Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
108
 

Muhalefet ne yapmalı?

Muhalefet ne yapmalı?

Dr.İsmet Turanlı

Türkiye'de Muhalefetin yetersizliği hem demokrasimizin gelişmesine mani oluyor, hemde Başbakanın tekadam olarak otoriterleşmesini sağlıyor. Erdoğan en samimi duyguları ile, aklının yettiği kadar Türkiyenin kalkınmasına hizmetler sergilemeğe çalışıyorsada tekadam durumuna girmesi demokrasilerde frenlenemez, kendi kendini hatasız olduğu zehabına sürüklemektedir.Muhalefetin vazifesi yapılan her icraatı külliyen inkar etmek, yanlış olduğunu söylemek, hatta hakaret etmek değildir.Bu tavırları ile hem oy kaybına uğruyorlar, hemde AK parti taraftarlarını solidariteye destek vermiş oluyorlar.Bu tavırlardan kaçınarak daha geçerli, faydalı, alternatif önerileri ortaya sürmeleridir. Halkın beğenisini ancak bu müsbet davranışlarla kazanabilirler. Bu söylemlerimle Ak parti aleyhtarlığı, yahut muhalefet tartaftarı olduğum sanılmasın. Böyle ciddi demokratik yapılanmada muhalefet rol üstelenirse Türkiyenin lehine olacaktır.Daha açık söylemem icap ederse ,benim hiçbir partiye özel sempatim olmadığı, iktidarın hatalarına karşılık düşünebildiğim müsbet alternatifleri n düşünülmesini vurgulamak içindir. Bir Can Ataklı, bir Mine Kırıkkanat,bir Ruhat hanımla bu ciddi problemler tartışılamaz. Batıda TV tartışmalara problemlerle alakalı mevzuları bilen ilim admları, sorumlu, tecrübeli siyasiler, tarafsız şahsiyetler çağırılır.

Şimdiye kadar muhalefet iktidarı karalamakla ne tarafsız vatandaşların, hele hele iktidar partisi taraftarlarının oyunu kazanmaları mümkün değildir. Üstelik muhalifler kuvvetli muhalefet yaptıklarına ,fakat halka anlatamadıklarına inanıyorlar. Yanılgıları bu davranış ve inanış prensibinde.

Gelelim Türkiyenin ciddi problemlerine:

1. İSTANBUL KANALI

Boğaziçindeki gemi trafiğinin tehlikeli bohyutlara vardığını kimse inkar edemez. İktidarın bir kanal projesi var. Muhalefet bu projeyi beğenmiyor ama alternatif bir öneri getirmiyor. Benim doğru veya yanlış, naçiz bir önerim var. Karadenizden, Marmaraya kadar döşenecek pipelinelarla tankerlerin taşıması önlenmiş olur. Bu fikrimi petrol mühendisleri ile görüştüm.Çok faydalı buldular. 1870 de Rockefeller ilk defa USA da kullanmış ve zenginliğini bu icadı ile gerçekleştirmiştir. Belki daha ekonomik, faydalı öneriler çıkabilir. Bu milletin düşünen entellektüelleri yokmu? Köşe yazarlarını TV tartışmalarına toplamanın hiç fayda getirmediği belli.Onlar münekkit olabilirler, fakat akillikleri sorguludur.

2.DIŞ POLİTİKA

Türkiyenin güneyindeki komşuları ile Davutoğlunun sıfır problem siyaseti tutmadı. Yunanistandan başlayarak, Kıbrısla, Mısırla, İsraille, Suriye ile, Irakla, İranla, Ermenistanla düşman durumuna düştük. Azerbeycan ve Rusya ilede limoni bir durum var. Tek destek Barzani bölgesinden. Bu menfi dış ilişkilerden kurtulmak için muhalefetin hiçbir önerisi varmı? İktidarın politikası yanlış demek hiçbir mana ifade etmez. Willi Birant’ın doğu politikası, Gorbaçevin yönetimi çok ciddi , hatalı denklemleri çözmeğe yaradı. Benim önerim MONŞER diye aşşağılanan Diplomasiye ezber bozduracak, politikaları geliştirmektir. Başbakanın dış politika danışmanları kimlerdir? Yeteneksiz gazetecileri dış politikada danışman olarak kullanmak Başbakana kolay gelebilir,fakat başarılı tutumları sağlamaz. Adnan Menderes Fatin Rüştüyü Kıbrıs mevzuunda araya sokmasa idi ,hala geçerli olan Zürich anlaşması olmazdı. Eski hükumetlerin Denktaşa verdiği destek çözüm sağlamadı.

3. KÜRT SORUNU

Kürt sorunu Türkiyenin birinci problemi. PKK değil. Muhalefetin tutumu bizi iç savaşa götürür. Halbu ki Osmanlı Meclisi Mebusanın Misak-i Milli ( Milli Ant) kararını gözden geçirmek lazım. Atatürk’ün bu hususta beyanları malum. Kürtlerde bu çözümü destekliyor. Marjinal Kürt sorunları ortadan kalkar. Atatürk’ün Berlinde ki Talat paşaya yazdığı mektupta şöyle der. ‘’ Kürtçe ve Türkçe konuşulan yarler Misaki milli hudutları içindedir. Kurtuluş savaşında canla, başla çalışan doğulu vatandaşlarımızı asla ayrı görmemiz mümkün değildir. ‘’

Amerikalı gazeteci İssac F. Mercosson ile yaptığı görüşmede şöyle der. ‘’BMM simizin 1920 Ocağında ilan ettiği Milli Misakımız, sizin Bağımsızlık Beyanname’nize çok benzer.O, sadece Türk ülkesinin istiladan kurtarılmasını her ne pahasına olursa olsunbu misakı korumaya kararlıyız. ‘’. Kandildeki eş başkan hanımefendide Misakı Milli hudutlarını benimsediğini açıklamıştır. O halde Kürdistan eyaletlerinide içine alan, Kıbrıs ve NaHCİVANI’da bir eyalet olarak içine alan yeni hudutlarımızı tayin etmek, böylece Kürt sorununuda kolayca haletmemiz mümkün olacaktır. Olaylara büyük pencereden bakmağı öğrenebilsek, dar görüşlü, şovenist düşüncelilerin bölücü fikirlerinden uzak durmamız gerekmektedir.

4. AB İLİŞKİLERİ

AB ile ilşkiler stagnationa uğramış. Bunu inkar eden yok. İktidarda olmadıkları için İktidarsızlıklarını kabulleniyorlar.Brüksel de ki resmi ve özel kuruluşlar AB de alınan kararları günü gününe Türkiye de tatbikata sokmak. AB yi ofsayda sokarak, samimiyetimize ve imkanlarımıza aleniyat kazandırmak. Onların raporlarını beklemek değil, onlara durumumuz hakkında raporlar göndermek. Obama dahi İranın yeni cumhurbaşkanı ile mektuplaşmağa başladı ve İranın yeni lideri nüklear silahlardan vazgeçtiklerini deklare etti. İran diplomasisinin bizimkilerden çok daha ileri olduğu bir daha ortaya çıkmış oldu. Davutoğlu sayesinde Türk dış politikası elastikiyetini kaybetti. ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ opportonist bir düşüncedir. Ne yurtta, nede cihanda hiç sulh olmamıştır., şu andada müslümanlar kendi kardeşlerini boğazlamaktadır. Aslına bakılırsa sulhun gerçekleştiği tek bölge Türkiye ve Kürdistandır. Bu ikiş bölgedede çok şükür kan akmamaktadır. Bunda Barzaninin, Erdoğan’ın ve Öcalan’ın katkısı olmuştur. CHP ve MHP liler hala Kürt realitesini kabullenemiyorlar.

5. DİYANET

Diyaneti kaldırarak, halkın inançlarına uygun teşkilatlanmayı halka bırakmak. USA da ve Avrupada olduğu gibi. Aksi takdirde Alevi vatandaşları dışlamak inanç özgürlüğüne sığmaz.

6. ANAYASA

Anayasada betonlaşmış Kemalist fikirlerin 80 sene öncesine ait olduğunu kabullenerek, Postmodern fikirlerin oluşmasını sağlamak. Bir taraftan Bill Gate’ün hudutları ortadan kaldıran İnternet ve I-PAD leriyle Şırnakın köylerindeki çocukları ilim dünyasına kavuşturmasına karşılık CHP nin hala Köy enstitüleri için ağlamaları gericiliktir.

7. MEME KANSERİ

Meme Kanseri çoğalıyor. Bu hususta köşe yazarları değil benim gibi ömrünü bu probleme harcamış birisine sormuyorlar. Avrupada cumhurbaşkanları eşleri bu hususta vakıf kurmuştur. Bende Bayan Gül’e mektup yazdım ve Anadolu ajansıda yayınladı. Kanserin erken teşhisi en mühüm faktördür. Köşe yazarları selahiyetli değildir. Türkiye de bir sistem hatası var. Meme kanseriyle cerrahlar sorumludur. Onlar güzel ameliyatlar yapıyorlar fakat tarama yapmıyorlar. Bazı tarama merkezleri var,kifayetsiz kalıyorlar. Almanya da Jinekologlar sorumludur. 20 yaşından itibaren kadınlarda erken teşhis yapıyorlar. Bizde ise hastalar göğüslerinde bir bulgu tesbit edince cerraha gidiyorlar, onlarda ameliyat yapıyorlar. Bu sistem hatasının düzelmesi gerekir. Muhalefetin bir önerisi var mı?Hükumet bu erken teşhis muayeneleri için ilave ödeme yapıyor.

8. ANADİLDE EĞİTİM

Anadilde eğitim. Ben 1970 de Köln ilk anadilde eğitim yapan (Türkçe ve Almanca) anaokulu açtım. Barzani bölgesindede Kürtçe, Türkçe, Arapca ve İngilizce anadilde eğitim yapılıyor. Oradaki eğitim sistemindende gerideyiz. Bırakın batılı devletlerde ki imkanları. İsveçte 40 senedir Kürtçe, Türkçe eğitim yapılıyor. USA da İngilizce, İspaanyolca. Kölnde İstanbuldaki Alman lisesi müfredatı gibi eğitim yapan Türk lisesi açılması için müracaatıma eğitim bakanlığı bir cümle ile cevap verdi. ‘’Lüzum hasıl olursa biz yaparız’’. İlim dünyası şunu göstermiştir ki ANADİL daha ana karnında iken öğrenilmeğe başlar. Kürtler bunu farkettikleri için ANADİL kelimesinin Kürtçe karşılığı ( Zımanı zık maki) yani (anakarnındaki dil) tarzında ifade ederler.

9. TURİZM

All ınclusiv sistemi turistlerin otellerden dışarı çıkmasını önlüyor. Onları mobilize etmek gerekir. Geçenlerde Münihte idim. Hafta sonları Münihliler trenle Tegernseeye gidiyorlar. Antalya’da Gazipaşadan, Finikeye kadar sahil boyunca banliyo yapılsa otel misafirleri mobilize olur. 650 km.lik Antalya sahillerinde su sporları yapılmıyor. Ben 50 sene yazları Cannes ‘da yaşadım. Sahillerde kotralardan, surflerden, yatlardan geçilmiyordu. Bu durum İspanya sahillerindede böyledir. İskenderundan, İstanbula, Karadenizde deniz yollarının eskiden gemi seferleri vardı. Muhalefetin gölge kabinesinde Turizm sorumlusu yokmu.?

CHP’nin silahları

Muhalefet, bütün sorunların müsebbibi Recep Tahip Erdoğan’dır demekten vazgeçip, müsbet önerilerini açıklamalıdırlar. CHP ALTIOK’undanda vazgeçsin. OK bir nevi silahtır. Kılıçdaroğlunun ismindeki KILIÇ da bir nevi silahtır. Şu durumuda siyasilerin görmeleri gerekir. Bütün savaşların senaryolarını SİLAH SATICILARI yazmaktadırlar, para kazanmak için. Bir yerde savaş bitince ,başka bir yerde yeni senaryolar tatbikata geçmektedir. Ben Arap gençliğinin günün birinde ayaklanacağını senelerce öncesinde yazmıştım. Şimdi Azeriler kışkırtılmaktadır. Çünkü onlarda dört bölgeye bölünmüştür. Bölünmüş milletlerin olduğu yerlerde, yahutta çeşitli milletlerin bir arada yaşadığı, suni devletlerde daima savaş olacaktır. KAŞMİR misali, Filistin misali dereyi geçip arıkta boğulmuyor. Daha dereyi geçmek için yüzme talimleri bile yapmıyor. Onun içinde millet onları ciddiye almıyor.

Dr.İsmet Turanlı / Antalya. 19.09.13

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 65
Kayıt tarihi
: 31.05.13
 
 

Emekli Tıp Doktoru ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster