirmekten” ve “görevlerini ifa etmekten” kaçınarak sorumluluğa ortak olmuşlardır.
16/09/2013 tarihli suç duyurusu dilekçemizde belirtmiş olduğumuz gibi;

Akfen Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. /Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, yetkili Müdürleri sorumludur.

Çünkü; yasaların kendilerine yüklemiş olduğu, işçi sağlığı ve güvenliği yönünden hiç bir tedbiri almamışlardır. 50 tl lik gaz maskesini ve 700 tl lik gaz ölçüm cihazını esirgemişlerdir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı- İş Teftiş Kurulu Başkanlığı sorumludur.

Çünkü; tehlikeli işyeri olmasına ve uzun zamandır faaliyet göstermesine rağmen hiç bir denetim faaliyetinde bulunmamışlardır.

İller Bankası A.Ş. yetkilileri sorumludurlar.

Çünkü; terfi istasyonu binası havalandırma yapısı sağlanmadan inşa edildiği bilirkişi raporlarında ortaya konmaktadır.

Av. Yasemin Dinler - Fatma Kılıç - Osman Özdemir sorumludurlar.
Çünkü; Akfen çalışanları olarak, olay sonrasında olay yerindeki dosyaları ve bilgisayarı kaçırmışlardır. Daha sonra Cumhuriyet Savcılığına teslim etmiş olsalar dahi, delilleri karartma teşebbüsünde bulunmuşlardır.
Güllük Belediye Başkanlığı sorumludur.
Çünkü; işletme ruhsatı verilmeden söz konusu işletmenin aslen kendisine ait olduğu gerçeğini de dikkate alarak, denetim faaliyetlerinde bulunmamışlardır.
“Eksiksiz, bütün sorumlular yargılanmalı!” isteğimiz doğrultusunda adalet mücadelemize devam ediyoruz.
Bugün buradayız, her duruşmada Muğla Adliyesinde olacağız.
Ve diğer Adalet Arayan İşçi Aileleri ile birlikte her ayın ilk Pazar günü Galatasaray meydanında VİCDAN/ADALET nöbetindeyiz ÇÜNKÜ;
Hakimler- Savcılar ve Bilirkişiler, her iş cinayetini ‘ kamu düzenine dair bir suç’ olarak görmedikçe, Adil- Vicdanlı ve Cesur olmadıkça,
Adil ve bütün sorumluların yargılanması hususunda hükümet edenler etkili tutum almadıkça, kamusal denetim mekanizmaları etkili olarak yerine getirilmedikçe,
İşverenlerin iş ve işçi güvenliği tedbirleri almasında caydırıcılık artırılmadıkça, taşeron sistem devam ettikçe,
Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadıkça, sendikalaşan işçileri işten atan işverenler cezalandırılmadıkça,
Sendikalar ve emekten/emekçiden yanayım diyen partiler-organizasyonlar görevlerini yapmadıkça… iş cinayetleri sürmeye devam edecektir.
Böyle olmasın diye mücadelemize devam edeceğiz. Biliyoruz ki sesimiz güçlendikçe duyulur, görülür olacağız. Biliyoruz ki suskunlaşmış vicdanlara, sesimiz güçlendikçe ulaşacağız. Biliyoruz ki adalet isteğimiz sen de yanımızda olduğun ölçüde güçlenecek.
Bizler, aileler olarak bir araya gelerek sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde, bizlerle dayanışma gösteren bütün kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Gözünüz, kulağınız, varlığınız, vicdanınız bizimle olsun.
Ve yetkililere sesleniyoruz;
28-Nisan diğer dünya ülkelerindeki gibi ülkemizde de ‘ İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenler İçin ANMA ve YAS Günü’ ilan edilmelidir.

Güllük’te hayatını kaybedenler anısına bu bölgede bir park yapılmalıdır. İş cinayeti lanetinin unutulmamasının bir işareti ve kaybettiklerimizin anısına saygımızı temsilen bir Anıt dikilmelidir. …

Saygılarımızla.
Davetimiz de seslenşimizde vicdanım var, insanım diyen herkesedir.
İş Kazası Değil, Cinayet,
İş cinayetleri ve katliamlarını unutturmayacağız,
GÜLLÜK’Ü UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ…

Bütün Sorumluların Yargılansın. ADALET İSTİYORUZ…

GÜLLÜK/ Akfen Terfi İstasyonunda HAYATINI KAYBEDENLERİN ‘ADALET ARAYAN İŞÇİ AİLELERİ ’

www.iscinayetleriniunutma.org
unutma@iscinayetleriniunutma.org
www.gullukuunutma.org
facebook.com/VicdanVeAdaletNobeti
twitter.com/iscinayetleri
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 807
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster