Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
373
 

Muhafazakârlaştırırken ahlaki değerleri yitirten siyaset

Muhafazakârlaştırırken ahlaki değerleri yitirten siyaset
 

Ne desem ki; nereden başlasam ki? Kime şikâyet etsem ki; kime dert yansam ki? Başımı alıp nerelere gitsem ki? Şu ülkemin durumunu kiminle dertleşsem ki?

Bu ülkeye ahlakı getireceğini iddia eden; bu ülkeye dürüstlüğü getireceğini dillendiren; beyaz olduğunu söyleyen; adalet dağıtacağını dünya âleme duyuran; kalkınmanın lokomotifi olduğunu ifade eden parti nasıl da havalı gelmişti. Ancak son dönemlerde yaşananlar, beyaz olduğunu iddia eden partinin beyazlığı konusunda halkın zihninde bir sürü soru işareti oluşturdu.

Bugün ise bunca vaadin sadece ve sadece ahlak ile ilgili olan, yani, bizim “Muhafazakâr Demokratların” en başarılı oldukları kısmına değinmeyi istiyorum müsaadelerinizle…

Aslında, son dönemlerde, iktidarda bulunan güya AK olan parti, bu noktada oldukça önemli düzeylerde irtifa kaybetmeye başladı ve bunun sonunda da korkum o ki duvara toslanacak…

Olaylar, özellikle Şaban Dişli ile başladı ve bu olay, Şaban Dişli’nin suçlu olmasının kabul edilip, milletvekilliğinin devam ettirilmesi ile son buldu. Tam da bu olaydan sonra, Sayın Başbakan’ın sinir sistemi alt-üst oldu ve bu alt-üst olmuşluk, Almanya’daki Deniz Feneri skandalından sonra artan bir ivme ile güçlenmeye başladı.

Bu yazıyı yazmama neden olan olay ise Sayın Başbakan’ın güya temsil ettiğini söylediğini söylediği muhafazakâr değerlerle hiç alakası olmayan, ahlak değerleri ile hiç de uyuşmayan, hatta ve hatta TV’lerde oynayan filmler de dahi küfürü yasaklayan zihniyetin kendisiyle çeliştiğini gösteren ifadeleriyle ortaya çıkmıştır.

Sayın Başbakan, Sayın Deniz Baykal’a “iddialarını ispatlayamazsan şerefsizsin” şeklinde bir ifade kullanmış, halka açık bir alanda yaptığı konuşmasında. Sayın Baykal’ın iddialarının doğru olup olmadığını şimdi bir kenara bırakalım. Çünkü bugüne kadar haksız suçlamalara, yersiz iddialara birçok siyasetçi maruz kalmıştır ancak hiç birisi de, böylesine ağır ithamlarda Başbakan düzeyinde bulunmamışlardır.

Sanırım, siyasi ilişkiler anlamında kendilerini sorgulama durumuna geçmek zorunda olan iktidar ve etrafını saran şakşakçıları, Sayın Başbakan’ın liderliğinde yaşanan bu ahlaki çöküntünün, muhafazakâr değerlere toplum olarak daha sıkı sarılmışken nasıl da gerçekleştiğini sorgulama ihtiyacı ile karşı karşıyalardır artık.

Muhafazakâr değerlere sıkı sıkı sarılmışken, TV’de dahi küfürler biplenirken, Sayın Başbakan’ın alenen ve ortalık yerde küfür etmesine neden olan bu durumu artık herkesin sorgulama zamanı geldi diye düşünüyorum… Hadi yapın artık bunu, çok geçe olmadan…

Yoksa çok kısa bir süre içerisinde küfür edemeyenlerin siyaset yapması dahi yasaklanabilir, benden söylemesi…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızın her satırını dikkatle okudum ve sizin rahatsız olduğunuz her konuda bir çok vatandaşımızında rahatsız olduğuna eminim.fakat farkındaysanız artık sesini fazla çıkaranları çetelere katıp yargılıyorlar sindirilmiş bir toplum olarak nekadar dayanabiliriz...SEÇİMLERE KADAR...

yağmur yüklü bir bulutum 
 23.09.2008 9:16
Cevap :
Yorumunuz ve e desteğiniz için tşk ederim ama ben pek de sindirildiğimize inanmıyorum... Aksine bu gibi olaylar, bizlerin yani aydınlanma savaşçılarının direncini artırıyor... Yani, bir gider iesk, bin geliriz... Yeter ki onların tuzağına düşüp de, yılgınlığa kapılmayalım... Onların istediği gibi olmayalım yani... Saygı ve sevgi ile...  23.09.2008 9:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster