Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
604
 

Muhalefet etmek

Muhalefet etmek
 

TBMM'de tartışma


“Bir ülkede siyasiler muhaliflerinin ağzına mühür vuracak kadar kendi görüş ve fikirlerine düşkünseler, o ülkede demokrasi tehlikeye düşer.” (Albert Camus)

Muhalefet etmek denilince ilk önce akıllara siyaset gelir.

Muhalefet; “Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.” Olarak tanımlanır.

Muhalefet, öncelikle insanoğlunun varoluşunun tartışılmazlığı temelinde, yaşama dair; fikir, istek, çözüm ve öneriler sunma imkânına sahip özgür bir birey olmak demektir. Yaşam her varlık için ne kadar hak ise, muhalefet etmek de o kadar lüzum arz eder. Varoluşun kanıtı olan “MUHALEFET ETMEK” sadece demokrasilerde görülür. İktidar her yönetim tarzında var olurken, muhalefet sadece demokrasilerde var olur ve özgürce yaşama ilişkin öneri, istek ve taleplerini ortaya koyabilir.

Demokratik parlamenter sistemlerde seçimle işbaşına gelmiş iktidar partisi kadar muhalefette olmanın, muhalefet görevi yapan partilerin olması da rejimin olmazsa olmazıdır.

Biz insanoğlu gündelik yaşamının hemen her alanında, yapılan yâda yapılacak her işte muhalefet etmekten hoşlanan bir toplumuz. 

Başta siyaset olmak üzere, iş dünyası, spor, sivil toplum kuruluşları vb. alanlarda genellikle iş başında olanların icraatları karşısında olumsuzlukları ve memnuniyetsizliklerimizi dile getirirken pek az olumlu görüşleri ortaya koyarız, olumlu icraatlar karşısında desteğimizi ve memnuniyetimizi dile getirmekten ise imtina ederiz. Oysa memnuniyetsizlikleri dile getirmek kadar memnuniyetimizi de dile getirmeliyiz. Sürekli olumsuzluları eleştirmek eleştirilen kişiyi hatalarını düzeltmeye sevk etmekten alı koyar. Bu nedenle olumlu yönleri de aktarmak sureti ile kişiyi motive edeceğinden sonrasında yapacağı işlerde daha dikkatli olmaya sev edecektir.

İktidarın ortaya koyduğu fikir, proje, iç ve dış siyaset politikasını demokratik ortamda tartışmak bir fikir birliğine bağlamak yerine iktidarın “erk benim, benim dediğim olacak” tavrını sergilemesinin yanlışlığı kadar, muhalefetinde iktidardan gelen tekliflere sırf iktidardan geliyor diye tenkit ve muhalefet etmesi takdir edersiniz ki, demokrasi ile bağdaşmaz. 

İcraatın başında olmayınca, kendi fikir ve projelerini ortaya koyamayınca, İcraatın başında olan kişilerin yaptıkları olumlu işleri sadece muhalefet olmak adına eleştirildiğine de şahit oluyoruz.

İktidarın ortaya koyduğu bir görüş ve tasarı vb. konularda sadece iktidardan geldiği için muhalefetin itirazı, aynı şekilde muhalefetten gelenlerinde iktidarın itirazı şeklinde muhalefet edilmesine de çokça şahit oluyoruz.

Demokratik parlamenter sistemlerde meclisin görevi iktidarı ve muhalefeti ile birlikte bir istişare kurulu olmasıdır.  Muhalefet’in görevi iktidarı millet adına denetlemek, hata ve eksiklerinde uyarmanın yanı sıra fikir desteği sağlayacak, istişare ve muhatap merciidir.

Ülkemizde iktidar ile muhalefet arasındaki ilişkiler ise, demokrasiye, parlamenter sistem hatta insani değerlerden uzak bir tavır içerisindedir.

TBMM’e iktidar tarafından veya muhalefet tarafından getirilen hemen her konuda meclis genel kurulunda gerek iktidar gerekse muhalefet tarafından konu üzerindeki görüşmeler ağır hakarete varan sert tartışmalara hatta yaralamaya kadar varan kavgalara sahne olmaktadır. “Birinin ak dediğini diğeri kara” demektedir. Bu tartışmalar neticesinde taraflar arasında tam bir uzlaşma sağlamazken çoğunlu elinde bulunduranın teklifi kabul görerek sonuca bağlanmaktadır.

TBMM’de bulunan partilerin ve milletvekillerinin üzerinde tartışmadan mutabakata vardığı tek konu ise milletvekili hakları ve maaşları konusudur.

İktidar ve muhalefetin uzlaşmazlığının en acı hatırası ise1980 öncesi parlamentodaki siyasi partilerin tek başına gösterdikleri Cumhurbaşkanı adayını seçmeye yeter sayıya sahip olmamaları, ortak bir Cumhurbaşkanı adayında da anlaşamamaları büyük bir krize neden olmuş, akabinde 12 Eylül askeri darbesi yapılmıştı.

Sırf karşıdan gelen teklif veya yapılan icraat olması nedeni ile olumsuz yönde muhalefet etmek yâda açıkça bir deyim ile “Muhalif olmak adına muhalefet etmek” etik olmayan ve demokrasi ile bağdaşmayan bir davranış tarzıdır.

İbrahim Halil SİPAHİ

27.02.2015/adana

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1320
Kayıt tarihi
: 12.08.14
 
 

Adana'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana'da Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster