Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '11

 
Kategori
Kentleşme
Okunma Sayısı
652
 

Muğla'dan çıkan Yazılar ile, Kalemimden Oktay Ekinci.

Muğla'dan çıkan Yazılar ile, Kalemimden Oktay Ekinci.
 

OKTAY EKİNCİ. mimar- yazar.


Not: "Ekincilerin kişilikleri kendilerine özgüydü" başlıklı yazıyı yazılarımı yazdığım gazetem Muğla Devrim Gazetesi DURUM köşesinden Gazeteci- Yazar, Tarihçi, Muğla Devrim gazetesi Sahibi Ünal Türkeş dile getirmiştir.

Ben de Oktay Ekinci’yi  çalışma süreçleri ile ele almak istedim.

Oktay Ekinci "CUMHURİYET GAZETESİ"nde "UYGARLIKLARIN İZİNDE" ve "ÇED" köşesinde yazılarını yazmakta ve mücadelesini dile getirmektedir..

Kendisi Kars doğumludur. Kendisine Kars'ın Anadolu'ya yayılan  özel evrensel sevgisi ve ışığı yansımıştır.

Ve O ışık ki,  tüm Anadolu'ya yansımış...

Oktay Ekinci "Geçmişten geleceğe kentler kültürleri ve kimlikleri ile yaşar" demektedir.

Anadolu'ya yayılan tarihi mimari mirasın korunması yönünde mücadelelerini her şeyden önce tüm insanlığa hizmet  anlayışı ile  hukuksal olarak vermiş. Ülkenin bu anlamdaki gündemini dünya mirasına  taşımıştır.

Yaşadığım kentimden vurgulayacak olur isem, Muğla'yı çevresi ile birlikte pek çok kültürel tarihini, kıyı ve çevre korumacılığını ülkenin tüm bölgelerine yayarak,   Muğla'da kentin korunması yönündeki  temel çalışmalarını büyük bir hızla ve inançla  hayata geçirmiştir...

Muğla’da imar müdürlüğü görevini yürütürken, dönemin tarihi başkanı Erman Şahin ile birlikte, Muğla evlerini  yönetmeliklerle korumaya almış, bölgeyi sit alanı olarak ilan etmiştir. Ve süregelen çalışmaları ile ileriki yıllarda Muğla Mimarlar Odası’ndaki i üstün çalışmaları doğrultusunda  Muğla evleri için neler yapılabilir? Nasıl koruma anlayışına özendirilebilir? Bunların arayışı içerisinde Muğla ‘yı özgün bir şehir, kent alanı haline getirmiştir. Artık Muğla "evleriyle  ve halkıyla" hayat bulmakta, yaşamakta ve anılmaktadır. Muğla Mimarlar Odası döneminin en etkin ve önemli çalışmalarını ve belgelerini, hayata geçirmiştir.

Sonraki yıllarda Muğla’nın bölgesel çalışmalarını dışarıya taşımış, 1988  yılında  Ankara Mimarlar  Odası 2. Başkanlığı’nı Muğla’dan sürdürerek tüm bölgelerdeki tarihi ve kültürel değerleri yasal dayanaklarla ülkenin tarihsel gündemine düşürmüştür. Görevini sürdürürken ülkenin tüm mimar ve çevreci, akademik ve basın çevresini Muğla ve yöresine taşımış, Muğla kıyılarının ve kültürel değerlerinin halkın yararına korunması yönünde önemli hukuksal  ve tarihsel mücadelelerini vermiştir.

Ve bu çalışmalarını aynı zamanda  kaleme alarak Muğla Devrim Gazetesi’ndeki köşesiyle dikkatleri çekmiştir.

Uygarlıkların İzi'nden Tarihi Kentler Birliği oluşumuna dek pek çok çevrenin dikkatlerini buraya çekmiştir.

Turizmin içlere çekilerek "deniz- güneş-kum" üçlüsünden çıkartılıp, kültür turizmine yönelik Muğla evlerinde nelere dönüşebileceğini program ve projelerle tarihi kentler birliği toplantısında dile getirmiştir.

Ve tarihi çevrelerin  korumacılık anlayışı ile Muğla’yı dünyanın ve ülkenin gündemine  düşürmüştür.

1992 yılında ise İstanbul Mimarlar Odası Başkanlığı görevi dolaysıyla İstanbul’a taşınmak zorunda kalmıştır. Ve devam edip giden, süren yıllar, Türkiye Mimarlar Odası Başkanlığı görevleriyle kentlerin tarihsel ve kültürel değerlerini kentsel dönüşüm projeleriyle UNESCO’nun gündemine aldırmış, Mimarlar Odası şubeleriyle etkin çalışmalar ortaya koymuştur..

Türkiye Mimarlar Odası Genel başkanlığı görevlerini  yürütürken, Mimarlar Odası’nı ülkenin ve dünyanın gündemine taşımıştır. Anadolu’daki medeniyetlere ve kentlerin geleceğine ışık tutan korumacılık çalışmalarına hız vermiştir.

Ve yıllar, çalışmalar, hızlar kentsel saygı ve mimari saygıyı CUMHURİYET GAZETESİ’ne taşımış. Cumhuriyet Gazetesi’nin en sarsıntılı yıllarında bile gazetenin aydınlanmacı kimliği ile buluşarak bugünlere dek durmadan, dinlenmeden belgelerini tarihe ve dünyanın gündemine geçirmiştir.

Türkiye'deki çarpık yapılaşmanın önünü kapatmak ve yaşanılır bir kent kimliği ile gelecek kuşaklara aktarmak, asıl çabaları içerisinde olmuştur... Kentler ve ülkeler ancak kültürleri ve gelenekleri ile kalkınma gösterirler. Bazı ülkelere baktığımızda   böyle değil midir?

O gökdelenleri değil, kentlerin mimari mirasına sahip çıkmıştır.

Okurları onun belgelerini ve inançlı mücadelesini görmüş, onu yakından takip etmektedir.

Oktay Ekinci aydın kimliği ile özelliklerini bu mücadelede buluşturmuş ve ülkenin bu anlamdaki en izlenir ve örnek bir tarihsel, mimari  kişiliğidir..

Eşi Zehra Ekinci Muğla doğumlu olup Edip Fıstıkoğlu’nun kızıdır. Gerek Muğla’da, gerekse İstanbul’da mimarlık çalışmalarına devam etmiştir.

Bir Konağın Kurgusu: Anadolu Türk Evi Geleneğinde Birgi Örneği ve Sandıkoğlu Konağı  adlı  kitabı bulunmaktadır. Bu kitap ile Birgi evlerinde incelendikçe ustalara  olan hayranlığı gelecek nesillere aktarmak, yöresel restorasyonda elemanlara, ustalara, mimarlara yardımcı olacak özellikte bir kitap ve incelemedir.

Eşi  Mimar Zehra Ekinci  ile İstanbul'da yaşamaktadır.. İki oğlu bulunmaktadır, Kerem Ekinci  ve Esat Ekinci. Kerem şehircilik alanında, Esat ise, televizyonculuk alanında  eğitim almışlardır.

Kitaplarından bazıları; Memleketimden insan manzaraları, Çevre ve Demokrasi, Kars kitabı, İnsan Hakları ve Çevre,  Uygarlıkların İzinde Kentsever Yazılar, İstanbul'u sarsan on yıl,  Rant demokrasisi Çöktü Deprem yazıları, Adanmış Yazılar,  Çevremizde Demokrasi Bekliyor, Dünden bugüne İstanbul Dosyaları,  İstanbul'un İslambol On Yılı, Yüzyılın Direnişçisi Küba devrimi.

Akıcı ve etkileyici bir kalem, bir yazar, ve bir mimar, Oktay Ekinci

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 509
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster