Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
6893
 

Muhteşem Yüzyıl/ Kabul edemiyoruz ama Şehzade Mustafa isyan etti- İsyan alametleri

Muhteşem Yüzyıl/ Kabul edemiyoruz ama Şehzade Mustafa isyan etti- İsyan alametleri
 

Birbirinden Muhteşemler!


Muhteşem Yüzyıl’ın bizlere hatırlattığı “Bir Osmanlı Gerçeği” izleyenleri sadece tokatlamıyor, yumruk yumruk üzerine nakavta gitti!

İzleyenlerin “Bir masal”ı gerçek tarih gibi izlemesi dizinin mi başarısı, yoksa bizim araştırma eksikliğimizden mi? Sanki Amerika tarihiymiş gibi her şeyden bir haber Türkiye, hafıza zayıflığını her bölümde bir daha bir daha göstermekten geri kalmıyor. Maşallah!

Dün akşam da Muhteşem Yüzyıl; muhteşem acılarla, muhteşem oyunculuklar, muhteşem sahnelerle arz-ı endam etti. Gözyaşlarını tutamadı Türkiye! Sadece tarihi karakterlere değil oyunculara da sinir oldu, nefret etti. Oysa ki bu bir oyuncunun oynadığı role başarı ile girmesinin tam ifadesiydi. Tebrikler!

Daha önce de “Aras Bulut İynemli- Tolga Sarıtaş/ Şehzadeler Işık Saçtı!” yazımda duygularımı ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmıştım. Dün akşam ki bölümde dizinin oyuncu seçiminde Şehzadeler gene “doğru seçim” dedirtti. Şehzade Cihangir’e can veren Tolga Sarıtaş oyunculuğu ile çok başarılıydı. Son iki bölümde diğer Şehzadelerin biraz daha önüne çıktı, gözünün mavisinden Şehzade Cihangir çıktı ama gene de “bütün Şehzadeler çok başarılı” asla inkar edemem.

Son iki bölümün “masalsı atmosferi” ne bir de oyunculuklar eklenince Türkiye havaya girdi, tarihin sayfalarına lanetler yağdırdı. Oysa senaristlerin yazdığı masalı seyrediyoruz, lütfen farkına varalım!

Unutmayalım ki, 461 yıl önce ne twitter, ne de facebook vardı! Haliyle de vakanüistlerin tuttuğu tarih notları ile bizlere kadar geldi. Hiç birimiz orda o anda değildik, o yüzden de biraz sakin olun! Fotoğraflar yok, belgeler sınırlı, Venedikli Tarihçiler zaten olaydan bir haber! Herkes kendi penceresinden dedikoduları bize aktarıyor. Siz Kanuni olsaydınız bu vakayı tarihe yazdırır mıydınız?

Günümüzün liderleri bile “şapka düştü kel göründü” durumlarını inkar edip; saklamaya, sildirmeye, unutturmaya, gündem değiştirmeye çalışıyorsa Kanuni de bunun üstünü örttürebilecek kadar güçlüydü, ne de olsa İmparatordu! Bu olay da diğerleri gibi tek şahitle hayata yazıldı o da ALLAH’tır!

Son zamanlarda duyduğumuz, hatırlara tekrar getirilen “yandaş” sözcüğü o zamanda vardı. Haliyle tarihi anlatanlar arasında da yandaşlar oluyordu, kimi Hürrem’i melek diye anlatırken kimi “şeytanın ta kendisi” demekten kendini alamıyordu. Şehzade Mustafa’nın katlinde de Kanuni taraftarları ve Mustafa tarafları oluşmuştu. Aynı durum gerek Şehzade Cihangir’in gerekse Şehzade Bayezid’in ölümlerinde de görülür ve herkes kendi tarafından anlatır tarihi. Venedikli tarihçilerin “Kanuni kini” ile sanki çadırda saklanıp, olayı bire bir yaşamış gibi öykülendirmesi de anlaşılmaz bir durum olmamalı.

Diyelim ki, yeniçeriler Şehzade Mustafa’nın hazin sonunu çadırın dışında bekleseydi ne olurdu düşündünüz mü? Değil Sadrazam Rüstem Paşa’yı Kanuni’yi bile hiç silah kullanmadan parça parça ederlerdi.

Dün gece Şehzade Mustafa’nın cenaze namazının kılınmaması gerekçiğini söyleyen sözler ekranda uçuştu, oysa ki bazı tarihçiler Kanuni’nin cenaze namazında defalarca gözyaşı dökmekten abdest tazelediğinin altını çizer.

Bu diziyi seyrederken senaristlerin yazdığı masallar olarak kabul etmeli ve her fikirden tarih okuyup, akıl süzgecinden geçirmeyi ihmal etmemeliyiz. “Bu bize ne katacak?” sorusunun cevabı olarak da sizlere “durduk yerde, olur olmadık şeylerden dolayı ecdadımıza davalar açıp, kinlenmeden yaşamayı öğreniriz” diyeceğim.

Prof. Dr. İlber Ortay’lının açıklamaları zaman zaman bizleri şaşırtıyor. Sayın Ortaylı: “Şehzade Mustafa adına tuğra çektirdi ( Mustafa Han)ve hutbe okuttu, bu padişahlık alametidir!” demeyi de ihmal etmedi.

Osmanlı’da üç tane padişahlık alameti vardır. Bunlar, Tura çektirmek, adına hutbe okutmak ve adına para bastırmak. Padişah olmadan bunları yaptırmak suçtur ve cezası idamdır. Yani Şehzade Mustafa hakkında iki idam kararı vardır. O zaman ortaya şu soru çıkıyor, Bir şehzadenin hayatı mı, yoksa devletin düzeni mi?

Bugün baktığımızda çirkin görünüyor, ama “Devletin Beka”sı için şehzade orada şehit edilmeliydi. Kanuni idam kararını verirken “Bir İmparator”, oğlunun naşının başında da “Bir Baba”ydı. Unutmayalım ki vicdanı ve kanunlara verdiği değer nedeni ile Süleyman’a “Kanuni” lakabı takılmıştır.

Ben de diziyi seyrederken arada mantığımı kaybedebiliyorum, ne de olsa insanız! Olayı abartıp gündeme “Mustafa tahta çıksaydı ne olurdu?” gibi hayaller peşinde koşup, soru soracağımıza, “internet yasası başımıza neler açacak?” onu düşünüp, gerçek hayata dönsek, ne dersiniz?

Diziler masaldır; dışarıda gerçek hayat var, toplum bilincimizin farkına varalım, az biraz mantık lütfen!

Hayatta mantıklı olmanız dileği ile…       

 eceer6@gmail.com

https://twitter.com/eceer6
https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fb

 

Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu arada siz bu yorumu yayınlamayacaksınız bence...eleşttirilere açık olmadığınız yazınızdan belli :)

senay azar 
 24.02.2014 11:59
 

ben yazınızı taraflı bulduğumu söylemek istiyorum...tarihde işimize gelmeyen herşeyi yalanlaya yalanlaya ortada tarih bırakmadık. Faih Sultan Mehmetin kardeş katli vacibdir fetvasını aldığı bi imparatorlukta oğlunu öldüren hükümdara inanamamak fazla iyimserliktir. kanıt yok demişiniz taşlıcalı yahyanın mersiyesini hiç okumadıysanız internetten okuyabilirsiniz...belki aydınlatır sizi...

senay azar 
 24.02.2014 11:58
Cevap :
sanırım geçen sene yazdığım Taşlıcalı Yahya Yazımı okumadınız :) Karşınızdakine ayrıca taraflı baktığınız da aşikar keşke okuduğunuzu sindire bilseydiniz de karşınızdakine saldırmayı bıraksaydınız. Ama bu günün bile politikasının içindeki taraflar gibi sadece eleştiriyorsunuz. AZ BİRAZ DİKKAT! Arıca beni takip etmediğiniz belli yoksa diğer mersiyeleri de bilirdiniz :)) Ayrıca Yahya yanlı değil mi? Kim bilir...Orada mıydık? Her tarihçi, her şahıs kendi gözünden ve kalbinden yazmış. Ayrıca Tuğrası var, hutbeyi de okutmuş, ama İrana yazdığı mektup kayıtlarda yok!!!(Prof.Dr. İlber Ortaylı)  24.02.2014 12:35
 

Gerçekten çok karışık işler.bugünkü mantıkla düşününce korkunç. Sorgulamak ta çok doğal.Senaristlerin çok titiz olması gerekir gerçekten. Dizi sizin anlattıklarınız gibi bir his vermiyor .Yani yanlılar mı bilmiyoruz. Ayrıca Dizi çok da masal değil tarihte yaşanmış olay üzerinden yazılmış.tamamen masal değil yani Ayrıca biz zaten hep gerçek hayattayız.Kim ne biliyor tarihimizle ilgili onun için araştırmak lazım.Yalnız önyargısız araştıralım ki kendimiz için en doğrusunu bulalım

tuba beyazgul 
 20.02.2014 14:33
Cevap :
Dizinin neresi gerçek, neresi masal ancak tarihe doğru bakarsak öğreniriz. Venedik tarihçilerinin yazdıkları daha fazla dizide gösteriliyor, ama bu da beni sıkmıyor ne de olsa bu bir dizi ve gerçekleri sadece ALLAH biliyor :))Yanlı, taraf toplamaya çalışan, sipariş üzerine kendini haklı gösterenler o devirde de var. Bilir misiniz? Minyatür sanatımızın da pornosu var ve padişah emriyle çizerlermiş (Topkapı Sarayı). Bu yüzden ne doğru, ne masal...Çelişki içerisinde :)))  20.02.2014 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 779
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3729
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster