Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '08

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
605
 

Muhasebeciler insan kaynaklarına merak sararsa

Özellikle A grubu kamu kariyer meslekleri için sınava girenler veya halen bu işlerde çalışanların çok iyi bildiği bir konu vardır. Bu mesleklere daha önce "emir alan" veya "ast" pozisyonda çalışmış olanlar alınmazlar. Mülakatlar bu adaylar için "hoş" geçmez. Bunun nedeni, "beyni sık emir almaya alışmış" insanların "iyi yönetici" değil "iyi yönetilen" olabileceği gerçeğidir. Çokukken yapılan kavgalarda hep mağdur olan bir çocuğun ömrü boyunca fiziksel öz güvensizlik yaşaması da aynı olguyu besleyen bir durumdur. İnsan hayatı boyunca ancak tek bir alanda enine boyuna hakimiyet kurabiliyor.Ya hukukçusunuz, ya muhasebecisiniz, ya insan kaynakları uzmanısınız, ya eğitimcisiniz, ya gazetecisiniz vs.

Son günlerde muhasebe alanında çaba sarfeden bazı uzmanların insan kaynakları yönetimi, konularında görüş ve fikir ortaya koyduklarına tanık oluyoruz. Elbette fikir denizinde hiç bir konu tapulu veya özel mülk değil. Ancak ortaya konulan görüşleri, kalame alınan yazıları sadece bu alanın "deneyimsizleri" veya "genel halk" değil aynı zamanda o konuda "yetkin" veya "uzman" olanlar da izliyor. Genel bir okuyucu veya izleyici için o yazı veya görüşler "dikkat çekici", "ilginç", "başarılı", "doğru" olarak nitelenirken, konunun uzmanlarınca "komik", "yüzeysel", "basit", "yanlış", "yersiz", "ilgisiz" sayılabiliyor. Hastane bahçesinde mesai saatleri içerisinde erkek arkadaşı ile sohbet eden hemşirenin hastane yönetimi tarafından işinden atılması haberini, muhasebeciler "aaaa erkek arkadaşı ile işyeri bahçesinde konuşan bayan işçi işten atılıyormuş hayret" diye algılarken insan kaynakları uzmanları aynı konuyu "sağlık sektöründe zaman ve mekan ilişkisi hayatidir, bu nedenle sağlık görevlisi mesai dahilinde asla görev yerini terk edemez, işten atılma olayı yerindedir" olarak algılıyorlar.

"Herkes işini yapsın" deme kolaycılığı içinde olmamalıyız elbette. "Devir uzmanlık devri" gibi sloganik söylem de çok kurtarıcı değil. Hodri meydan demek en iyisi. Çünkü insanlara "öğretecek" de lazım "güldürecek" de lazım. Ben muhasebe konusunda "giren borç çıkan alacak" kuralı dışında fazla bir şey bilmiyorum.Bu nedenle muhasebe konusunda yazıp kimseyi güldürmeyeceğim. Ancak gülmek için de tetikteyim hem de kahkaha ile...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

giren borç, çıkan alacak. ıkıncısı de yazınız cok buyuk bır genellemeden ıbaret. konuyu verdıgınız ornege kadar ındırgersek, ben de bır cok ınsan kaynakları uzmanının hem ıs hem de sosyal hayatta bırcok ınsana yanlıs yaklasımlarda bulunduguna tanık oldum. ama bırkac ornekle asıl sorunun ne oldugunu unutmayalım: ınsan. ınsan psıkolojısınde hıcbır yaklasım temel alınamaz ve mesleklerımız bızı sınırlayamaz. ınsan ıcındekı potansıyelı bılemeyebılır; fakat onu yonlendırdıgını dusunenlerın de ne kadar gercekcı oldugu ayrı bır sorudur. ornegınızde evet hemsırenın ısten cıkarılması dogrudur; ama su da bır gercektır kı yonetılen ınsanlar yonetımın surecını en ıyı anlayanlardır. ve en ıyı yonetıcıler onlardan cıkmaktadır. ornek mı? dunyanın en basarılı yonetıcılerı hayatının bır bolumunu yonetılerek tabırı caızse ezılerek gecırmıslerdır. saygıyla..

kırmızı 
 06.01.2008 15:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1086
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

1976 yılında Hatay da doğdum. Uzun zamandır iş hayatım gereği İstanbulda yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster