Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
349
 

Muhalefete sokollu’dan inciler

Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın 14 Mart 2008 Cuma günü açtığı kapatma davası bugün sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi davayı başlatma adımını atacak nitelikte ki kararını verdi. Bundan sonra ne olacak? Eğer gerçekten kapatılması halinde AKP bundan zarar mı görecek?A.B bu konuya nasıl bakıyor?

Şu hususu hatırlatmakta yarar görüyorum.Şöyle bir geçmişe döndüğümüzde A.K.P’nin selefi olarak gördüğümüz partiler yine aynı nedenle kapatılmışlardı. 1971’de Milli Nizam, 1981’de Milli Selamet, 1998’de Refah, 2001’de Fazilet Partilerini buna örnek verebiliriz.

Yargının bu kapatma girişimleri Cumhuriyet Rejimi’ne tehlike olarak gördükleri bu partileri cezalandırmayı amaçlıyordu fakat aksine bu girişimlerle kapattıkları partileri adeta mükâfatlandırdılar. Kapatılan partilerin halefleri seleflerinden daha güçlü bir biçimde çıktılar ortaya.Fakat ne yazık ki bu partileri kapatanlar bunları göremediler. Savundukları Cumhuriyet Rejimi’ne karşı gördükleri partileri daha da güçlendirdiler.

Kurulduğundan bu yana söz konusu partilerin oy oranları ortada.Bir örnek daha;

Ak Partili Cumhurbaşkanı seçilmemesi için yapılan Cumhuriyet Mitingleri, Anayasa Mahkemesi’ne götürülen ve sonucunda verilen 367 gerekçesi ve askerin e-muhtırası anketlerde %29 ila %33 civarında görünen Ak Parti oylarını %47’ye çıkarttı.Ak Partili Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçtirmeyeceğiz diye “gelinciklerle meydanları dolduranlar döndüklerinde ellerinde sadece sapı kalmıştı.Şimdi selefleri gibi tekrar Ak Partiye kapatma davası açıldı.Üstelik Avrupa Birliği’nden de bu davayla ilgili ciddi tepkiler gelmişken. Belki de müzakereler bu girişimle durma noktasına gelebilir.Artık Ak Partiye muhalefet edenler bu tür girişimleri desteklemekten vazgeçmeliler.Neden mi?

Verdiğimiz örnekler bu sorunun cevabını açıklıyor herhalde.Açıklamıyorsa bir örnekte tarihten. Osmanlı İmparatorluğu en güçlü döneminde.Hükümdar II.Selim.Sadrazamı da değerli devlet adamı Sokollu Mehmet Paşa.Osmanlı Devleti Kıbrıs’ı fethediyor.Böylece Doğu Akdeniz’de Osmanlı hakimiyeti tescilleniyordu.

1571’de İnebahtı’da Osmanlı donanması Haçlı donanmasına yenilgiye uğrayınca telaşlanan yanında ki kurmaylarına Sokollu “Biz Kıbrıs’ı almakla onların kolunu kestik, onlarsa İnebahtı’da bizi yenmekle sakalımızı tıraş ettiler.Kesilen kol geri gelmez ama kesilen sakal daha gür ve sert çıkar”der.

Sokollu’nun da dediği gibi tıraş edilen sakal misali milli görüş geleneğinden gelen partiler kapatıldıkça halefleri seleflerinden daha güçlü bir şekilde çıktılar siyaset sahnesine..Nihayetinde Cumhurbaşkanlığı dahil her kademede yer aldılar.Herhalde muhalefet de artık tıraşı bırakıp demokratik yollardan nasıl mücadele ederim, iktisadi ve sosyal alanda ne tür projeler üretirim ve halkı nasıl kazanırım yolunda çalışmalar yapmalı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Harun kardeşim... Yaşınız, henüz çok genç olmasına rağmen,olayı kavramışsınız.Yazdıklarının hepsi doğru. Ne yazık ki,yaşını başını almış ve bazı katı değerlere takılıp kalmış kimileri,bu durumu görememektedir.Çünkü onlar,demokrasinin kendisi bir yana,sözünü bile etmekten korkuyorlar.Amaçları,ülkeyi içine kapatmak,dünyada soyutlamak ve atlarını istedikleri gibi oynatmaktır.Aferin kardeşim,selamlar ve sevgilerimi sunarım.

cdenizkent 
 01.04.2008 18:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 204
Toplam yorum
: 84
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 662
Kayıt tarihi
: 07.02.08
 
 

Adım Harun ÖZYURT. 11 Şubat 1983 günü Almanya'nın Frankfurt şehrinde doğdum. 1986'da Türkiye'ye dönd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster