Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
893
 

Muhammed İkbal

Muhammed İkbal
 

Muhammed İkbal


 

Allâme İkbal

 

D. 9 Kasım 1877 - ö. 21 Nisan 1938,

 

Pakistanlıİslam âlimi, şair, filozof ve politikacı.

 

Kurtuluş Savaşıyıllarında, zor durumda Pakistan halkını, Türk halkının milli mücadelesine destek vermek için örgütlemiş, milli mücadelede kullanılmak üzere Pakistan halkından 1.5 milyon sterlin toplayıp Ankara hükümetine yollatmıştır.

 

Bugün sizlere çok önemli birinden söz edeceğim. Hayatını hayranlıkla okudum. Pakistan’lı Milli Şair’miş.

Ben daha önce böyle bir tanım duymamıştım. Varsa da benim cahilliğime verin lütfen. Milli şair! Çok hoşuma gitti inceleme yapmak istedim, tanımak istedim. Tanıdıkça şaşırdım. Ciddi bir Türk hayranı… O kadar ciddi ki bu hayranlığı, Türk semalarından geçerken bulunduğu uçak, ayağa kalkacak kadar!

Kurtuluş savaşında Pakistan halkını o kadar güzel örgütlemişki, düşünebiliyormusunuz; tam 1.2 milyon sterlin toplamış. Ankara hükümetine göndertmiş.

Bağımsız Pakistan’ın kuruluşunda ciddi payı olmuş. Onun için; bu kuruluşta fikri temelin oluşmasında onun büyük katkısı vardır deniliyormuş.

Bizimle ortak bir yanı daha varki! Aman Yarabbi… O da ciddi bir Mevlana sevdalısıymış. Ne güzel…

Ona ayrıca Doğunun yetiştirdiği büyük edebiyatçı deniliyormuş.

İslam’a olan sevdası için yıllarca, İslamı anlatmak için dünyanın çeşitli yerlerinde konferanslar vermiş.

 

Muhammet İkbal çok önemli biri… Bir gazetede yayınlanan bir yazıyı aktarıyorum.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğünce düzenlenen "Yerebatan Şiir Akşamları"nın yeni yıldaki ilk etkinliğinde, Pakistan`ın ünlü şairi Muhammed İkbal`in şiirleri yorumlanacak.

Kültür AŞ`den yapılan yazılı açıklamaya göre, 26 Ocak Cumartesi günü Yerebatan Sarnıcı`nda düzenlenecek ve şiir seçimleri ile program hazırlığını Vahide Ulusoy`un yaptığı program, Mehmet Lütfi Şen`in, İkbal’in dünya şiirine sağladığı katkı üzerine yapacağı konuşmayla başlayacak.

İkbal`in şiirlerini ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçıları Şenay Saçbüker ve Murat Bavli yorumlayacak.(alıntı)

 

Onunla alakalı o kadar çok yazılar yazılmışki. Hepsinden özet yapmak akıllıca olmaz. Ben sizlere o yazılardan bazılarını böyle aktaracağım…

 

Güney Asyalı şair ve ideolog Muhammed İkbal, Urduca ve Farsça şiirlerin yanında çoğu İngilizce olan düz yazılar da yazdı. Özellikle Pakistan’da ahlakî değerlerin oluşması ile ilgili yazdı. Gençliğinde popüler, neşeli ve vatansever olan şair, daha sonraları felsefî, modernliğe alternatif bir yolla İslam'daki evrensel değerlerin modern dünya ile ilişkilerini gösteren ve İslam mirasındaki şahsi ve sosyal aktivizm ruhunu ortaya koymayı amaçlayan yazılar yazdı. Milliyetçiliğe karşı olan, özellikle de Hint milliyetçilik hareketinin karşısında yer alan İkbal, tek Müslüman ümmetin dünya çapında yerleşmesi emelini teşvik etmiştir. Bununla beraber onun Müslüman’ın sosyal alandaki yeterliliğini savunması ve bazı politik söylemleri, Pakistan'ın daha sonra Hindistan’dan ayrılması konusunda yol gösterici bir etken sayılmıştır.(alıntı)

 

Muhammed İkbal, doğunun ve batının felsefesini ciddi şekilde araştırmış. Ardından kendine özgü bir felsefe geliştirmiş. İnsanın ruhi ve bedeni anlamda olgunlaşmasını tasavvuf alanında yoğunlaştırmış ve bu alanda çok önemli biri olmuş. Bir ekol olmuş… Mevlana’nın önemli bir müridi olarak görülmüş tasavvuf çevresinde… O bir mevlana âşıklısı…

Mevlana ile o kadar ortak yönü oluşmuşki, Çağımızın Mevlana’sı denmiş ona…

Bakın ne güzel yazmışlar onun için, aktarıyorum.

 

İkbal, fikir, ruh ve kalp eğitimine çok büyük bir önem vererek, “insan-ı kâmil” olma yolunda önemli mesafeler katetmişti. İslam’ın bu güçlü sesi tüm dünya tarafından kabul görmüş ve kendisine karşı büyük bir beğeni ve hayranlık oluşturmuştu.

“Gönlüm dünde; gözlerim ibretle bu güne bakıyor. Yarının tecellisi beni şehit ediyor. Benim yepyeni bir dinim var” diyen Dr. İkbal, yazmış olduğu yazı, şiir ve mesnevilerinde anlattığı hikâyelerle, orijinal kıssalarla kudretli ve salim bir duruş oluşturmak gayesini güdüyordu. Muhammed İkbal, Sadi, Cami, Attar ve Mevlânâ'nın düşünce ve felsefelerinden beslenen, aynı zamanda Kur-an'dan almış olduğu ilhamla geliştirdiği kendine has felsefî üslupla sadece müslümanlara değil, tüm insanlara yeni bir soluk getirmiştir.

 

Bütün bunlardan sonra benim ilave edecek ne sözüm olabilirki…

Sizlere onunla ilgili birkaç alıntıyı daha aktaracağım.

Mevlanademişki:

Cübbe ve sarık ile âlimlik olmaz Âlimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir

*

Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur

 

Hep bilgili, hep yeni öğretilerle dolu günleriniz olsun…

 

Nazan Şara Şatana

 

 

Şiirleri çağdaş Urdu ve Fars edebiyatının en önemli yapıtlarındadır.

Allâme İkbalolarak da bilinir.

 

Hindistan'daki müslümanların bağımsızlık mücadelesine ilk defa dile getiren kişidir.

 

1873'de Pakistan'ın Pencapeyaletine bağlı Siyalkutkentinde doğan Muhammed İkbal, mutasavvıf bir anne ve babanın oğlu olarak dünyaya geldi.

 

İlk eğitimini Kur'anüzerine aldı.

Kur'an eğitimini medresede tamamladıktan sonra, Arapçave Farsçahocasının yönlendirmesiyle İslam edebiyatıyla ilgilenmeye başladı.

Lahor'da yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Doğu Dilleri Fakültesi'ne hoca olarak tayin edildi.

 

Bu yıllarda Muhammed İkbal'in şiirleri de yayınlanmaya başlandı.

1905'de Londra'daki Cambridge Üniversitesi'nin felsefe ve iktisat bölümünden mezun oldu.

 

Londra'da üç sene kadar kalan İkbal, burada Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde hocalık yaparken, bilhassa Londra'da ilgi görmesine sebep olacak çeşitli İslâmi konularda bir dizi konferans verdi.

 

Yine Londra'da kaldığı müddet içinde hukuk üzerine okuyan İkbal, savcılık diplomasını aldıktan sonra Almanya'ya giderek Münih Üniversitesi'nde felsefe dalında doktora yaptı.

 

1908'de Hindistan'a döndüğünde, yazı ve şiirlerine hayranlık duyanlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

 

Şiirlerinde Mevlânâ'nın etkisi büyüktür.

Muhammed İkbal ülkesinin siyasetine de katılmış ve halkını bu konularda yönlendirmişti.

 

Onun bu konudaki düşüncesi ise, "Siyaset; çalışmak, izzet ve şerefe davet etmektir" şeklinde idi.

 

Müslüman Hintli mücahitler adıyla yazdığı şiirleri Hindistan'daki müslümanların hareketlenerek İngiliz sömürüsüne başkaldırmalarında ve Pakistan'ın kuruluşunda büyük tesiri olmuştu.

Bu yönüyle İkbal, Mehmet Akif Ersoy'a da benzetilmiştir.

 

Kurtuluş Savaşıyıllarında, zor durumda Pakistan halkını, Türk halkının milli mücadelesine destek vermek için örgütlemiş, milli mücadelede kullanılmak üzere Pakistan halkından 1.5 milyon sterlin toplayıp Ankara hükümetine yollatmıştır.

 

Uzun süren bir hastalıktan sonra 21 Nisan 1938'de vefat etti.

 


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ruhu şad olsun! Ben de adını sayenizde duymuş oldum, şiirlerine bakacağım... Selamlar..

Nil ALAZ 
 29.04.2012 21:16
Cevap :
Teşekkür ederim Nil hanım.Sevgiler...  30.04.2012 1:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1580
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4794
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster